Bu öğün, tatlı ekmekler de içerir.הארוחה כוללת גם קינוחים ללא סוכר.
Charles kente her gün yeterli oranda ekmek getirileceğini açıkladı."העולם מקשים למה אוכלים פלאדן (Fladen, מאפה גבינה) בשבועות.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.הרומאים אימצו את אומנות הריפוי באמצעות מוצרי הדבורה.
Eğer ekmek vermezlerse, ekmeğinizi alın." zamanla ünlü bir söylem olmuştur.אם הם מסרבים לתת לכם את שניהם, קחו לחם".
Ekmek yiyin!אכול את הלחם!
İlk başta bira, keşkek ve çorba için kullanılırlar, sonunda ekmek için.Първоначално те се използват за бира, каша и супа, евентуално за хляб.
Yine köylü halkı ekmek pişirir.Жителите се занимават и с хлебарство.
Yufka ekmek Teştin içinde un ve su karıştırılarak iyice yoğurulur ve hamur haline getirilir.В тях се изливат и отходни води и служат за изхвърляне и на други отпадъци.
Önemli nokta, ıslanmamış ekmek bırakılmamasıdır.Не е „на добро“ ако оставиш торбата без хляб.
Herkesin ekmek alabilmasi için ekmek karneleri kullanılmıştır.На просяка дават хляб месо, кой каквото има.
Ekmekler Ekşili ekmek Hamur mayalanır bir köşede.Бухнала, прясно изпечена хлебна пита на конвейер.
Köyde iki çeşit ekmek yapılır.В селото има и няколко хлебопекарници.
Köyün yemekleri etli ekmek ve keledoştur.Храната на рицарите се ограничава с хляб и вода.
Albüm yayınlanır yayınlanmaz peynir ekmek gibi satıldı.Аудиокасетата им се продава като топъл хляб.
Ayrıca köy ekmekleri ile de ünlüdür.Също така селото е известно и със своето зеле.
Ekmek buğdaydan yapılır.Хлябът се прави от пшеница.
Sağlık ocağı vardır ancak kullanılmamaktadır,köye ekmek seymen ekmek fırını tarafından sağlanmaktadır.Stanovnicima gradova nedostajalo je gotovo svega, od kruha do ogrijeva za grijanje.
Pilavlar ekmek yerine doyurucu madde olarak kullanılır.Kruh je nepoznanica - umjesto njega se koristi umjetna hrana.
Bazlama, Türk mutfağından bir ekmek türü.Börek potječe iz turske kuhinje.
Son Akşam Yemeği'inde İsa ve Havarileri Kutsal Kase'den şarap içiyorlar ve ekmek yiyorlardı.Dakle, nema smisla Isusa tražiti ovdje na zemlji u kruhu i vinu.
Günlük beslenmenin en önemli kısmı ekmek ve biraydı.Njihova prehrana se najvećim dijelom sastoji samo od kruha i mlijeka.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.Njegovo je tijelo sveti kruh, a krv vino.
Ekmek ne kadar esmer ise o kadar çok E vitamini ihtiva eder.Što je veća tolerancija crijeva to više vitamina C možemo podnijeti.
Ama bu kez çocukların yol işaretlemek için ellerinde sadece ekmek kırıntıları vardır.Tog puta djeca ne imahu vremena skupljati kamenčiće, pa umjesto njih bacaše mrvice kruha.
Yufka ekmek ile yenir.Podávajú sa s chlebom.
Günlük beslenmenin en önemli kısmı ekmek ve biraydı.Často bol jeho celodennou stravou iba sušený chlieb a figy.
Bu yıl Yarım Ekmek romanı da yayımlanır.V tomto období vznikol aj román Dym.
Ekmekler derin dondurucuda saklanarak daha iyi bir şekilde tüketilmektedir.Lup ukryjú na úteku do jednej mrazenej husi.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.Ježiš rozdelil medzi svojich apoštolov chlieb a víno, ako telo a krv, ktoré sa za nás obetujú.
Yine köylü halkı ekmek pişirir.Domača peka kruha.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Če štipendije ne bi dobil, bi si moral v Angliji začeti služiti kruh.
Herkesin ekmek alabilmasi için ekmek karneleri kullanılmıştır.Vsakemu je vedno dala kos kruha.
Evharistya (Kinonia - komünyon): Ekmek ve şarap ayini.Tolin (תולין, Tolin): nalivanje vina in krmljenje živine.
Aşk Ekmek Hayaller' Sinematürk SayfasıPredstavitev na strani filma Petelinji zajtrk
Mahallede eski ekmek fırınları vardır.Apylinkėse yra senovinių pilkapių.
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.Iš jos irgi kepa nepyrago kepinius, paprastą baltą duoną.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Jai pagerbti būdavo daromas alus ir kepama duona.
Ekmek ne kadar esmer ise o kadar çok E vitamini ihtiva eder.Kuo greičiau bulvės išverda, tuo daugiau jose lieka vitaminų.
Ekmek yiyorum.Valgau duoną.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Kui sulle ei anta tööd, küsi leiba.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.Jeesus murrab leiba ja pakub veini, öeldes, et see on tema ihu ja veri.
Bu ekmek çeşidi, uzun raf ömrünü çok düşük su içeriğine (% 5-7) borçludur.Leivakuivikud säilivad kaua tänu eriti väiksele veesisaldusele (5–7%).
Bütün Avrupa’da da ekmek böyle pişiriliyordu ve günümüzde birçok yerde hâlâ bu eski fırınlar kullanılmaktadır.Mujal maailmas küpsetatakse neid pannkooke ka täidisega, ent tänapäeva Taanis kasutatakse lisandeid harva.
Geleneksel olarak sarımsakla kızartılmış ekmek ile servis edilir.Vedelikuna kasutatakse traditsioonilises okroškas leivakalja.
28:9 Göstermelik ekmek yap Ex.8:48:39 Esimesed kõrvalekalded tavalisest.
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.다시한번 10번째 변신이 오븐안에서 일어납니다. 반죽으로서 오븐안에 만들어지는 과정은 끝나고 11단계 부터는 빵으로서의 단계가 됩니다.
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.Weer een transformatie in stap 10, want wat de oven ingaat als deeg komt er in stap 11 uit als brood.
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.שוב, שעברו גלגול בשלב 10 בתנור כי הם נכנסו לתוכו בצורת בצק והם יוצאים בשלב 11 בצורת לחם.
10. aşamada fırında dönüşüm var, çünkü hamur olarak giren şey 11. aşamada ekmek olarak çıkıyor.オーブンに入れたパン生地が ステージ11でパンとなって出てきます ステージ11は「冷ます」段階です
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ...75年前に彼はパンについて語りました
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ...이 아름다운 말을 한 사람은 마하트마 간디입니다.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Cel care a spus acest lucru atat de frumos a fost Mahatma Gandhi, acum 75 de ani, cand a vorbit despre paine.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Celui qui a dit cela de façon si belle était le Mahatma Gandhi, il y a 75 ans, quand il a parlé du pain.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Mahatma Gandhi ce l' ha detto magnificamente 75 anni fa parlando del pane
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Mahatma Gandhi fogalmazta meg ezt ilyen szép szavakkal 75 évvel ezelőtt, amikor a kenyérről beszélt.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Người đã nói điều rất tuyệt này là Mahatma Gandhi, cách đây 75 năm, khi ông nói về bánh mì.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Quem disse isto maravilhosamente foi Mahatma Gandhi, quando há 75 anos atrás nos falou sobre o pão.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Quien dijo esto de manera tan hermosa fue Mahatma Gandhi, hace 75 años, cuando habló sobre el pan.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Słowa te wypowiedział Mahatma Gandhi, 75 lat temu, gdy mówił o chlebie.
75 yıl önce, güzel bir şekilde ekmek hakkında konuşanın, ... ... Mahatma Gandhi olduğunu kim söylerdi.Wer das so schön gesagt hat, war Mahatma Gandhi, als er vor 75 Jahren über Brot gesprochen hat.