ekmek ile cümle

ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yoğurtlu ekmek özel yemekleridir.Chleb do zadań specjalnych.
Yufka ekmek ile yenir.Spożywa się na zimno z chlebem.
Bunlara ekmek dağıtıldı.Chleb miał być rozdawany przy tych ostatnich.
Ekmek Parası, 2011, 2012.Wołowiec: Czarne, 2012.
Etli Ekmek.Patetesli ekmek.Chlebowo, Chlebów
Ekmek makinelerının fiyatlarının düşmesinin bir etkisi olarak evde ekmek yapımı giderek yaygınlaşmıştır.Zniknięciu tak znacznych ilości zboża z rynku przypisywano podwyżki cen chleba w tym okresie. "
Evde ekmek yapımı son zamanlarda çok yaygınlaşmıştır.Chleb w twórczości Dalego pojawiał się często.
Bu sürecin bir sonucu da daha hafif ekmeklerdir.Podobne, choć słabsze skutki przynosi niedobór pożywienia.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Om de inte ger er arbete, kräv bröd.
Bunlar 1977'deki Mısır Ekmek Ayaklanması'ndan beri Mısır'da görülen en büyük gösterilerdi.Det har varit de största demonstrationerna i Egypten sedan brödupproren 1977.
Bir örnek, ekmek, bira ve şarap yapımında kullanılan Saccharomyces cerevisiae'dır.Ett exempel är Saccharomyces cerevisiae, som används vid framställning av vin, bröd och öl.
Çekirdek ve ekmek artıkları da yerler.Den äts också varm och på bröd.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Som Bolingbroke i Ett glas vatten.
Eğer ekmek vermezlerse, ekmeğinizi alın." zamanla ünlü bir söylem olmuştur.Om de inte ger er något av det, ta bröd."
Herkesin ekmek alabilmasi için ekmek karneleri kullanılmıştır.Därför rekommenderar Livsmedelsverket att man ska äta bröd till varje måltid.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Han ägde Guds gestalt men vakade inte över sin jämlikhet med Gud."
Bu ekmek türü, Avrupalıların Amerika'ya varmasından önceki döneme aittir.Där försvann arten redan före européernas ankomst.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Romarna rostade bröd för att det skulle hålla längre.
Ekmek yalnızca yemek için kullanılmazdı.Vattnet får inte användas till matlagning.
Bu mekanın, bir "faaliyet alanı" olduğu, tahılların işlenerek günlük ekmek üretildiği düşünülmektedir.Detta avsnitt är en sammanfattning av Hästens föda Hästen ska ha foder varje dag.
Biri "Tenık" (Türkçe:ince) Diğeriyse "Glôr" (Türkçe:yuvarlak) ekmektir.Slicka någon i arslet/röven – Fjäska.
Kimse ona yardım edip su ve ekmek vermek istememiş.De fick ingen assistans med mat och vatten.
Eski Romalılarda ise "panus mellitus", yani "balla pişmiş ekmek" gibi biliniyordu.I äldre tider ansågs det som syndigt slöseri med ”tvesovling”, det vill säga dubbelt pålägg på smörgåsen.
Önemli nokta, ıslanmamış ekmek bırakılmamasıdır.Ty lyckan förvissnar vid bristen på bröd.
Sine labore non erit panis in ore Çalışmadan ağzında ekmek olmaz.Sine labore non erit panis in ore – Без роботи не буде й хліба в роті.
Et ve et ürünleri ekmekten dört kat daha pahalı olabilirdi.М'ясо могло бути в чотири рази дорожчим, ніж хліб.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Якщо у них немає хліба, нехай їдять тістечка!
Haiti'de genellikle manyok ya da ekmek ile kahvaltıda tüketilir.У Гаїті його часто споживають із касавою або звичайним хлібом на сніданок.
Köylüler kendi ekmeklerini kendileri yapmaktadırlar.Деякі селяни самостійно обробляють свої паї.
Gana'da dilimlenmiş ekmek üstünde tek başına sandviç gibi yenir.У Гані, його часто їдять просто порізаним на бутерброд із хлібом.
Tüm misafirlere gelin, ekmek ve su dağıtır.Хтось із них отримає усе чи вони поділять хліб та воду?
Açık ekmek, Türk mutfağından bir tür ekmek.Базлама - це хлібний тип турецької кухні.
6:16 Öğün sunusunu mayalı ekmek gibi fırına verme Lev.Мт. 10:16 Оце посилаю Я вас, як овець між вовки.
Malzemeler yoğrulurak ekmek hamuru kıvamında bir hamur elde edilir.Які в переважній більшості, здобували тут шматок хліба.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Кумам приносять у дарунок хліб і сіль.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Водянистий сік використовується як холодний напій.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.Риба була в 16 разів дорожчою, і залишалась дорогою навіть для населення прибережних районів.
İlk defa köye ekmek 1990 yılında getirilmiştir.Останній раз він відвідав село у 1990 році.
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.Цю каву треба не пити, а мочати в неї хліб.
Yine köylü halkı ekmek pişirir.Жителі села займалися хліборобством.
EKMEK ÇIKARMA:yemekli mevlüt.Улюблена страва: екзотичні салати.
Güveç ekmek hamuruna çeşni katmak için de kullanılır.Хліб лаваш також використовується із шашликом.
"Sinemada 'ekmek' seferberliği".«ЗНІМАЛИ У ТАЙЗІ КІНО ПРО ХЛІБ».
Bu tahıllar, iki temel gıda maddesi olan ekmek ve bira yapımında kullanılırdı.Всіх їх використовували для виготовлення двох основних харчових продуктів, хліба і пива.
Otuz ay süren kuşatmada "kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu".Життя в ті часи було дуже важке — люди були напівголодні,не мали можливості навіть добре поїсти хліба.
Beyaz ekmek, lütfen.Білий хліб, будь ласка.
Ekmek yerim.Я їм хліб.
Ekmek nerede?Де хліб?
Ekmek yiyorum.Я їм хліб.
Kadın ekmek yiyor.Жінка їсть хліб.
Ekmek taze.Хліб свіжий.
Ben ekmek yiyorum.Я їм хліб.
Onlar ekmek yiyor.Вони їдять хліб.
Kadın ekmek yer.Жінка їсть хліб.
Tom ekmek yiyor.Том їсть хліб.
Bugün ekmek yok.Сьогодні немає хліба.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.Chýše jsou stavěny ženami.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Kéž mi dá (Bůh) lásku bez mezí, bez hranic!
Akşam yemekleri genellikle ekmek, şarap ve maden suyuyla birlikte tüketilir.K jídlu se často podává chléb, víno a minerální vody.
Benzeri bir anlam taşıyan bu deyim Türkçede de 'ekmek yemeye gitmek' olarak kullanılır.Odtud výraz "najíst se" (albánsky: për të ngrënë bukë) lze přeložit jako "jít jíst chléb".

İlgili Sayfalar