Ana içeriğe geç
Sözlük

ekmek ile cümle

ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.Plantamos e ceifamos o trigo, mas nunca provamos pão branco.
Güve tarafından yenmiş buğdayla yapılan ekmek sağlık için tehlikelidir.O alto consumo de alimentos com salitre é prejudicial à saúde.
Herkesin aldığı günlük ekmek miktarı karnesine işleniyordu.Eu ficava espantada com a quantidade de trabalho que o meu pai tinha todos os dias.
Pita ya da piturka pide şeklinde yapılan ekmektir.A palavra pata ou pataka refere-se a uma unidade administrativa.
Başta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdada kullanılır.Faz-se primeiro uma massa, como para o pão.
Bira üretiminde, ekmek hamurunun kabartılmasında, şarap yapımında insanlık tarihinde hep kullanılmışlardır.Historicamente, além da cevada outros cereais sempre foram utilizados na produção de cerveja.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Confiante em sua religiosidade, o fariseu nada pede a Deus e, assim, nada recebe.
Ekmek mayasının genomunun yaklaşık 100 milyon yıl önce ikilendiğine inanılmaktadır.Acredita-se que o genoma inteiro das leveduras sofreu duplicação há cerca de 100 mihões de anos.
Öğünleri ekmek, kahve ve sigaradan ibaretti.Havia lavouras de café, cereais e algodão.
Leonore Rocco'ya Florestan'a bir ekmek kabuğu vermesine izin için yalvarır.Por exemplo, ele pede a Dona Florinda para fazer um bolo especial para ele.
Şu adam ekmek yedi.Aquele homem comeu pão.
Kadın ekmek yiyor.A mulher está comendo pão.
Öğle yemeğinde biraz ekmek ve bir haşlanmış yumurta yedim.Eu comi um pouco de pão e um ovo cozido no almoço.
Ankara Halk Ekmek.O brood van de engelen.
Besleyici değeri vardı ama arpadan yapılan ekmek çok ağır olurdu.Gerst was veel eenvoudiger te verbouwen, maar het brood ervan was erg zwaar, hoewel voedzaam.
Türkiye'nin ekmek sacını Bor karşılamaktadır.Turks brood is moeilijk te bewaren.
Köylüler kendi ekmeklerini kendileri yapmaktadırlar.De bewoners verbouwen hun eigen voedsel.
Ekmek olarak sadesi yüzyıllardır Türkler tarafından yapılır ve yenir.Volkorenbrood wordt al eeuwen gebakken en geconsumeerd.
Önemli nokta, ıslanmamış ekmek bırakılmamasıdır.Met warm rijzen is geen brood te bakken.
1913'te mekanik fırın açıldı ve 1940 yılına kadar ekmek okulda pişirildi.De dagbouw ontstond in 1913 en vanaf 1917 werd er bruinkool gedolven.
Balık eti pirinç veya ekmek içiyle doldurularak dolma halinde de hazırlanabilir.Ook kan het in brood worden verwerkt of met rijst en kruiden worden gevuld.
Ekmek deyince akla mısır ekmeği gelir.Waar de naam kippenstaartbrood vandaan komt weet niemand.
1994 yılından beri ilçede Vakfıkebir Ekmek Festivali yapılmaktadır.Namibië hanteert al sinds 1994 een zomertijd.
Yine köylü halkı ekmek pişirir.De bakker bakt het brood.
Ekmek Çin mutfağında fazla rağbet göremeyen bir maddedir.Voedsel is in de Chinese keuken niet enkel een zaak van eten.
Şarap da tıpkı ekmek gibi özel bir muameleye tabi tutulur.Vervolgens wordt de most net zo behandeld als witte wijn.
Ekmek yiyorum.Ik eet brood.
Mayuko, kahvaltı olarak ekmek yiyor.Mayuko eet brood als ontbijt.
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Jeśli pademelony znajdą obfite źródło pożywienia, korzysta z niego zgodnie kilku osobników.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Zawołajcie go, aby pożywił się chlebem».
Başta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdada kullanılır.Na początku ima się różnych zajęć, aby zarobić na chleb.
Kimse ona yardım edip su ve ekmek vermek istememiş.Nie chciał jeść nic oprócz chleba i wody.
Ekmek batırılarak yenir.Chleb, który łamiemy.
Almanya, ekmek çeşitliliği en fazla olan ülkedir.Uważa się, że Niemcy są państwem, w którym istnieje najwięcej różnych gatunków chleba.
Yufka ekmek yapılır,tulum peyniri müthiştir.J’ai acheté des fromages. → Kupiłem sery.
Hamamının dibinde bir ekmekçi dükkanı vardır.W Podłęczu jest sklep wielobranżowy.
Pişirme tarzına göre ekmekler ikiye ayrılır: Ev ekmeği, fırın ekmeği.Różnice semantyczne w diaforze mogą być słabo zarysowane, np.: Chleb jest chlebem codziennym.
Fırıncılar günlük olarak ekmek çıkartırdı ve şarap, sudan sonra en önemli içecekti.Grecy upowszechnili wino jako napój codzienny oraz uczynili z niego najważniejszy towar eksportowy.
Yerel yassı ekmekleri ftira ve geleneksel Malta ekmeği kaşerdir.Miejscowy płaski chleb zwany ftira oraz tradycyjny maltański bochenek chleba są koszerne.
Yoğurtlu ekmek özel yemekleridir.Chleb do zadań specjalnych.
Yufka ekmek ile yenir.Spożywa się na zimno z chlebem.
Bunlara ekmek dağıtıldı.Chleb miał być rozdawany przy tych ostatnich.
Ekmek Parası, 2011, 2012.Wołowiec: Czarne, 2012.
Etli Ekmek.Patetesli ekmek.Chlebowo, Chlebów
Ekmek makinelerının fiyatlarının düşmesinin bir etkisi olarak evde ekmek yapımı giderek yaygınlaşmıştır.Zniknięciu tak znacznych ilości zboża z rynku przypisywano podwyżki cen chleba w tym okresie. "
Evde ekmek yapımı son zamanlarda çok yaygınlaşmıştır.Chleb w twórczości Dalego pojawiał się często.
Bu sürecin bir sonucu da daha hafif ekmeklerdir.Podobne, choć słabsze skutki przynosi niedobór pożywienia.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Om de inte ger er arbete, kräv bröd.
Bunlar 1977'deki Mısır Ekmek Ayaklanması'ndan beri Mısır'da görülen en büyük gösterilerdi.Det har varit de största demonstrationerna i Egypten sedan brödupproren 1977.
Bir örnek, ekmek, bira ve şarap yapımında kullanılan Saccharomyces cerevisiae'dır.Ett exempel är Saccharomyces cerevisiae, som används vid framställning av vin, bröd och öl.
Çekirdek ve ekmek artıkları da yerler.Den äts också varm och på bröd.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Som Bolingbroke i Ett glas vatten.
Eğer ekmek vermezlerse, ekmeğinizi alın." zamanla ünlü bir söylem olmuştur.Om de inte ger er något av det, ta bröd."
Herkesin ekmek alabilmasi için ekmek karneleri kullanılmıştır.Därför rekommenderar Livsmedelsverket att man ska äta bröd till varje måltid.
Ekmek nerede?Де хліб?
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Han ägde Guds gestalt men vakade inte över sin jämlikhet med Gud."
Bu ekmek türü, Avrupalıların Amerika'ya varmasından önceki döneme aittir.Där försvann arten redan före européernas ankomst.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Romarna rostade bröd för att det skulle hålla längre.
Ekmek yalnızca yemek için kullanılmazdı.Vattnet får inte användas till matlagning.
Bu mekanın, bir "faaliyet alanı" olduğu, tahılların işlenerek günlük ekmek üretildiği düşünülmektedir.Detta avsnitt är en sammanfattning av Hästens föda Hästen ska ha foder varje dag.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ekmek ile cümle - Sayfa 16 - ekmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App