Ana içeriğe geç
Sözlük

ekin ile cümle

ekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Tal como ouvimos ontem, há mais de um bilião de pessoas famintas.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.W przypadku Wielkiej Brytanii genetycznie modyfikowane zboże jest koniecznością.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Без генетически модифицированных злаков в Британии будет голод.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Британія почне голодувати без генетично модифікованих зернових.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Великобритания ще гладува без генетично модифицирани култури.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.בריטניה תרעב בלי יבול מהונדס גנטית.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.وأن بريطانيا سوف تجوع بدون إستخدام المحاصيل المعدلة جينياً
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.ビル ゲイツが農業研究に10億ドルを投資したのは幸いでした
Bu adamın bir atı, ve ekinlerin büyüdüğü bir tarlası var. .Er gründet ein paar
Bu adamın bir atı, ve ekinlerin büyüdüğü bir tarlası var. .Pero quiere pensar más formalmente sobre su economía.
Bu adamın bir atı, ve ekinlerin büyüdüğü bir tarlası var. .Så, vad han bestämmer sig för är - att starta ett företag.
Bu adamın bir atı, ve ekinlerin büyüdüğü bir tarlası var. .Ето защо, той решава да основе фирма.
Bu adamın bir atı, ve ekinlerin büyüdüğü bir tarlası var. .彼は一つの家と、作物をそだてるための土地を持っています。
Bu A-L ön eki "always", "almighty" ve "almost" sözcüklerindeki ön ekin aynısı.이것은 "always", "already", "almighty", "almost"에서 우리가 보는 접두사와 같죠.
Bu A-L ön eki "always", "almighty" ve "almost" sözcüklerindeki ön ekin aynısı.「al-ways (常に)」 「al-ready (すでに)」 「al-mighty (全能の)」 「al-most (ほぼ)」など 「A-L」は「全て」という意味です
Bu A-L ön eki "always", "almighty" ve "almost" sözcüklerindeki ön ekin aynısı.Este același prefix pe care-l avem la "always", "almighty" și "almost".
Bu A-L ön eki "always", "almighty" ve "almost" sözcüklerindeki ön ekin aynısı.Ten sam prefiks widzimy w wyrazach "always", "already", "almighty" i "almost".
Bu A-L ön eki "always", "almighty" ve "almost" sözcüklerindeki ön ekin aynısı.זו אותה קידומת שאנחנו רואים ב "תמיד," "כבר," "חזק מכל" ו "כמעט."
Bu bir halka, o yüzden siklo- ön ekini de ilave ediyoruz.Así que añadimos el prefijo ciclo-
Bu bir halka, o yüzden siklo- ön ekini de ilave ediyoruz.É um anel, então juntamos-lhe o prefixo ciclo-.
Bu bir halka, o yüzden siklo- ön ekini de ilave ediyoruz.Het is een ring dus gebruiken we nog het voorvoegsel cyclo-.
Bu bir halka, o yüzden siklo- ön ekini de ilave ediyoruz.Je to cyklus, takže přidáme předponu "cyklo-".
Bu bir halka, o yüzden siklo- ön ekini de ilave ediyoruz.Tämä on rengas, joten lisäämme syklo-etuliitteen.
Bu bir halka, o yüzden siklo- ön ekini de ilave ediyoruz.Это кольцо, поэтому мы добавляем префикс "цикло" к названию.
Bu bir halka, o yüzden siklo- ön ekini de ilave ediyoruz.أنها في حلقة، حتى نضيف سيكلو البادئة--لذلك.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Allora colui che era seduto sulla nuvola gettò la sua falce sulla terra e la terra fu mietuta
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.A ten, ktorý to sedel na oblaku, hodil svoj srp na zem, a požatá bola zem.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Atunci Celce şedea pe nor, Şi -a aruncat secerea pe pămînt. Şi pămîntul a fost secerat.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Bocsátá azért, a ki a felhõn ül vala az õ sarlóját a földre; és learattaték a föld.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Ðấng ngồi trên mây bèn quăng lưỡi liềm mình xuống đất, và dưới đất đều bị gặt.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Ðấng ngồi trên mây bèn quăng lưỡi_liềm mình xuống đất , và dưới đất đều bị gặt .
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Den som satt på skyn högg då till med sin lie på jorden, och jorden blev avbärgad.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.En Hij die op de wolk zat, zwaaide met Zijn sikkel over de aarde en de oogst van de aarde werd binnengebracht.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Então aquele que estava assentado sobre a nuvem meteu a sua foice � terra, e a terra foi ceifada.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Et celui qui était assis sur la nuée jeta sa faucille sur la terre. Et la terre fut moissonnée.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.In sedeči na oblaku vrže srp svoj na zemljo, in požeta je bila zemlja.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.I spustil ten, kterýž seděl na oblaku, srp svůj na zem, a požata jest země.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.I zapuścił ten, który siedział na obłoku, sierp swój na ziemię i pożęta jest ziemia.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Ja pilvellä istuva heitti sirppinsä maan päälle, ja maa tuli leikatuksi.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.구름 위에 앉으신 이가 낫을 땅에 휘두르매 곡식이 거두어지니라
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Lalu Dia yang duduk di atas awan itu mengayunkan sabit-Nya ke bumi, maka bumi pun dituai
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Og han, som sad på Skyen, lod sin Segl gå over Jorden, og Jorden blev høstet.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Og han som satt på skyen, lot sin sigd gå over jorden, og jorden blev høstet.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Und der auf der Wolke saß, schlug mit seiner Sichel an die Erde, und die Erde ward geerntet.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Y el que estaba sentado sobre la nube lanzó su hoz sobre la tierra, y la tierra fue segada
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.Και ο καθημενος επι της νεφελης εβαλε το δρεπανον αυτου επι την γην, και εθερισθη η γη.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.И поверг сидящий на облаке серп свой на землю, и земля была пожата.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.І скинув сидячий на хмарі серп свій на землю, і земля була пожата.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.וישלח הישב בענן את מגלו בארץ והארץ נקצרה׃
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.فالقى الجالس على السحابة منجله على الارض فحصدت الارض
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.那 坐 在 雲 上 的 、 就 把 鐮 刀 扔 在 地 上 . 地 上 的 莊 稼 就 被 收 割 了
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.那 坐在 雲 上 的 、 就 把 鐮刀 扔在 地上 . 地上 的 莊稼 就 被 收割 了
Bunların biyoyakıt üretmeye uygun bir ekin türüne dönüştürülmesi bu depolama işlevinin de sonu olurdu.Ci vorrebbero decenni prima che i vantaggi possano superare gli svantaggi.
Bunların biyoyakıt üretmeye uygun bir ekin türüne dönüştürülmesi bu depolama işlevinin de sonu olurdu.Det skulle ta årtionden innan fördelarna uppväger nackdelarna.
Bunların biyoyakıt üretmeye uygun bir ekin türüne dönüştürülmesi bu depolama işlevinin de sonu olurdu.Het zou tientallen jaren duren voordat de voordelen zouden opwegen tegen de nadelen.
Bunların biyoyakıt üretmeye uygun bir ekin türüne dönüştürülmesi bu depolama işlevinin de sonu olurdu.Levaria décadas para os benefícios ultrapassarem os malefícios.
Bunların biyoyakıt üretmeye uygun bir ekin türüne dönüştürülmesi bu depolama işlevinin de sonu olurdu.Menee vuosikymmeniä, ennen kuin tämän kehityksen hyödyt ylittävät haitat.
Bunların biyoyakıt üretmeye uygun bir ekin türüne dönüştürülmesi bu depolama işlevinin de sonu olurdu.Plusieurs décennies seraient nécessaires pour que les avantages contrebalancent les inconvénients.
Bunların biyoyakıt üretmeye uygun bir ekin türüne dönüştürülmesi bu depolama işlevinin de sonu olurdu.Spojrzenie w przyszłość przewagi pozytywnych stron w stosunku do negatywnych zajęłoby dziesięciolecia.
Bunların biyoyakıt üretmeye uygun bir ekin türüne dönüştürülmesi bu depolama işlevinin de sonu olurdu.Su conversión en cultivos adecuados para producir biocombustible eliminaría esta función de almacenamiento.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod