Ana içeriğe geç
Sözlük

ekin ile cümle

ekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.A minha mãe trabalhava duramente na quinta a cultivar alimentos para nos alimentarmos.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Ibu saya bekerja keras bertani dan menanam tanaman supaya kami bisa makan.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.어머니는 저희가 먹고살 수 있도록 힘들게 농사를 지으셨어요.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Ma mère travaillait dur dans la ferme à cultiver des récoltes pour nous nourrir.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Meine Mutter arbeitete hart auf dem Feld, um Getreide für unsere Ernährung anzubauen.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mẹ tôi làm việc cật lực trên đồng để trồng lương thực cho chúng tôi ăn.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mia madre lavorava duro nella fattoria per piantare i raccolti cosicchè avessimo da mangiare.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mijn moeder werkte hard op de boerderij om gewassen te verbouwen, zodat wij konden eten.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Mi madre trabajaba mucho en la granja cultivando la cosecha para que pudiéramos comer.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Min mor jobbade hårt på farmen för att odla grödor så att vi hade mat.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moja mama ťažko pracovala na farme, aby sme z úrody vyžili.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moja matka ciężko pracowała na roli, by mieć nas czym nakarmić.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Moje máma se dřela na farmě, abychom měli co jíst.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Η μητέρα μου δούλευε σκληρά στη φάρμα να μεγαλώσει σοδειές για να μας θρέψει.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Майка ми работеше много във фермата, садеше плодове и зеленчуци, за да имаме храна.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Мама важко працювала в полі, вирощувала крупи, щоб ми могли їсти.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.Мама очень много трудилась на ферме, выращивая урожай, чтобы прокормить нас.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.אימי עבדה קשה במשק כדי לגדל אוכל עבורנו.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.والدتي عملت بجد في المزرعة لزراعة المحاصيل حتى أنه يمكننا أن نأكل.
Annem yiyeceğimiz için canla başla çiftlikte ekinlerle uğraşırdı.私達の食べる穀物を育てています 母は牛や羊を育て
Besmele'yi ekine elli, altmış, yetmiş verir. Besmele'yi ekine bire yüz verir.يعطي أربعين مقابل واحد ، خمسين ، ستين ، سبعين ، مئة لكل ما يزرع
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıEratosthenes mengetahui fakta lain.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıEratosthenes visste en sak till.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayı알렉산드리아의 땅에 꽂아둔 막대기가 같은 시간, 같은 날 정오,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıŞtia că un băţ înfipt în pământ în Alexandria în acelaşi moment şi în aceeaşi zi, la prânz,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıהוא ידע שמוט שתקוע באדמה באלכסנדריה בדיוק באותו זמן ובאותו יום, בצהריים,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıعلم أن العصا المغروسة في الأرض في الإسكندرية في نفس الوقت في نفس اليوم، عند الظهيرة،
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıアレクサンドリアで 地面に棒を立てると 棒に影ができて
Bir dosyadan mesaj okuyan bir commit cismi oluştur (`stdin` için `-` ekini kullan)Створює об'єкт коміту читаючи повідомлення з файлу (використовуй `-` для читання зі стандартного введення)
Bir kase suya karabiber ekin ve arkadaşlarınızdan kara biberi suyun kenarında toplamalarını isteyin.후추를 용기에 뿌리고 당신 친구에게, 후추가 그릇 가장자리로 가게 하겠다고 말하세요.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.A stalo sa, že išiel raz v sobotu pomimo cez siatiny, a jeho učeníci začali konať cestu trhajúc klasy.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.In zgodi se, da je šel v soboto skozi setve, in učenci njegovi začno po poti grede trgati klasje.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.I stalo se, že šel Ježíš v sobotu skrze obilí, i počali učedlníci jeho jdouce vymínati klasy.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.I stało się, że szedł Jezus w sabat przez zboża, i poczęli uczniowie jego idąc rwać kłosy.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.안식일에 예수께서 밀밭 사이로 지나가실쌔 그 제자들이 길을 열며 이삭을 자르니
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.Nhằm ngày Sa-bát , Ðức_Chúa_Jêsus đi qua đồng lúa_mì ; đang đi đường , môn_đồ Ngài bứt bông lúa_mì .
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.Nhằm ngày Sa-bát, Ðức Chúa Jêsus đi qua đồng lúa mì; đang đi đường, môn đồ Ngài bứt bông lúa mì.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.Pada suatu hari Sabat, ketika Yesus lewat sebuah ladang gandum, pengikut-pengikut-Nya mulai memetik gandum
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.Και οτε διεβαινεν εν σαββατω δια των σπαρτων, οι μαθηται αυτου, ενω ωδευον, ηρχισαν να ανασπωσι τα ασταχυα.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.И в една събота, когато минаваше през посевите, учениците Му, вървейки из пътя, почнаха да късат класове.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.И случилось Ему в субботу проходить засеянными полями , и ученики Его дорогою начали срывать колосья.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.І довелось переходити Йому в суботу через засіви; й почали ученики Його дорогу верстати, рвучи колоссє.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.ויהי כעברו בשבת בין הקמה ויחלו תלמידיו לקטף מלילת בלכתם׃
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.واجتاز في السبت بين الزروع. فابتدأ تلاميذه يقطفون السنابل وهم سائرون.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.耶 穌 當 安 息 日 、 從 麥 地 經 過 . 他 門 徒 行 路 的 時 候 、 掐 了 麥 穗
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.耶穌當 安息日 、 從麥 地 經過 . 他 門徒 行路 的 時候 、 掐 了 麥穗
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Británia bude hladovať bez geneticky modifikovaných plodín.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Británie bude bez modificky upravených potravin hladovět.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Britanija bo stradala brez gensko spremenjenih pridelkov.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.GB zal verhongeren zonder genetisch gemanipuleerd voedsel.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Großbritannien wird ohne genetisch manipulierte Ernten verhungern.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Inggris akan kelaparan tanpa tanaman yang dimodifikasi secara genetis.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.영국은 유전자가 조작된 작물들이 없으면 굶주릴 것입니다.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.La Gran Bretagna morirebbe di fame senza le coltivazioni geneticamente modificate.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.L'Angleterre mourrait de faim sans les OGM.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Marea Britanie va muri de foame fără recolte modificate genetic.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Nagy-Britannia éhezni fog a génmódosított termények nélkül.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Nước Anh sẽ đói nếu ko có các cây trồng do biến đổi gen
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Sin los cultivos genéticamente modificados, Gran Bretaña morirá de hambre.
Britanya genetiği değiştirilmiş ekinler olmazsa aç kalır.Storbritannien kommer att svälta utan gen modifierade växter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod