Ana içeriğe geç
Sözlük

ekin ile cümle

ekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekA klíma rosszabbodik, vagyis több évben nem fog nőni a terményük.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekHet klimaat verslechtert zodat hun gewassen niet zullen groeien.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekIklim memburuk, artinya bertahun-tahun tanaman mereka tak akan tumbuh baik.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekÎnrăutățirea climei înseamnă că mulți ani recoltele lor nu vor mai crește.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekKhí hậu ngày càng xấu đi, điều đó có nghĩa là sau nhiều năm, họ sẽ mất mùa thường xuyên hơn.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekKlimatické podmienky sa zhoršujú, čo znamená, že o pár rokov už plodiny nebudú rásť.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekKlimatické podmínky se zhoršují, tzn. že za pár let nebudou jejich plodiny růst.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekKlimaverschlechterung bedeutet, dass deren Saaten über viele Jahre nicht wachsen werden.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demek기후가 나빠진다는 것은 그들이 재배하는 작물이 오랜 세월동안 자라지 못한다는 것을 의미합니다.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekLe climat se détériore, ce qui signifie qu'il y aura de nombreuses années où leurs cultures ne pousseront pas.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekO facto de o clima estar a piorar significa que, em muitos dos anos, as suas plantações não irão crescer.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekPogorszający się klimat oznacza wiele lat nieurodzaju.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekUn peggior clima significa, per molti anni, perdita di raccolti.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekΤο κλίμα χειροτερεύει πράγμα που σημαίνει ότι σε μερικά χρόνια οι καλλιέργειές τους δεν θα αναπτύσσονται.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekВедь ухудшение климата для них означает, что урожая не будет несколько лет.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekВлошаването на климата означава, че дълги години посевите им няма да растат.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekПогіршення клімату означає, що роками вони не збиратимуть врожаю.
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekמזג האויר המתדרדר , משמעותו ששנים רבות היבולים שלהם לא יצמחו
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demekأحوال المناخ تزداد سوءً، ما يعني أن زراعتهم لن تزدهر لسنوات عديدة .
İklimin kötüleşmesi demek ekinlerinin yıllarca büyümeyecek olması demek雨が降りすぎたり 足りなかったり
İlkbahar ekinoksu:Equinoccio de primavera:
İlkbahar ekinoksu:Equinócio da Primavera:
İlkbahar ekinoksu:Équinoxe de printemps & #160;:
İlkbahar ekinoksu:Equinozio di primavera:
İlkbahar ekinoksu:Forårsjævndøgn:
İlkbahar ekinoksu:Frühlings-Tagundnachtgleiche:
İlkbahar ekinoksu:Jarní rovnodennost:
İlkbahar ekinoksu:Kevätpäiväntasaus
İlkbahar ekinoksu:춘분점:
İlkbahar ekinoksu:Lente-equinox:
İlkbahar ekinoksu:Pomladansko enakonočje:
İlkbahar ekinoksu:Równonoc wiosenna:
İlkbahar ekinoksu:Tavaszi napéjegyenlőség:
İlkbahar ekinoksu:Vårdagjämning:
İlkbahar ekinoksu:Εαρινή ισημερία:
İlkbahar ekinoksu:Весеннее равноденствие
İlkbahar ekinoksu:Весняне рівнодення:
İlkbahar ekinoksu:Пролетно равноденствие
İlkbahar ekinoksu:فيرنال:
İlkbahar ekinoksu:春分:
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.A hovoril im mnoho v podobenstvách a vravel: Hľa, vyšiel rozsievač, aby rozsieval.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.E falou-lhes muitas coisas por parábolas, dizendo: Eis que o semeador saiu a semear.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Egli parlò loro di molte cose in parabole. E disse: «Ecco, il seminatore uscì a seminare
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.El le -a vorbit despre multe lucruri în pilde, şi le -a zis: ,,Iată, sămănătorul a ieşit să samene.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Entonces les habló muchas cosas en parábolas, diciendo: "He aquí un sembrador salió a sembrar
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.És sokat beszéle nékik példázatokban, mondván: Ímé kiméne a magvetõ vetni,
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Hij vertelde hun onder andere deze gelijkenis:
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Il leur parla en paraboles sur beaucoup de choses, et il dit:
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.I mluvil jim mnoho v podobenstvích, řka: Aj, vyšel rozsevač, aby rozsíval.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.I mówił do nich wiele w podobieństwach i rzekł: Oto wyszedł rozsiewca, aby rozsiewał;
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.In govori jim v prilikah mnogo in pravi: Glej, sejalec je šel sejat.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Ja hän puhui heille paljon vertauksilla ja sanoi: "Katso, kylväjä meni kylvämään.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.예수께서 비유로 여러가지를 저희에게 말씀하여 가라사대 씨를 뿌리는 자가 뿌리러 나가서
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Ngài dùng thí dụ mà giảng nhiều điều cùng họ. Ngài phán như vầy: Có người gieo giống đi ra đặng gieo.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Ngài dùng thí_dụ mà giảng nhiều điều cùng họ . Ngài phán như_vầy : Có người gieo giống đi ra đặng gieo .
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Och han talade till dem mycket i liknelser; han sade: »En såningsman gick ut för att så.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Og han talte meget til dem i Lignelser og sagde: "Se, en Sædemand gik ud at så.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Og han talte meget til dem i lignelser og sa: Se, en såmann gikk ut for å så,
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Und er redete zu ihnen mancherlei durch Gleichnisse und sprach: Siehe, es ging ein Säemann aus, zu säen.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Και ελαλησε προς αυτους πολλα δια παραβολων, λεγων Ιδου, εξηλθεν ο σπειρων δια να σπειρη.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod