Ana içeriğe geç
Sözlük

ekin ile cümle

ekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ekincinin ektiği, Tanrı sözüdür.הזרע הוא זרע את הדבר׃
Ekincinin ektiği, Tanrı sözüdür.الزارع يزرع الكلمة.
Ekincinin ektiği, Tanrı sözüdür.撒 種 之 人 所 撒 的 、 就 是 道
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripA bývalo, že jakž co oseli Izraelští, přitáhl Madian a Amalech a národ východní, povstávaje proti nim.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripA bývalo, že keď posial Izrael, prišiel hore Madian a Amalech i synovia východu a prišli na neho.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripDupăce sămăna Israel, Madian se suia cu Amalec şi fiii Răsăritului, şi porneau împotriva lui.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripHver gang Israel hadde sådd, kom midianittene og amalekittene og Østens barn og drog op mot dem;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripHver Gang Israelitterne havde sået, kom Midjaniterne, Amalekiterne og Østens Stammer og drog op imod dem
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripKhi Y-sơ-ra-ên đã gieo giống , dân Ma-đi-an với dân A-mê-léc , và người phương Ðông đi lên đánh Y-sơ-ra-ên ,
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripKhi Y-sơ-ra-ên đã gieo giống, dân Ma-đi-an với dân A-mê-léc, và người phương Ðông đi lên đánh Y-sơ-ra-ên,
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip"이스라엘이 파종한 때면 미디안 사람, 아말렉 사람, 동방 사람이 치러 올라와서"
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripQuand Israël avait semé, Madian montait avec Amalek et les fils de l`Orient, et ils marchaient contre lui.
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripQuando Israele aveva seminato, i Madianiti con i figli di Amalek e i figli dell'oriente venivano contro di lui
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripSå ofta israeliterna hade sått, drogo midjaniterna, amalekiterna och österlänningarna upp emot dem
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripUnd wenn Israel etwas säte, so kamen die Midianiter und Amalekiter und die aus dem Morgenlande herauf über sie
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripИ след като Израил посееше, мадиамците, амаличаните и източните жители дохождаха и нападаха против него;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripКогда посеет Израиль, придут Мадианитяне и Амаликитяне и жителивостока и ходят у них;
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripוהיה אם זרע ישראל ועלה מדין ועמלק ובני קדם ועלו עליו׃
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına giripواذا زرع اسرائيل كان يصعد المديانيون والعمالقة وبنو المشرق يصعدون عليهم
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip以 色 列 人 每 逢 撒 種 之 後 、 米 甸 人 、 亞 瑪 力 人 、 和 東 方 人 都 上 來 攻 打 他 們
Ekin ektikleri vakit, Midyanlılar, Amalekliler ve öbür doğulu halklar topraklarına girip以色列人 每逢 撒 種 之後 、 米甸人 、 亞瑪 力人 、 和 東方 人都 上 來 攻打 他們
Ekinezya, düzmece,Echinacea, Betrug,
Ekinezya, düzmece,Echinacea - podvod,
Ekinezya, düzmece,Echinacée : fraude.
Ekinezya, düzmece,Equinácea, uma fraude.
Ekinezya, düzmece,가새풀, 역시 효과 없고요,
Ekinezya, düzmece,אכיניציאה - הונאה,
Ekinezya, düzmece,إشينكا , خداع
Ekinezya, düzmece,アカイ — そもそも何でしょう?
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.A gdy urosła trawa i pożytek przyniosła, tedy się pokazał i kąkol.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.A když vzrostla bylina a užitek přinesla, tedy ukázal se i koukol.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Cînd au răsărit firele de grîu şi au făcut rod, a ieşit la iveală şi neghina.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Cuando brotó la hierba y produjo fruto, entonces apareció también la cizaña
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Da nun das Kraut wuchs und Frucht brachte, da fand sich auch das Unkraut.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ðến khi lúa mì lớn lên, và trổ bông, thì cỏ lùng cũng lòi ra.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ðến khi lúa_mì lớn lên , và trổ bông , thì cỏ lùng cũng lòi ra .
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ja kun laiho kasvoi ja teki hedelmää, silloin lustekin tuli näkyviin.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Keď potom vzrástla bylina a doniesla plod, vtedy sa ukázal i kúkoľ.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ketika tanaman-tanaman itu tumbuh dan mayang-mayangnya mulai muncul, kelihatanlah juga alang-alang itu
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.싹이 나고 결실할 때에 가라지도 보이거늘
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ko pa zraste setev in donese sad, se pokaže tudi ljuljka.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Lorsque l`herbe eut poussé et donné du fruit, l`ivraie parut aussi.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Men da Sæden spirede frem og bar Frugt, da kom også Ugræsset til Syne.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Men da strået skjøt op og satte aks, da kom også ugresset til syne.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Mikor pedig felnevekedék a vetés, és gyümölcsöt terme, akkor meglátszék a konkoly is.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.När nu säden sköt upp och satte frukt, så visade sig ock ogräset.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Quando poi la messe fiorì e fece frutto, ecco apparve anche la zizzania
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Quando, porém, a erva cresceu e começou a espigar, então apareceu também o joio.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Toen het graan begon te groeien, schoot ook het onkruid op.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Οτε δε εβλαστησεν ο χορτος και εκαμε καρπον, τοτε εφανησαν και τα ζιζανια.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.А когато поникна стволът и завърза плод, тогава се появиха и плевелите.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.когда взошла зелень и показался плод, тогда явились и плевелы.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Як же зійшов засїв, та приніс овощ, показавсь тоді й кукіль.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.וכאשר פרח הדשא ויעש פרי ויראו גם הזונין׃
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.فلما طلع النبات وصنع ثمرا حينئذ ظهر الزوان ايضا.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.到 長 苗 吐 穗 的 時 候 、 稗 子 也 顯 出 來
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.到 長苗 吐穗 的 時候 、 稗子 也 顯出來
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?( 39 : 15 ) Chờ thì ngươi cậy nó đem ngũ_cốc về , Và nhờ nó gom lúa_mì lại trong sân ngươi ư ?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?(39:15) Chờ thì ngươi cậy nó đem ngũ cốc về, Và nhờ nó gom lúa mì lại trong sân ngươi ư?
Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?(39:15) Te fies-tu à lui pour la rentrée de ta récolte? Est-ce lui qui doit l`amasser dans ton aire?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod