Ana içeriğe geç
Sözlük

egzotik ile cümle

egzotik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Egzotik evcil hayvan ticareti de büyük kediler için bir tehdit oluşturmaktadır.Việc nuôi giữ động vật hoang dã như gia súc đe dọa một số loài.
Janine Marie Lindemulder, 14 Kasım 1968 doğumlu Amerikan egzotik dansçı ve porno yıldızı.ジャニーン・マリー・リンデマルダー(Janine Marie Lindemulder、1968年11月14日 - )は、アメリカ合衆国カリフォルニア州ラ・ミラーダ出身のポルノ女優・エキゾチックダンサー。
30 Eylül 1982) Amerikalı çıplak model, egzotik dansçı, pornografik film oyuncusu ve yetişkin film yönetmeni.1982年:托利·萊恩,美國裸體模特兒、脫衣舞者、色情女演員及成人電影導演。
Bu daha büyüleyici ve egzotik bir isimdi.이 표현은 상당히 거칠고 과격한 표현이다.
1835'te Büyük Ay Aldatmacası birçok insanı Ay üzerinde egzotik hayvanların yaşadığına inandırmıştır.בשנת 1835, מתיחת הירח הגדולה הוליכה אנשים שולל כי על הירח חיים יצורים אקזוטיים.
Enerjinin tüm egzotik biçimleri boş alanı da içeren tüm uzaya nüfuz eder.Неизолираните обменят всякакъв вид енергия с околоната среда.
İnsanı düşündüren ve egzotik bir maceranın içine sürükleyen bir roman.Svijeta fantastike koji se odlikuje maštom i sugestivnim jezikom.
Kara delikler 1960’larda kimi gökbilimciler tarafından fazlasıyla egzotik bulunmaktaydı.V 60.-tych rokoch 20. storočia považovali niektorí astronómovia čierne diery za príliš exotické.
Egzotik madde karanlık enerji hassaslığına sahiptir.Žmogus turi savo subtilia energija įdvasinti materiją.
İlave olarak köle yetiştiriciliği ve egzotik hayvanların yakalanması ve taşımacılığı işi yapılırdı.Pateikė pasiūlymų laukinių gyvūnų gaudymo, imobilizacijos ir transportavimo klausimais.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Anda tidak perlu berpikir contoh-contoh yang eksotik, atau fosil.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Bạn không cần nghĩ đến những ví dụ xa vời, hay những bằng chứng hóa thạch.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez."Jaki jest dowód ewolucji?", nie musisz rozważać jakichś egzotycznych przykładów, czy skamieniałości.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.여러분은 어떤 색다른 예나 화석을 생각할 필요 없습니다.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Nem kell egzotikus példákra gondolniuk, vagy fosszíliákra.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Nemusíte vzpomínat na nějaké exotické příklady, nebo fosilie.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.No es necesaio pensar en ejemplos exóticos, o fósiles.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Non dovete pensare ad esempi strani, o ai fossili.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Vocês não têm de pensar em exóticos exemplos, ou em fósseis.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Vous n'avez pas besoin de penser à des exemples exotiques, ou aux fossiles.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Не се налага да измислята някакви екзотични примери или фосили.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez."Что является доказательством эволюции?" -- вам не нужно думать о каких-то экзотических примерах или находках.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.לא צריך לחשוב על דוגמה אקזוטית, או מאובנים
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.لا تحتاج للتفكير ببعض الأمثلة الغريبة ، أو الحفريات.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.自分の肌を見て下さい
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Aber natürlich ist Leben mehr als nur exotische Chemie.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Ale, oczywiście, życie to coś więcej niż tylko egzotyczna chemia.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Dar bineînțeles, viața e mai mult decât compuși exotici.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.De persze, az élet sokkal több, mint csak egzotikus kémia.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.물론 생명은 단순히 특이한 화학반응은 아닙니다.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Maar natuurlijk is het leven meer dan alleen maar exotische chemie.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Mais bien sûr, la vie c'est plus qu'une simple chimie exotique.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Ma naturalmente, la vita è molto più che semplice chimica.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Mas, evidentemente, a vida é mais do que mera química exótica.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Men det är klart, livet är mer än bara exotisk kemi.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Men selvfølgelig, er livet mere end bare eksotisk kemi.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Mutta elämä ei tietenkään ole pelkkää eksoottista kemiaa.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Namun tentu saja, hidup lebih dari sekedar reaksi kimia eksotis.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Nhưng tất nhiên ,cuộc sống là đa dạng hơn so vói các chất hoá học kì lạ
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Samozrejme, život je viac ako len neobyčajná chémia.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Život je ale něco více než neobvyklá chemie.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Αλλά φυσικά, η ζωή είναι κάτι περισσότερο από απλή εξωτική χημεία.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Но, конечно, жизнь это нечто большее, чем просто экзотические химические соединения.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.Но, разбира се, животът е повече от проста екзотична химия.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.אבל ברור שחיים הם יותר מאשר סתם כימיה אקזוטית.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.لكن الحياة طبعاً تتعدى مجرّد الكيمياء غيرالنّمطية.
Ama elbette, yaşam egzotik kimyasal bileşiklerin ötesinde birşey.変わった化学反応ではありません どうすれば この生存可能と
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Asta o face o navetă exotică şi rece.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Ce qui rend le trajet pour aller au travail exotique et rafraichissant.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Das sorgt für einen exotischen und frostigen Pendelverkehr.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Điều này tạo nên một chuyến đi kì quái và lạnh rùng cả mình.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Dopřávají si tu exotické a chladné cestování do práce.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Het zorgt voor een exotisch en fris woon-werkverkeer.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Il che rende fare il pendolare un'esperienza esotica e rinfrescante.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.이국적이면서도 쌀쌀한 통근길이네요.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.lo que se convierte en una exótica y gélida rutina.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Mają dość egzotyczny i chłodny dojazd do pracy.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Perjalanan pergi kerja yang eksotis dan dingin.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Siitä syntyy eksoottisen hyisevä työmatka.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Tvorí to exotickú a studenú cestu do práce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod