Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Η μετάβαση στη δουλειά είναι εξωτική και παγωμένη.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Това води до по-екзотично и хладно пътуване.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.Это делает их перемещение специфическим и холодным.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.זה הופך את הנסיעה לעבודה לאקזוטית וקפואה.
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.وهو جو ملائم للتواصل وحميميٌ جداً
Bu da egzotik ve soğuk bir topluluk meydana getiriyor.凍える通勤です (笑)
Eğer bu egzotik şeylerin HIV, Ebole ya da SARSa sebep olduklarını düşünüyorsanız, haklısınız. . .SARS、エボラ出血熱は、彼らを引き起こすか、または HIV のようなもの その通りです。 しかし彼らはまた一般的なものです。
Eğer bu egzotik şeylerin HIV, Ebole ya da SARSa sebep olduklarını düşünüyorsanız, haklısınız. . .Якщо ви думаєте, що ці віруси, які провокують такі хвороби, як ВІЛ, Еболу або ТГРС, ви праві. то ви праві.
Eğer bu egzotik şeylerin HIV, Ebole ya da SARSa sebep olduklarını düşünüyorsanız, haklısınız. . .ولكن ان فكرت في انه هذه اشياء شاذة توجد في بعض الفيروسات مثل الايدز، الايبولا، أو سارس
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Estava sempre a representar o africano exótico.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Ich spielte immer die Rolle des exotischen Afrikaners.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Ik speelde altijd de exotische Afrikaan.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Je jouais toujours l'Africain exotique.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Jucam mereu rolul africanului exotic.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.이국적인 아프리카인,
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Mindig az egzotikus afrikait játszottam.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Recitavo sempre la parte dell'africano esotico.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Saya selalu berperan sebagai orang Afrika.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Siempre estaba interpretando al africano exótico.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Tôi đã luôn diễn vai của người Phi lai.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Vedno sem igral eksotičnega Afričana.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Vždy som hral exotického Afričana.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Zawsze grałem role egzotycznego Afrykanina.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Έπαιζα πάντα τον εξωτικό Αφρικανό.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Винаги играех екзотичния африканец.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Я всегда играл экзотичного африканца.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Я завжди грав екзотичного африканця.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.תמיד שיחקתי את האפריקאי האקזוטי.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.كنت دائما ألعب دور الأفريقي الغريب.
Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.暴力的なアフリカ人
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Aqui está um exótico mundo habitado, principalmente coberto de líquido.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Aquí es un mundo habitado exótico... .. .mostly cubierto con un líquido.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Berikut ini adalah dunia yang dihuni eksotis... ... Sebagian besar tertutup dengan cairan.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Ecco un esotico mondo abitato... ...coperto quasi completamente da un liquido.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Hier ist eine exotische Welt voll Leben... ...die größtenteils flüssig ist.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.이곳은 대부분이 물로 덮혀있는 인간이 살고있는 색다른 세계 입니다.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Voici une étrange planète habitée. Elle est recouverte de liquide.
İşte yaşam barındıran egzotik bir gezegen... ...ve ağırlıklı olarak suyla kaplı.Това е един екзотичен населен свят, покрит предимно с течност.
Umarım, matris dönüşümünün egzotik bir dönüşüm olmadığına ikna olmuşsunuzdur. -واتمنى ان ضرب المصفوفات هذا قد اقنعكم انه ليس بشيئ جديد، نموذج غريب من التحويل
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.Dessa mer ovanliga moln påminner oss att det exotiska finns i vardagen.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.Deze zeldzamer wolken herinneren ons eraan dat het exotische in het alledaagse kan gevonden worden.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.E queste nuvole, queste nuvole più rare, ci ricordano che l'esotico può essere trovato ogni giorno.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.그리고 이 구름들, 보기 드문 구름들은 이국적인 풍경을 날마다 볼 수 있음을 우리한테 일깨워줍니다.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.Şi aceşti nori, aceşti nori mai rari, ne reamintesc că în cotidian putem găsi lucruri exotice.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.Te rzadsze chmury przypominają, że można znaleźć egzotykę w powszedniości.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.Und diese seltenen Wolken, erinnern uns daran, dass das Exotische auch im Alltag zu finden ist.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.Và những đám mây này, loại mây hiếm, nhắc nhở ta rằng có thể tìm thấy điều kỳ diệu mỗi ngày.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.Y estas nubes, las más inusuales, nos recuerdan que lo exótico puede encontrarse en lo cotidiano.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.Και τα σπανιότερα σύννεφα μας υπενθυμίζουν ότι στην καθημερινότητά μας μπορεί να βρεθεί και κάτι εξωτικό.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.И тези облаци, тези по-редки облаци, ни напомнят, че екзотичното може да бъде намерено в ежедневието.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.И эти облака, те, которые встречаются редко, напоминают, что экзотику можно найти в нашей повседневной жизни.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.І ці хмари, ці рідкісні хмари нагадують нам про те, що екзотику можна знайти в буденності.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.נקודת מבט מצויינת על השמיים. והעננים האלו, העננים הנדירים האלו, מזכירים לנו שהאקזוטי יכול להימצא ביומיום.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.وهذه السحب، هذه السحب الأكثر ندرة، تذكرنا بأنه يمكننا العثور على أشياء الغريبة في حياتنا اليومية.
Ve bu bulutlar, daha nadir olan bu bulutlar, bize, egzotik şeylerin de her gün bulunabileceğini gösterirler.日常生活にも異質なものを見いだせることに 気づかされます 活動的な好奇心の持ち主は
Ve hep aynı rollerin verildiği bir aktör olduğumu hissettim. Her zaman egzotik bir Afrikalıyı oynuyordum.Jako herec jsem pokaždé hrál tu samou roli, byl jsem pokaždé exotický Afričan.