Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Ego nie powinno zaangażować się w projekt.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Eu-l nu trebuie să fie implicat în design-ul grafic.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Het ego hoort niet betrokken te zijn bij grafisch ontwerp.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.개인의 자아는 그래픽 디자인에 들어가선 안되는 것이니까요.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Non è previsto che l'ego faccia parte del graphic design.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Notre ego n'est pas supposé être impliqué dans ce travail.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.O ego não deveria estar envolvido no "design" gráfico.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Se supone que el ego no debe inmiscuirse en el diseño gráfico.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Το "εγώ" δεν θα έπρεπε να συμμετέχει στη γραφιστική.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Внутрішнє "я" не повинно відбиватись у дизайні.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Егото не би трябвало да има нищо общо с графичния дизайн.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.Никто не ждёт выражения своего "я" в области графического дизайна.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.האגו לא אמור להיות מעורב בעיצוב גרפי.
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır."الانا" لا يفترض ان يسمح ادخالها في عالم تصميم الصور
Ego, grafik tasarımın içinde yer almamalıdır.反映されるべきものではないからです それでも私の場合
Egoizm ve hoşgörüsüzlük hepsinden bir parça olacaktır.l'egoismo e l'intolleranza farebbero parte della diagnosi?
Egoizm ve hoşgörüsüzlük hepsinden bir parça olacaktır.l'intolérance, feraient partie d'un diagnostic?
Egolarý var. Zorlukla mücadeleyi severler.Ils ont un ego.
Egomun bununla ilgisi yok.És semmi köze ennek az egóhoz.
Egomun bununla ilgisi yok.Jeg har ikke noget ego involveret i dette.
Egomun bununla ilgisi yok.Je n'ai pas ego impliqué là-dedans.
Egomun bununla ilgisi yok. (Kahkahalar)Minulla ei ole tässä mitään hävittävää.
Egomun bununla ilgisi yok. (Kahkahalar)Nu am un ego implicat în asta (Râsete)
Egomun bununla ilgisi yok. (Kahkahalar)O meu ego não está aqui envolvido.
Egomun bununla ilgisi yok. (Kahkahalar)Saya tidak punya kepentingan pribadi dalam hal ini.
Egomun bununla ilgisi yok. (Kahkahalar)Tôi không có cái tôi trong việc này, (Cười)
Egomun bununla ilgisi yok. (Kahkahalar)ليس لدي غرور متورط في هذا الشيء.
Egomun bununla ilgisi yok. (Kahkahalar)みんなに教え 共有してください
Egomun bununla ilgisi yok.저의 자아가 여기에 빠져 있는건 아니에요.
Egomun bununla ilgisi yok.Moj ego v to ni vpleten.
Egomun bununla ilgisi yok.Nejde tady o mé ego.
Egomun bununla ilgisi yok.Nejde tu o moje ego.
Egomun bununla ilgisi yok.No hay ningún ego en esto.
Egomun bununla ilgisi yok.Non è una question di ego.
Egomun bununla ilgisi yok.Δεν αφορά το εγώ σας.
Egomun bununla ilgisi yok.Вы не заденете моё эго.
Egomun bununla ilgisi yok.Егото ми няма да се засегне.
Egomun bununla ilgisi yok.Це не зачепить мого самолюбства.
Egomun bununla ilgisi yok.האגו שלי לא מעורב כאן.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Algo que va más allá de lo que conocemos en nuestro mundo egoísta.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Ceva ce merge dincolo de ceea ce știm în existența noastră limitată de ego.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Coś, co wykracza poza znaną nam egotyczną egzystencję. Coś, co wykracza poza znaną nam egotyczną egzystencję.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Etwas, dass über das hinausgeht, was wir in unserer ans Ego gebundenen Existenz kennen.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Iets dat verder reikt dan wat wij weten in ons ego-gebonden bestaan.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.우리가 우리의 자아에 종속된 존재를 초월하는 그 어떤것으로요.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Něčeho, co jde za nám známou, egem svázanou existenci.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Qualcosa che va oltre ciò che conosciamo nella nostra esistenza legata all'ego.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Quelque chose qui va au-delà de ce que l'on connaît de notre existence égocentrique.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Sesuatu yang melampaui batasan diri kita.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Thứ mà vượt xa hơn sự ràng buộc của cái tôi.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Κάτι που πηγαίνει πέρα από ό,τι γνωρίζουμε για τη δέσμια του "εγώ" ύπαρξή μας.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Відчує щось, що виходить за рамки нашого існування, зосередженого довкола власного "Я".
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.Нещо, което стига отвъд онова, което познаваме в своето ограничено от егото съществуване.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.То, что вне пределов знаний, данных нам через наше эгоцентрическое бытиё.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.מהות הנמצאת מעבר למה שאנו מכירים כקיום קשור-האגו שלנו.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal.وهو ما يتجاوز ما يُعرف بالأنانية لدينا.
Egomuza bağlı varoluşumuzun ötesine geçen bir hal."エゴに繋がれたもの"の範疇を超えたものです しかし この境地に至ることは ほとんどできません
Egonu teslim etmen demektir.Musíš odevzdat své ego
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenCréame cuando le digo que no tengo tiempo para satisfacer su ego en este momento.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenMi creda quando le dico che ora non ho il tempo di lenire il suo ego.