Ana içeriğe geç
Sözlük

egemen ile cümle

egemen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Super Junior’ın Don’t Don albümüne bu SMP tarzı egemen olmuştur.Super Junior cũng đã sử dụng phong cách SMP này trong "Don't Don".
Antarktika'da hükümet mevcut değildir, buna rağmen çeşitli ülkeler bazı bölgelerinde egemenlik iddia ederler.Châu Nam Cực không có chính phủ, tuy nhiên nhiều quốc gia đã tuyên bố chủ quyền ở một số vùng.
Kaç Tür Egemenlik Vardır?Nhưng có bao nhiêu tình yêu trong hoàng tộc?
Ticaret üzerinde egemenlik için hem Portekiz ile hem de birbirleriyle yarışmaktaydılar.Tại đây, họ đã cạnh tranh bá quyền mậu dịch với Bồ Đào Nha và cả với nhau.
Adalet, özgürlük ve refah Sonsuza kadar egemen olsun.Vì hòa bình, tự do và công lý Thì triều đại mãi mãi.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.Cuối cùng vào năm 1625, toàn bộ lãnh thổ Estonia đã về tay Đế chế Thụy Điển hùng mạnh.
Japonya tarihinde, samuray egemenliğindeki ilk yönetim hükümetini kurmuştur.Ông thiết lập nên chính quyền hành chính do samurai thống trị đầu tiên trong lịch sử Nhật Bản.
Kosova Savaşı'nın ardından Balkanların büyük kısmı Osmanlıların egemenliğindeydi.Sau khi người Serbia thất bại ở trận Kosovo, phần lớn Balkan đã nằm dưới ách cai trị của Đế quốc Ottoman.
O tarihlerde Kore, Japonya egemenliği altındaydı.Lúc ấy nơi này là Mãn Châu Quốc đang nằm dưới sự cai trị của Nhật Bản.
Egemenlik öykülerini işiten ben ben, Kulluk şarkısını dinleyen ben ben.Trong các ca sĩ đêm Cống Hiến, Tâm là người hát rõ lời nhất.
Bu devlet daha sonra Mısırlıların egemenliğine girmiştir.Lần này thì họ mất hẳn quyền kiểm soát Ai Cập.
Egemenliği 13 Aralık 2016'da başladı ve Kedah Sultan Abdül Halim'den devralındı.Ông bắt đầu trị vì vào ngày 13 tháng 12 năm 2016, tiếp quản chức vụ của Sultan Abdul Halim từ bang Kedah.
1899 - Küba'da İspanyol egemenliği sona erdi.1899 - Sự cai trị của Tây Ban Nha đối với Cuba chấm dứt theo Hiệp định với Hoa Kỳ.
Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim.Quyền lực tập trung trong tay Thiên hoàng.
Newcastle upon Tyne şehri İskoçya egemenliği altına girdi.Newcastle upon Tyne, thành phố thuộc nước Anh.
1956 - Macaristan'da Sovyet egemenliğine karşı ayaklanma başladı.Năm 1956, một cuộc nổi dậy bùng nổ ở Hungary.
Karakalpakstan Cumhuriyeti kendi egemenlik ve kendi anayasası vardır.Beedrill thực sự có tổ chức và lãnh thổ riêng của mình.
1371'de yıllık haraç vererek Osmanlı Sultanı I. Murad'in üst egemenliğini tanımıştır.Năm 1371, ông chính thức công nhận quyền bá chủ của Sultan Murad I của Ottoman.
Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim.わたしは天の国の鍵を授ける。
1899 - Küba'da İspanyol egemenliği sona erdi.1899年 - スペインによるキューバ支配が終結。
Bu dağlar, yöreye egemen olmak isteyenlere karşı sürekli direnen, yasa tanımaz bir halkın sığınağı idi.修験道においては、山林中を自らの足で歩いて修行する抖擻(とそう)によって廻峯行を行なう山岳修行が重視されていた。
Cadis Cortes, İspanya'da kurulup milli egemenliğine bağlı olan ilk millet meclisidir.コルテス・デ・カディスはスペイン初の主権を主張した国会である。
6. yüzyılda bütün İsviçre bölgesi Frank İmparatorluğu egemenliği altına girdi.6世紀に入るとスイスはフランク王国の統治下におかれた。
Beydağ, önce Aydınoğulları, sonra da Osmanlıların egemenliğine geçmiştir.養嗣子が先に没していたので、その子(すなわち孫にあたる)復庵が継いだ。
1975 - İspanya, Batı Sahra'daki egemenlik hakkından vazgeçti.1975年 - スペインが西サハラから撤退。
1955 - Batı Almanya, tam egemenlik hakkına kavuştu.1955年 - 西ドイツが主権の完全回復を宣言。
Kuteybe hayatının geri kalan on yılını Orta Asya'da Müslüman egemenliğini tesis etmekle harcadı.クタイバは次の10年間中央アジアで過ごし、そこのムスリム支配を固め広げた。
Ülkede Partido Democrático de Guinea Ecuatorial (PDGE) partisinin egemenliği vardır.主要政党には赤道ギニア民主党(PDGE)がある。
Irak milliyetçileri: Irak’ın egemen olmasını isteyen Iraklılar.イラーク IRAQ 「イラク」の意。
İlk kez ulusal egemenlikten bahsedilmiştir.これは国体史上初めてのことである。
Madde 3 Egemenliğin temeli, esas olarak ulustadır.第三条 清国皇族資産は一体に保護す。
Eskiden yörede Hamitoğulları ve Tekeoğulları egemendi.生前に子や孫に先立たれた。
Çek Cumhuriyeti'nde din, 20. yüzyılın başına kadar Hristiyanlık egemen dindi.チェコ共和国における宗教は、少なくとも20世紀前半まではキリスト教によって多数派が形成されていた。
Bu dava hakkına özgür, roma yurttaşı ve baba egemenliği altında bulunmayan kişiler sahipti.ローマ社会でも家父長権の発生するマヌス婚と家父長権の発生しない自由婚が存在した。
ABD’de sokaklara demokrasi egemen; ama tehlike devletin giderek güçlenmesinden kaynaklanıyor.これ以降、ドイツ諸邦において反革命が勢いづき、革命勢力は次第に守勢に追い込まれる。
Böylece diğer Alman eyaletlerinde Prusya egemenliği baş gösterdi.特にドイツの他の領邦との連絡が重視された。
Baal adı yine Marduk'tan gelerek aynı ilahın egemen efendi sıfatını taşıyan bir adıdır.マルドゥク神の異名の1つ)に帰している。
Kölelik tarımın egemen olduğu güney eyaletlerinde yaygındı.すなわち新しい領土における奴隷制であった。
Devleti ve egemenliği korur.主権と行政権を留保した。
Egemen olan hükümdar veya ülkeye karşı işlenen suç anlamına gelmektedir.いずれも君主と国家に対する犯罪である。
Yani sonuçta kötü para piyasada egemen hale gelecektir.つまり、貯金が紙くずになる。
Realistik sanat anlayışı egemendi.彼は現実主義外交を提唱した。
"23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!".そして10月23日より『ハッピーボーイズ!
Mısır'a egemen oldular.エジプトに貸与されている。
Göklerin egemenliğini elinde bulundurduğu söylenir.彼はそこで予言の力を得たと言われている。
Devlet, bir sınıfın bir başka sınıf üzerinde egemenlik kurma aygıtıdır.これは一階級が他の階級に抱く敵愾の精神である。
Şehir 1893 yılında Fransızların egemenliği altına girdi.1893年・三王国がフランスの宗主権下に入る。
1566 yılında Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine geçti.1566年にはオスマン帝国戦争へ出陣した。
Karesioğulları eğemenliğinin sona ermesinden sonra, osmanlı hakimiyetine geçmiş bu günlere gelmiştir.また唱歌『一月一日』(千家尊福作詞)を以下の様に捩った替え歌が震災直後の児童の間で流行した。
Lahsa'daki Türk egemenliğiラフサの統治
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.拿破仑下令在法国统治的领土上解放犹太人。
Aynı zamanda Federal hükümet, egemenliğini eyalet hükümetleri ile paylaşır.與此同時,聯邦政府與州政府共同擁有主權。
28 Haziran 1832'deki "Altı Madde", monarşik egemenlik ilkesini tekrar doğruladı.1832年6月28日的《六条》主要重新强调了君主权威的原则。
Yerleşik Avusturya egemenliği, Prusya'nın İmparatorluk siyasetinde 18. yüzyıldaki varlığını hesaba katmadı.然而,这一人设的奥地利霸权却没有考虑到普鲁士于18世纪在帝国政治中的崛起。
Hessen Darmstadt bazı topraklarını kaybetti fakat egemenliği sona ermedi.黑森-达姆施塔特失去了一部分领土,但主权得到保全。
O tarihlerde Kore, Japonya egemenliği altındaydı.那时的朝鲜尚在日本的统治之下。
Bu oylama partinin Sovyetler Birliği ve Sovyet halkı üzerindeki egemenliğini zayıflattı.废除此项削弱了共产党的权力和共产党对苏联及其人民的支配地位。
Millet egemenliğinin sahibidir.城市由城主统治。
Mısır'a egemen oldular.流亡埃及之苦。
Çin'deki Moğol nüfusu, egemen Moğolistan devletininkinin iki katından daha fazladır.中國的蒙古族人口是蒙古国總人口的近2倍。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
egemen ile cümle - Sayfa 21 - egemen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App