Güney Sudan, 9 Temmuz 2011 tarihinde egemen bir devlet olmuştur.Staten Sør-Sudan ble erklært 9. juli 2011.
1975 - İspanya, Batı Sahra'daki egemenlik hakkından vazgeçti.1975 – Spania trekker seg ut av Vest-Sahara.
Bu devletler kendi egemenliklerine sahiptirler.Tysklands delstater har sine egne regjeringer.
Kardeşlerine egemen ol, Kardeşlerin sana boyun eğsin.Vær herre over dine brødre, din mors sønner skal bøye seg for deg.
Tanrı'nın demeci ayrıca dünyayı yaratırken ve idame ettirirkenki egemenliğinin üzerinde durur.Diktet skildrer også gudenes verden, og hvordan de udødelige våker over jorden, og forarges over urett.
Başkentte oturan sultan, devletin mutlak egemeniydi.Sultanen var den offisielle enehersker i riket.
Eskiden yörede Hamitoğulları ve Tekeoğulları egemendi.Han tilhørte de tidlige, opphavelige guddommene som sønn av Pontos (havet) og Gaia (jorden).
Bölge yıllar boyu Moğol egemenliğinde kalacaktır.De levde i århundrer under mongolsk herredømme.
Uluslararası altyapı, uluslararası düzeyde daha fazla egemenlik verilmesini sağlayacak.Kan gis for større innsats internasjonalt.
1793-1814 yılları arasında Monako Fransa'nın egemenliği altında yaşadı.Det eneste unntaket var i perioden 1789–1814, da Monaco var under fransk kontroll.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto hadde til hensikt å dominere kirken og således kunne forene de tyske landområdene.
20 Mart 1956'da Tunus tam egemenliğini elde etti.Tunisia oppnådde selvstendighet fra Frankrike 20. mars 1956.
Egemenliğinin sona ermesiyle, Dmitri Moskova Prensliği topraklarını ikiye katladı.Ved slutten av sitt styre hadde Dmitrij Donskoj mer enn fordoblet territoriet til Fyrstedømmet Moskva.
"Din, devlete egemen olamaz".«Hagen ønsket ikke ren Høyre-regjering».
İlçeye Frigyalılardan sonra Selçukllular egemen olmuştur.Når enkelte offiserer etter de någjeldende lovers (pr.
1956 - Macaristan'da Sovyet egemenliğine karşı ayaklanma başladı.1956 – Protester mot sovjetisk innflytelse i Ungarn begynner.
MÖ 546 Bölgede Pers egemenliği başlıyor.Se alle artikler som begynner med fylkesvei 546.
Egemen, bir doktor olmuştur.Han ble dr. jur.
Anayasa temel olarak halk egemenliğini esas alır.Grunnloven stadfester folkesuverenitetsprinsippet som førende.
Yapı, adanın silüetine egemen durumdadır.Organisasjonen forvalter ni verneområder på øya.
1949 - 300 yıl süren Hollanda egemenliğinden sonra Kraliçe Juliana, Endonezya'nın bağımsızlığını tanıdı.1949 – Dronning Juliana av Nederland gir Indonesia suvereniteten tilbake.
Onuncu asırdan itibaren Müslümanlar bölgeye egemen olmaya başladılar.Fra 600-tallet av begynte muslimske arabere å bli dominerende i regionen.
Bu alan İsrail’in 1980’de Doğu Kudüs’ü topraklarına eklemesiyle, İsrail’in egemenliğine girdi.Israels annektering av Øst-Jerusalem i 1980.
Bizans egemenliği altındayken, Yunanca güzel/hoş dağ anlamındaki Kalonoros veya Kalon Oros adı kullanılmıştır.Under Det bysantinske riket var byen kjent som Kalonoros eller Kalon Oros, som betyr «vakkert fjell» på gresk.
Ulusal savunma ya da egemenlik konusunda da benzer düşünceler vardır.Det dreide seg om før- eller overstatlige rettigheter.
Alsace-Lorraine Almanların egemenliğine girdi.Alsace-Lorraine ble tilbakeført til Tyskland.
Böylece İspanya, Milan Düklüğü ve Napoli Krallığı üzerinde egemen güç durumuna geldi.Spania satt med herredømmet over Milano, Sicilia og kongedømmet Napoli.
Herhangi bir tarihte Bizans egemenliğine girmemiştir.Ingen stater bestrider Norges suverenitet over Bouvetøya.
Ancak egemen prensin ziyareti ta 1842'ye kadar gerçekleşmeyecekti.Namun, kunjungan pertama oleh seorang pangeran berdaulat tidak akan terjadi sampai tahun 1842.
Kaç Tür Egemenlik Vardır?Berapa banyak pria seperti itu di sana?
Hessen Darmstadt bazı topraklarını kaybetti fakat egemenliği sona ermedi.Hesse Darmstadt kehilangan sebagian wilayahnya, tetapi kedaulatannya masih tetap ada.
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoleon memerintahkan emansipasi Yahudi di wilayah yang dikuasai oleh Prancis.
28 Haziran 1832'deki "Altı Madde", monarşik egemenlik ilkesini tekrar doğruladı."Enam Pasal" pada 28 Juni 1832 menegaskan kembali asas otoritas raja.
1955 - Batı Almanya, tam egemenlik hakkına kavuştu.1955 - Jerman Barat memperoleh kedaulatan penuh.
Nükleer silahları başarılı bir şekilde kullanmış olan sekiz egemen devlet bulunmaktadır.Ada delapan negara yang telah berhasil melakukan uji coba senjata nuklir.
1975 - İspanya, Batı Sahra'daki egemenlik hakkından vazgeçti.1975 - Spanyol meninggalkan Sahara Barat.
II. Sargon, MÖ 722'den 705'e kadar egemenlik sürmüştür.Sargon II memerintah dari tahun 722 sampai 705 SM.
Kosova Savaşı'nın ardından Balkanların büyük kısmı Osmanlıların egemenliğindeydi.Setelah Pertempuran Kosovo, sebagian besar Balkan telah didominasi oleh Utsmaniyah.
Teknik, bilgisayar animasyonunun ortaya çıkmasına kadar sinemada egemen olan animasyon biçimiydi.Teknik tersebut paling sering digunakan pada animasi di bioskop sampai kemunculan animasi komputer.
Bahreyn'i ve Musul'u da Sasani egemenliğine aldı.Ia juga berhasil menaklukkan Bahrain dan Mosul ke dalam kekuasaan Sassania.
Partisi BMP, Bangladeş'in iki egemen siyasi partisinden biri oldu.BNP telah menjadi salah satu partai politik terkuat di Bangladesh.
Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim."Kepadamu akan Kuberikan kunci Kerajaan Sorga.
Ançımaa ve Toka, ülkenin bundan sonraki 30 yılına birlikte egemen oldular.Awan dan api ada bersama mereka hingga mereka mencapai tanah perjanjian empat puluh tahun kemudian.
Egemenliğin gelsin.Datanglah Kerajaan-Mu.
Kardeşlerine egemen ol, kardeşlerin sana boyun eğsinler.Maka iri hatilah saudara-saudaranya kepadanya.
1018 yılında son Bulgar gücü de kırıldı ve ülke Doğu Roma egemenliğine girdi.Pada tahun 1018, benteng Bulgaria terakhir telah menyerah, dan negara mereka menjadi bagian dari Romawi Timur.
Egemen olan ilkesi irade serbestisidir (Privataautonomie).Prioritas kedua adalah manajemen risiko individu (personal risk management).
O tarihlerde Kore, Japonya egemenliği altındaydı.Waktu itu Korea dikuasai Jepang.
(Territory, devlet egemenliği altındaki alan, toprak demektir.)(Tidak diketahui di bawah kekuasaan kaisar siapa ia bekerja.)
1450 m rakımlı köyde sert karasal iklim egemendir.Jalan Tanah 4135 m' Kondisi Pemerintahan Desa a.
Karakalpakstan Cumhuriyeti kendi egemenlik ve kendi anayasası vardır.Provinsi Vojvodina memiliki majelis dan pemerintahannya sendiri.
Güney Sudan, 9 Temmuz 2011 tarihinde egemen bir devlet olmuştur.Selain itu, terdapat 10 negara bagian lainnya yang sejak 9 Juli 2011 menjadi negara bagian Sudan Selatan.
3. Egemenlik Nedir?Apa Kerajaan Allah Itu? 9.
Bu karar partinin devlet ve Sovyet halkı üzerindeki egemenliğini zayıflattı.Kebijakan ini melemahkan partai dan hegemoninya atas Uni Soviet dan rakyanya.
Super Junior’ın Don’t Don albümüne bu SMP tarzı egemen olmuştur.Super Junior menonjolkan suara SMP ini dalam Don't Don.
Senin Köylerin, çev. Egemen Berköz (Ankara: Tan, 1983).Basyir serta para pengikutnya. ( sumber : makalah sejarah desa karangmangu oleh Eyon Yugaria : 1983).
1870'te Papalık Devletleri İtalya tarafından devralınınca Kutsal Makam'ın egemen olduğu toprakları kalmamıştı.Setelah Italia mengambil alih Negara Gereja pada tahun 1870, Tahta Suci tidak memiliki kedaulatan teritorial.
Gregorius papalığın bağımsız egemenliğini temin etmeye çalışmıştır.PAIGC menginginkan kemerdekaan dari pemerintahan kolonial Portugis.
Portekiz: Portekiz ise İspanya'nın Olivenza bölgesindeki egemenliğini tanımamaktadır.Bồ Đào Nha không công nhận chủ quyền của Tây Ban nha đối với Olivenza.
Egemenliğinin sona ermesiyle, Dmitri Moskova Prensliği topraklarını ikiye katladı.Vào cuối thời kỳ trị vì của mình, Dmitry đã mở rộng lãnh thổ của công quốc Moskva thành gấp đôi.