Ana içeriğe geç
Sözlük

egemen ile cümle

egemen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Türk Memlük Hakanı Sultan Baybars, 1268 yılında Haçlı egemenliğine son vermiştir.Lopulta Egyptin ja Syyrian sulttaani Baibars onnistui linnan valloituksessa vuonna 1271.
Luang Prabang 1752'de Burmalılar'ın, 1778'de ise Siamlılar'ın egemenliğini kabul etmek durumunda kaldı.Luang Prabang vapautui burmalaisvallasta 1778, mutta tilalle tuli siamilaisten ylivalta.
Bu sülalenin egemenliği sadece Horasan üzerinde kalmıştı.Ainoastaan Reposaaren edustalta saatu tulos oli hivenen ylitse.
Demokratik Egemenlik: Halkın temsilcilerinin iktidarda olduğu egemenlik türüdür.Edustuksellinen demokratia käsittää kansaa edustavien hallitusvirkailijoiden valinnan.
Egemenlik yönetme gücünü kullanmaktır.Hallitus käyttää toimeenpanovaltaa.
Gregorius papalığın bağımsız egemenliğini temin etmeye çalışmıştır.Gregorius yritti turvata paavin omistusoikeuden moniin maihin.
1917'de yürürlüğe giren anayasaya göre her eyalet özgür ve egemen kabul edilir.Σύμφωνα με το σύνταγμα του 1917, κάθε πολιτεία είναι ελεύθερη και κυρίαρχη.
Antarktika'da hükümet mevcut değildir, buna rağmen çeşitli ülkeler bazı bölgelerinde egemenlik iddia ederler.Η Ανταρκτική δεν έχει κυβέρνηση, ωστόσο διάφορες χώρες διεκδικούν κυριαρχία σε κάποιες περιοχές.
1899 - Küba'da İspanyol egemenliği sona erdi.1899 - Τερματίζεται η ισπανική κυριαρχία στην Κούβα.
Tiflis’te egemen olan ruh hali çok farklıydı.Το κλίμα, που επικρατούσε όμως, στην Τιφλίδα ήταν πολύ διαφορετικό.
Lucis Krallığı hariç, dünyadaki bütün ülkeler Niflheim İmparatorluğunun egemenliği altındadır.Όλες οι πόλεις του κόσμου βρίσκονται υπό την κυριαρχία της αυτοκρατορίας Niflheim.
Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim.Σου έδωσα τα κλειδιά του βασιλείου μου.
Almanya ve İtalya çok sayıda küçük feodal egemenliğe bölünmüş durumdaydı.Οι σημερινές Γερμανία και Ιταλία ήταν διαιρεμένες σε μικρά ανεξάρτητα κράτη.
Slovakya'da Hristiyanlık egemen dindir.Ο Χριστιανισμός είναι η επικρατούσα θρησκεία στην Σλοβακία.
Yaklaşık 1200 yılın sonunda Roma'nın Batı'daki egemenliği sona erdi.Έχοντας επιβιώσει για περίπου 1200 χρόνια, η κυριαρχία των Ρωμαίων στη Δύση έλαβε τέλος.
Adalet, özgürlük ve refah Sonsuza kadar egemen olsun.Ας είναι για πάντα η ευτυχία κι η ευημερία σου.
1956 - Macaristan'da Sovyet egemenliğine karşı ayaklanma başladı.1956 - Αρχίζει η αντικομουνιστική εξέγερση στην Ουγγαρία.
Anûşirvan Menuçehr de Gaznelilere egemenliğini tanıtabimek için 500.000 dinar ödemiştir.Εκκενώνει τη Μεσοποταμία και δίνει 500.000 δηνάρια στον Σαπώρη Α'.
Atropat, Atropatena bölgesinde (günümüzde İran Azerbaycan'ı) egemenlik kurmuştur.Ο Ατροπάτης κυβέρνησε την περιοχή της Ατροπατηνής (το σημερινό ιρανικό Αζερμπαϊτζάν).
Egemenliğin gelsin.Δήμος Ηγουμενίτσας.
Yani Papa topraksal olarak Vatikan'ın egemenliğidir.Ο Πάπας αποτελεί αντίστοιχο του αρχιερέα-βασιλιά της Βαβυλώνας.
Trablusgarp 360 yıl, 1 ay, 20 gün Osmanlı egemenliğinde kalmıştır.Η παποσύνη του Βενέδικτου διήρκεσε 4 χρόνια, 1 μήνα και είκοσι οκτώ ημέρες.
Westfalyan egemenliği kuramıyla tanınır.Βλ. την Ομολογία Πίστεως του Westminster.
Bizanslılar uzun süre yöreye egemen olmuş.Οι Σταρκ δικαιώνονται μετά από πολύ καιρό.
Egemen, bir doktor olmuştur.Ο Τρυντώ έγινε γιατρός-ορειβάτης.
Mısır'a beş yıl boyunca egemen olmuştur.Για τα επόμενα πέντε χρόνια υπήρχαν δύο βασιλείς στην Αίγυπτο.
1522 - Rodos, Osmanlı egemenliğine girdi.Το 1522, η Ρόδος περνάει υπό την κατοχή της Οθωμανικής Αυτοκρατορίας.
Müzik listelerinde pop egemenliğini yıkan ilk rap grubu oldular.Ήταν ένας από τους πρώτους Ευρωπαίους που προσπάθησαν να ενσωματώσουν τη ραπ μουσική στην ευρωπαική ποπ.
Egemenlik öykülerini işiten ben ben, Kulluk şarkısını dinleyen ben ben.Η μουσική είναι ο τρόπος ζωής μου, τραγουδώ για την χαρά που μου δίνει το τραγούδι.
Tiflis’te egemen olan ruh hali çok farklıydı.Den fremherskende stemning i Tiflis var meget anderledes.
Birinci Çin-Japon Savaşı ve Rus-Japon Savaşı ardından Kore Japon egemenliği altına girdi (1910-1945).Efter den første kinesisk-japanske krig og den russisk-japanske krig blev Korea besat af Japan (1910-45).
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.I 1625 kom hele fastlands-Estland under svensk herredømme.
Egemenliğin gelsin.Lad dit rige komme.
Rokkan Avrupa'daki egemen devlet ve millet oluşumu için kavramsal model silsilesinin yaratıcısıdır.Rokkan er skaberen af en serie af modeller for dannelsen af stater og nationer i Europa.
Bu devletler kendi egemenliklerine sahiptirler.Tysklands delstater har sine egne regeringer.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto havde til hensigt at dominere kirken og forene de tyske landområder.
Bu olay, Macaristan'da egemenlik için Osmanlı-Avusturya rekabetini başlattı.Dette afslutter osmannerrigets pres mod Østrig-Ungarn.
Bunun sonucunda Québec ele geçirildi ve 1632'ye dek İngiliz egemenliğinde kaldı.I 1629 blev Québec indtaget og besat af englænderne indtil 1632.
1945 Yalta Konferansı ile bütün ada Sovyet Rusya egemenliğine geçmiştir.I 1945 efter forhandlingerne på Jaltakonferencen fik Sovjetunionen fuld kontrol over øen.
Kaç Tür Egemenlik Vardır?Men hvor meget har nationaliteten i det hele taget at sige?
Bahreyn'i ve Musul'u da Sasani egemenliğine aldı.Han føjede også Bahrain og Mosul til de sassanidiske besiddelser.
Ulusal Egemenlik ya da millî hâkimiyet, devletin gücü olan egemenliğin doğrudan doğruya ulusa ait olmasıdır.Suverænitet eller højhedsret er en stats selvbestemmelsesret.
Gözcü Kulesi'nin amacı Tanrı Yehova'yı evrenin egemeni olarak yüceltmektir.Vagttårnet siger om sit formål "Vagttårnets formål er at ophøje Jehova Gud som universets suveræne Herre.
20 Mart 1956'da Tunus tam egemenliğini elde etti.Den 20. marts 1956 blev Tunesien et selvstændigt kongerige.
Yani sonuçta kötü para piyasada egemen hale gelecektir.Det giver altså mulighed for at tjene penge i et faldende marked.
Kent 1018'den, İkinci Bulgar İmparatorluğu'nun kurulduğu 1185'e değin Bizans egemenliği altında kaldı.Det blev i 1185 efterfulgt af det andet bulgarske rige.
Kosova Savaşı'nın ardından Balkanların büyük kısmı Osmanlıların egemenliğindeydi.Verdenskrig levede hovedparten af kurderne i det osmanniske rige.
Çek Cumhuriyeti'nde din, 20. yüzyılın başına kadar Hristiyanlık egemen dindi.Samisk religion eksisterede som levende religion indtil 18. århundrede.
Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim.Nøklene symboliserer nøklene til himmelriket.
1955 - Batı Almanya, tam egemenlik hakkına kavuştu.1955 – Vest-Tyskland får full selvråderett.
Aile yaşamında erkek egemendir ve kadınlar da söz sahibidir.I sannhet har du rettigheter over kvinnene og de har også rettigheter over deg.
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoleon hadde beordret frigjørelsen av jøder på tvers av territorier underlagt fransk hegemoni.
Belçikalı'lar bu turu eğemenliği altına almışlardı; 15 etabın 12 si Belçikalı'lar tarafından kazanıldı.Belgierne dominerte rittet - de vant 12 av de 15 etappene.
Egemenliğin gelsin.Dein Reich komme!
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.I 1625 kom hele Fastlands-Estland under svensk herredømme.
28 Haziran 1832'deki "Altı Madde", monarşik egemenlik ilkesini tekrar doğruladı.De «seks artikler» fra 28. juni 1832 bekreftet i all hovedsak kongemakten.
Teknik, bilgisayar animasyonunun ortaya çıkmasına kadar sinemada egemen olan animasyon biçimiydi.Denne teknikken var den mest brukte formen for animasjon i filmbransjen frem til dataanimasjon kom.
Ancak egemenliğin kendisi devredilemezdi.Men hans rike skulle ikke vare.
Askerî hükümran kavramı (霸) ve onun "etkileme tarzı" (霸道) Çin toplumuna egemen olmuştur.Konseptene om militært hegemoni og «maktens vei» begynte å dominere kinesisk samfunn.
Saltanat, dünyasal bir egemenlikten başka bir şey değildi.Et mormaerdømme var ikke bare ganske enkelt et regionalt herredømme.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod