Kimi âşıkların yaşamı efsanelerle karışmıştır.Numa história de amor estão os mistérios da vida.
Efsane: Ejderhalar Mirası İngilizce resmi web sitesi.Site oficial do English Heritage.
Bu böylece efsane olarak söylene gelmiştir.Mas, como ele disse, eram lendas.
Bu tip efsanevi temellerle insan kurban edilmesi, zaman zaman büyük sayılarda, devam etmiştir.No entanto, ele não se adapta bem a esse estilo de vida, caçando humanos ocasionalmente.
Bölgenin efsanevî kralı Agne de bu sagalarda bulunmaktadır.O inimigo real do meu povo está aqui.
Başarılarının büyüklüğü, kendisini Tanrı’nın desteklediği efsanesinin yerleşmesine yol açıyor.Seu lacabe significa, literalmente, "Vitorioso para a religião de Deus (Alá)".
Beş Bey olgusuna Uygurlarda Mani dini ile bütünleşen efsanelerinde rastlanmaktadır.São conhecidos no mínimo 25 manuscritos sobre astronomia de sua autoria.
Kraliçe Guinevere, Kral Arthur'un efsanevi eşidir.A espada de Sigmund é similar à espada do rei Artur.
Ancak dram sanatı, bu efsanelerden yepyeni bir biçimde esinlendi.É admirável este aparelho, pelas leis inteiramente novas que revela.
Kıyıya çıktıklarında bu adanın hakkında efsaneler anlatılan lanetliler adası olduğunu anlarlar.Ao entrar no sistema solar, eles percebem que algumas lendas sobre a Terra eram reais.
"Yüz Yıllık Efsane Tepebaşı Dram Tiyatrosu".«Cem anos escândalo literário».
Yıllar sonra Anna, çocuğuna babasının yani Artyom'un efsanesini anlatır.Later wordt Anna getoond om hun zoon over Artyom's dapperheid te vertellen.
Dağ ile ilgili çeşitli türküler ve efsaneler oluşmuştur.Aan de heuvel zijn vele sagen en legenden verbonden.
Hakkında efsaneler asla bitmez.Lezen stopt nooit!
Bu film daha sonra Herkül: Efsanevi Seyahatler (Hercules: The Legendary Journeys) dizisine dönüştü.De serie was een spin-off van Hercules: The Legendary Journeys.
Hakkında birçok efsane dillendirilmektedir.Er zijn een aantal legenden over haar geschreven.
Efsanevi Eusébio hâlâ Portekiz futbolunun unutulmaz sembolüdür.Eusebio is een symbool van de Portugese voetbalgeschiedenis.
Adını bir efsaneden alır.De naam is afgeleid van een legende.
Efsanevi üç Sanninden biridir.Het concept van de drie waarheden in één waarheid.
Bu efsaneyle ilgili kayda değer hiçbir tarihi kanıt bulunamamıştır.Ieder bewijs ontbreekt tot nu toe voor deze legende.
Efsaneye göre lanetlenmiş olan kişi tam dolunay zamanında bir Kurt Adam'a dönüşür.De weerwolf is een mens die bij tijd en wijle in een wolf verandert.
Engellerine rağmen başardıkları, onu efsanevi bir kişilik haline getirmiştir.Hun bekentenis bespaarde hen een (in hun ogen) vernederende rechtszaak.
Bu zaferden sonra U-47'nin komutanı Günther Prien Almanya'da efsane olmuştur.De succesvolle commandant van de U-47, Günther Prien ondervond dit tot zijn grote ergernis.
Gwain, efsaneye göre Kral Arthur'un Yuvarlak Masasındaki en sadık şövalyelerinden bir tanesidir.Galahad was een van de ridders van de ronde tafel van koning Arthur.
Lillehammer ismi ayrıca eski bir İskandinav efsanesi olan Litlikaupangr ile de ilişkilendiriliyor.De naam van de Heksenheuvel is verbonden aan een oude, Litouwse legende.
Hanedan Kahramanlar Çağı'ndaki efsane Gri Kral'ın soyundan gelir.Het Huis stamt af van de legendarische Grijze Koning uit het Heldentijdperk.
Gerçi, bu efsane idi.Dit is echter een legende.
Sanatçı 1991'de Disney'in efsaneleri arasına kabul edilmiştir.In 2006 werd hij erkend als een van de Disney Legends.
İlk yazılı metnin ortaya çıkmasından sonraki yüzyıllarda efsane giderek yayılır.In latere eeuwen is de legende verder uitgebreid.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Tantalus slachtte zijn zoon Pelops en zette hem voor aan de Olympische goden.
Efsaneye göre tablete sahip olan herkes evrene hükmetmektedir.Volgens een legende heeft degene die de Kursteen bezit macht over de hele wereld.
Bir efsaneye göre, Manco Capac ve kardeşi Pachacamac, Inti´nin oğullarıdır.Een mythe verhaalt over Manco Capac en zijn broer Pachacamac, zonen van de zonnegod Inti.
Bu efsane, şu anda Meksika'nın sembolü olarak bayrağında ölümsüzleştirilmiştir.Dit symbool staat thans nog op de vlag van New Mexico.
"Dzongkha" sözcüğü, Dzong'da (bir tür efsanevi Bhutan kalesi) konuşulan dil anlamına gelmektedir.De naam ´Dzongkha´ betekent in het Dzongkha `burchttaal´.
Efsane mi Gerçek mi?Zijn zijn boeken waarheidsgetrouw?
Giresun Adası ile ilgili olarak birtakım efsaneler anlatılmaktadır.Er worden verschillende mythen verteld over het eiland.
Ayrıca efsanelerin nasıl yaratıldığını da incelemektedirler.Wat de meisjes lezen wordt in de gaten gehouden.
Zaman geçtikçe bu efsanenin kahramanı genel olarak değişti.In dit gedeelte van uw droom is in het algemeen alles in zijn tegendeel veranderd.
Arayıcının Efsanesi dizisinde Richard Cypher rolü ile tanındı. ^Hij is het best bekend door zijn rol als Richard Cypher in de televisieserie Legend of the Seeker.
Efsanevi goril King Kong da adada yaşamaktadır.King Kong is een fictieve enorme gorilla, die op het eveneens fictieve eiland Skull Island woont.
Atla ilgili birçok efsane vardır.Er bestaan verschillende legenden over de oorsprong van het paard.
Topiltzin Ce Acatl Quetzalcoatl, 10. yüzyılda efsanevi toltek lideri, mitolojik figür.Topiltzin Ce Acatl Quetzalcoatl, Tolteeks leider – Leefde in de 10e eeuw.
Beyşehir adının bir de efsanevi hikayesi vardır.De naam hangt samen met een legende.
Tibet’teki başka efsanelerde bir mitosla ilişkilidir.Deze legende is op een aantal wijzen in de Tibetaanse geschiedschrijving behandeld.
Fransa futbolunun neredeyse efsane olacak bir futbol antrenörü öldürülür.Dit is het Franse voetbalinstituut waar jonge Franse voetballers een voetbalopleiding krijgen.
At daha da efsaneleşir.Paardenhaar is een duurzaam materiaal.
Dubai, Dubai Tenis Şampiyonası ve Rock Efsaneleri Dubai tenis şampiyonalarına da ev sahipliği yapmaktadır.Tennis: Elk jaar worden in Dubai de Dubai Tennis Championships gehouden voor zowel de heren als de dames.
Örneğin, bir efsanede, atmaca, Göğün Göbeği’nden Yer’in Göbeği’ne dikine iner.Dat deed die bijvoorbeeld door een kosmisch ei te openen waaruit de hemel en aarde tevoorschijn kwamen.
Efsaneye göre Roma'yı Romulus ve Remus kardeşler kurmuştur.Rome zou gesticht zijn door de broers Remus en Romulus.
Manastırın kuruluşu ile ilgili bir de efsane vardır.Het ontbreekt aan zekerheden over de stichting van het klooster.
1900 Efsanesi, Giuseppe Tornatore'ın yönettiği 1998 yılı yapımı bir film.De novelle Novecento werd in 1998 door Giuseppe Tornatore verfilmd als The Legend of 1900.
Bu efsane hâlâ yaşamaktadır.Ze houden legenden levend.
Yine bir efsaneye göre, sadece bakire kızların yanına yaklaşır ve bu şekilde yakalanabilir.Według legendy może być schwytany i oswojony tylko przez dziewicę.
25 Eylül - John Bonham, Led Zeppelin grubunun efsanevi davulcusu.25 września – zmarł John Bonham, perkusista zespołu Led Zeppelin.
Köyün bir de efsanesi de vardır.Zieluń ma także swoje legendy.
1993 yılının sonlarına doğru Volvo, neredeyse 15 yıldır ürettiği efsanevi F serisinin yerine FH'yi duyurdu.Pod koniec 1993 roku Volvo przedstawiło następcę legendarnej serii F, która była w produkcji od 16 lat.
Örgütün ismine dair de yerel efsaneler mevcuttur.Tyle mówi miejscowa legenda.
Hakkında efsaneler asla bitmez.Legendy nie umierają nigdy (ang.)
Pyu'nun hikâyeleri ve efsaneleri de Bamar'ın hikâyelerine ve efsanelerine dahil edildi.Historie i legendy Pyu zostały włączone do kulturowego dziedzictwa Birmańczyków.
Efsaneye göre lanetlenmiş olan kişi tam dolunay zamanında bir Kurt Adam'a dönüşür.Nie wiedzą, że ciąży na nim klątwa i że w każdą pełnię księżyca zmienia się on w wilkołaka.