Subhash Chandra Bose gibi efsanevi figürleri daha sonra harekette militan bir yaklaşımı benimsedi.Otros líderes como Subhash Chandra Bose adoptaron una posición militar hacia la independencia.
Efsane futbolcu Gheorghe Hagi .El futbolista rumano Gheorghe Hagi.
Efsanevi Hip Hop oluşumu Juice Crew prodüktörü Marley Marl Polo'yu tanıyordu.Formó parte del legendario grupo Juice Crew, fundado por el productor Marley Marl.
"Bir efsaneydi o."Ella quería ser su propia letrista."
Efsanevi oyuncu Şarlo'nun oğlu olan oyuncu Sydney Earl Chaplin 3 Mart 2009'da 82 yaşında ölmüştür.Sydney Earl Chaplin murió de un derrame cerebral el 3 de marzo de 2009, a la edad de 82 años.
Trollhättan adı, bazı efsanevi masallardan alıntıdır.El nombre Trollhättan viene de los cuentos folclóricos.
Ekskalibur hakkında iki efsane bulunur.Dos ensayos sobre el exilio.
Faust efsanesine konu olmuştur.Bajo relieve con el tema de Fausto.
"YAŞAM Bira efsaneleri".«Concejalías de Beas de Segura».
Efsanevi yaratık.Criatura misteriosa.
Köyün bir de efsanesi de vardır.Este castillo también tiene su leyenda.
Efsanenin bazı versiyonları ise Houyi ve Chang'e yi başlangıçta ölümsüz değil, ölümlü olduğunu söyler.De acuerdo a la leyenda, Chang'e y su esposo Houyi eran inmortales y vivían en el Cielo.
Onun çocukken örnek aldığı ve en sevdiği basketbolcu efsane Michael Jordan'dır.El jugador al que más ha admirado en su infancia ha sido Michael Jordan.
Sanatçı 1991'de Disney'in efsaneleri arasına kabul edilmiştir.Él fue incluido en el programa Disney Legends en 1999.
Hakkında birçok efsane dillendirilmektedir.Existen muchas versiones sobre esta leyenda.
Titanlar, Yunan mitolojisine göre efsanevi Altın Çağ'da dünyayı yönetmiş olan güçlü tanrı ırkıdır.Titanes, en mitogología griega: raza de poderosos dioses que gobernaron durante la legendaria edad de oro.
Zaten efsaneler Yunan şiirinin de kaynağı olmuştu.C. esta escritura parece haber sido el modelo en el que se basó el silabario griego de Chipre.
Ödül efsanevi oyuncu Alfredo Di Stéfano'nun adını taşımaktadır.Este récord lo comparte con Alfredo Di Stéfano.
Efsaneye göre Truva şehri kral soyunun atalarından biri olan Tros tarafından kurulmuştur.Según la leyenda la iglesia de San Antonio fue fundada debido a la promesa de un fugitivo.
Efsanevi altın saçlı bir insansı hayvan.Un león rampante de oro.
Bir başka Uygur efsanesine göre Tanrı Dağlarında bir ejderha yaşarmış.En una leyenda uigur, un dragón vivía en las montañas de Tianshan.
İlgili efsanelerde menhirler doğarlar, büyürler, dans ederler ve ağlarlar.Son nuestros compañeros evolutivos, seres especiales, lloran y ríen.
Bu efsane hâlâ yaşamaktadır.Aun así, la leyenda sigue creyéndose.
Heroon: Efes'in efsanevi kurucusu Androklos adına yaptırılmış bir çeşme yapısıdır.Serot: es el planeta hogar para algunos esclavos que es gobernado por Vorx.
Efsane:Kan: Alt etmeler kalıcı can çalma sağlar.La corona: voto de recuerdo permanente.
Bu efsaneler Çin'de, çok daha eski çağlarda başlamıştı.Tales avisos eran bastante raros en ese China entonces.
Alexsandro de Souza, Fenerbahçe'nin Brezilyalı efsane oyuncusu.Alexsandro de Souza futbolista brasileño del Fenerbahçe.
Her çağın kendi efsaneleri vardır.Ogni epoca ha i propri miti.
Lin Moniang'ın ölümü hakkında farklı efsaneler vardır.Esistono almeno due versioni della morte di Lin Moniang.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Secondo la leggenda, quando Roi Mata conquistò la terra, il suo primo obiettivo fu quello di unire le tribù.
Sonraki Raw haftasında, başka bir hardcore efsanesi olan Terry Funk, Ambrose'a bir testere verdi.La settimana seguente a Raw, un'altra leggenda hardcore Terry Funk ha dato ad Ambrose una motosega.
Efsaneye göre Japon kılıcı, Amakuni isimli demirci tarafından katlı çelik işlemiyle icat edilmiştir.Secondo la leggenda, la spada giapponese fu inventata da un fabbro di nome Amakuni (ca.
Onun çocukken örnek aldığı ve en sevdiği basketbolcu efsane Michael Jordan'dır.Deve il suo nome dal giocatore preferito di basket di suo padre Michael Jordan.
Ben Efsaneyim filmini yaptı ve ben büyük bir Will Smith hayranıyım.È un film di supereroi con protagonista Will Smith.
Tabiidir ki bu bir efsanedir ve ona göre değerlendirmek gerekecektir.Certo, è un romanzo, e come tale va considerato.
Evliydi, üç çocuğu- Yasemin Hüseynova, Efsane Hüseyinova, Murat Hüseynov.Era sposato, ha tre figli – Yasaman Huseynova, Afsana Huseynova, Murad Huseynov.
İkisi de sever lakin birleşemezlerse işte o zaman efsane olur" idi.Se le due proteine non sono tra loro associate, non è rilevabile alcun segnale FRET.
Efsanenin bazı değişik versiyonlarında, Vortigern onun kahyası olarak geçer.Secondo alcune versioni della leggenda, Vortigern era il suo siniscalco.
Adını bir efsaneden alır.Il nome deriva da una leggenda.
Özellikle efsanevi samuray kahramanlarının savaşlarının tasvirleri ile tanınır.Va molto fiero dei suoi antenati, dei guerrieri samurai.
Yıllar sonra Anna, çocuğuna babasının yani Artyom'un efsanesini anlatır.Più tardi, Anna viene mostrata a dire al figlio del coraggio di Artyom.
Gerçi, bu efsane idi.Questa però è solo la leggenda.
Efsaneler, ölümünden kısa bir süre sonra Kelley'inin etrafında dönmeye başladı.Subito dopo la sua morte un alone di leggenda cominciò ad avvolgere il nome di Kelley.
Efsaneye göre Görünmezlik Pelerini giyeni Ölüm'e görünmekten koruyan bir güce sahiptir.Solo il medaglione raccolto dal cadavere sembra avere il potere di proteggerlo.
Dellingr ayrıca efsanevi saga Hervarar saga ok Heiðreks 'de de yer almaktadır.Dellingr è attestato anche nelle leggendaria Saga di Hervör.
Bir başka Uygur efsanesine göre Tanrı Dağlarında bir ejderha yaşarmış.In una leggenda uigura un drago abitava i monti Tien Shan.
Sarayla ilgili en ünlü efsane, Urashima Tarō'nun Ryūgū-jō'yu üç gün boyunca ziyareti ile ilgilidir.In una leggenda, Urashima Tarō visitò il Ryūgū-jō in sette giorni.
Bu efsanede Türklerin kurtlardan türedikleri anlatılır.Anche in questa versione i Turchi discendono da un lupo.
Aynı zamanda ortak efsaneli oyunlar olarak Final Fantasy XIII ve Final Fantasy Type-0 örnek gösterilebilir.Appare anche in Final Fantasy XIII-2, Final Fantasy Tactics e Dissidia Final Fantasy come tutor.
Bu efsanede de, babasının Manco Capac'a altın bir değnek verdiği düşüncesi vardır.Anche in questa leggenda il padre di Ayar Manco dona al figlio un bastone d'oro.
Bu efsane 18. yüzyılın başlarında popüler oldu.La leggenda era già diffusa all'inizio del XVI secolo.
Bu efsanenin asıl kaynağı Rodoslu Apollonios’un Argonautika adlı yapıtıdır.La principale fonte che ci ha trasmesso questo mito è Le Argonautiche di Apollonio Rodio.
Bu efsanede öldürülen kralın iki oğlu vardır: Hroðgar ve Halga.Ora il suo regno è governato da due tiranni: Ormestin e Krypto.
Yıldızlaştığı film, Sergio Leone'nin efsane Once Upon a Time in America filmi ile oldu.Si vede Sanjust nel film C'era una volta in America di Sergio Leone.
Kırgızlar, efsanelere göre “kırk kız”dan meydana gelmişlerdir.Successione dei Boss: Circa 40 "uomini d'onore".
Eskişehirspor'un efsane futbolcularındandır.La storia del calcio attraverso i suoi eroi.
Ana madde: Noel Baba Noel Baba, Noel gecesi çocuklara hediye bıraktığına inanılan efsanevi kişidir.Babbo Natale: È l'uomo che nella notte di Natale consegna i regali ai bambini.
Efsaneden Tarihe Ankara Yahudileri.Sono nemici giurati dei naga.
Bu nedenle bu sav, büyük olasılıkla bir şehir efsanesinden ibarettir.Ma è tutto, molto probabilmente, frutto della semplice fantasia popolare.
Karakalpakistan'da derlenmiş bir efsane onun kopuzun nasıl yapılacağına olağanüstü varlıklardan öğrenmiştir.Una nota leggenda su san Gallo vuole che un fatto straordinario avesse avuto luogo presso queste cascate.