Ana içeriğe geç
Sözlük

efendim ile cümle

efendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bundan emin misiniz efendim?Er du sikker på det?
Bundan emin misiniz efendim?Tem a certeza disso, minha senhora?
Bundan emin misiniz efendim?Είστε σίγουρη για αυτό;
Bundan emin misiniz efendim?Вы уверены, мэм?
Bu nedenle lütfen gelip onu al. Efendim?Pardon ?
Bu nedenle lütfen gelip onu al. Efendim?Pardon?
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."C'est la façon dont ces appartements à New York sont construites, monsieur.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Det är hur dessa New York-lägenheter byggs, sir.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Det er den måde disse New York lejligheder er bygget, sir.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Đó là cách các căn hộ New York được xây dựng, thưa ông.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."E 'il modo in cui vengono costruiti questi appartamenti di New York, signore.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Es ist die Art, wie diese New York Wohnungen gebaut, Sir.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Este modul în care aceste apartamente sunt construite din New York, domnule.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Ez az út ezeket a New York-i lakások épülnek, uram.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Het is de manier waarop deze in New York appartementen worden gebouwd, meneer.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Ini adalah cara ini New York apartemen dibangun, Sir.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Je to spôsob, akým tieto New York apartmány sú postavené, pane.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Je to způsob, jakým tyto New York apartmány jsou postaveny, pane.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur.그는 "이 뉴욕의 아파트는, 손님을 구축하는 방법입니다.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Se on se tapa nämä New York huoneistot rakennetaan, sir.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."To je način, kako ti New York apartmaji so zgrajeni, gospod.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."To jest sposób w jaki te New York apartamenty są zbudowane, sir.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Είναι ο τρόπος υλοποίησης αυτών Νέα Υόρκη διαμερίσματα κατασκευάζονται, κύριε.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Това е начинът, по който са построени тези нови апартаменти в Ню Йорк, сър.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Це те, як ці нові квартири Йорку побудовані, сер.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."Это то, как эти новые квартиры Йорке построены, сэр.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur."هذه هي الطريقة هي التي شيدت هذه الشقق الجديدة في نيويورك ، يا سيدي.
"Bu New York daire, efendim inşa yoludur.非常に私たちのロンドンの家とは違って。
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?A może o to się pan martwił?
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?Det var väl de här du oroade dig för?
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?Det var vel disse, som du bekymrede dig for?
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?È di queste che è preoccupato, vero, signore?
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?Era com estas que estava preocupado, não era?
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?¿Es esto lo que le preocupa, señor?
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?Taidatte olla huolissanne näistä.
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?Μάλλον γι' αυτά ανησυχήσατε, κύριε.
Bunlar için mi endişeleniyorsunuz, efendim?Вы беспокоились вот из-за этого?
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Då sade han till mig: »Förstår du då icke vad de betyda?» Jag svarade: »Nej, min herre.»
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Da sa han til mig: Vet du ikke hvad disse er? Jeg svarte: Nei, herre!
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Ele me respondeu, dizendo: Não sabes o que é isso? E eu disse: Não, meu senhor.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.El mi -a răspuns: ,,Nu ştii ce înseamnă?`` Eu am zis: ,,Nu, domnul meu.`` Şi el a zis:
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.És szóla nékem, mondván: Hát nem tudod-é, mik ezek? És mondám: Nem, Uram!
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Han svarede: "Ved du ikke, hvad de betyder?" Jeg sagde: "Nej, Herre!"
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Il me répondit: Ne sais-tu pas ce qu`ils signifient? Je dis: Non, mon seigneur.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.I mluvil ke mně, řka: Víš-liž, co ty věci jsou? I řekl jsem: Nevím, pane můj.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.그가 내게 대답하여 가로되 네가 이것이 무엇인지 알지 못하느냐 대답하되 내 주여 알지 못하나이다
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Me respondió: --¿No sabes qué son éstos? Yo dije: --No, señor mío
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Mi rispose: «Non comprendi dunque il significato di queste cose?». E io: «No, signor mio»
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Na to mi riekol a povedal: Či nevieš, čo znamenajú tie veci? A povedal som: Neviem, pane.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Người đáp rằng : Ngươi không biết những điều đó là gì sao ? Ta nói : Thưa chúa , tôi không biết .
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Người đáp rằng: Ngươi không biết những điều đó là gì sao? Ta nói: Thưa chúa, tôi không biết.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Niin hän sanoi minulle näin: "Etkö tiedä, mitä ne ovat?" Minä vastasin: "En, Herra".
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Sahutnya kepadaku, "Tidak tahukah engkau?" "Tidak Tuan," jawabku
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Tedy rzekł do mnie, mówiąc: Izali nie wiesz, co to jest? Rzekłem: Nie wiem, Panie mój.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Und er sprach zu mir: Weißt du nicht, was diese sind? ich aber sprach: Nein, mein Herr.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim."Weet u niet wat ze betekenen?" vroeg de engel. "Nee", antwoordde ik.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.Και ειπε προς εμε λεγων, Δεν γνωριζεις τι ειναι ταυτα; Και ειπα, Ουχι, κυριε μου.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.А той в отговор ми рече: Не знаеш ли какви са те? И рекох: Не зная, господарю мой.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.И сказал он мне: ты не знаешь, что это? Я отвечал: не знаю, господин мой.
‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.ויאמר אלי לאמר הלוא ידעת מה אלה ואמר לא אדני׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod