efendim ile cümle
efendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.한 시민 최대, 선생님, 나와 함께 가고, 나는 왕자의 이름을 순종으로 그대 비용이 청구됩니다.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.[王子、出席入力します。。モンタギュー、キャピュレット、その妻、そして他人を]
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet Hisz több, "tis több: fia idősebb, uram, az ő fia harminc.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capuleti 'Tis di più,' tis di più: il figlio è maggiore, signore, suo figlio è di trenta.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis enemmän, "tis enemmän: hänen poikansa on vanhempi, Sir, hänen poikansa on kolmekymmentä.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 't Is meer,' t is meer: zijn zoon is ouderling, meneer, Zijn zoon is dertig.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis mehr,' tis mehr: Sein Sohn ist älter, Herr; Sein Sohn ist dreißig.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis mere,' tis mere: hans søn er ældre, sir, hans søn er tredive.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis mer,' tis mer: hans son är äldre, herre, hans son är trettio.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis,' tis hơn: con trai của ông là người cao tuổi, thưa ông, con trai của ông là ba mươi.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis więcej "tis więcej: jego syn jest starszy pan, jego syn jest trzydzieści.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet "To je viac, to je viac: jeho syn je starší, pane, jeho syn je tridsať.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet "To je víc, to je víc: jeho syn je starší, pane, jeho syn je třicet.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.이 CAPULET '더 많은 소유,'더 어두운 : 그의 아들, 각하 노인이며 그의 아들은 서른입니다.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Es más, "2 Capuleto tis más: su hijo es mayor, señor, su hijo es de treinta.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis lebih, "2 Capulet tis lebih lanjut: anaknya tua, Pak, anak-Nya adalah tiga puluh.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis mai mult, "2 Capulet tis mai mult: fiul său este mai mare, domnule, fiul său este de treizeci.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis mais ", 2 Capuleto tis mais: seu filho é mais velho, senhor, Seu filho é de trinta.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis plus ", c'est plus de 2 CAPULET: son fils est âgé, monsieur, son fils a trente ans.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis več, "2 CAPULET tis več: njegov sin je starejši gospod, njegov sin je trideset.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis יותר, "2 CAPULET TIS יותר: בנו הבכור, אדוני, בנו בן שלושים.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz."Τις περισσότερες," 2 CAPULET ΤΗΣ περισσότερο: ο γιος του γέροντα, κύριε? Ο γιος του είναι τριάντα.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz."Тис повече," 2 CAPULET тис: синът му е бъз, сър, синът му е тридесет.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Это больше,' 2 Капулетти тис больше: его старший сын, сэр, его сын тридцать.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'تيس أكثر من ذلك ،' تيس 2 CAPULET أكثر : ابنه الأكبر ، يا سيدي ، هو ابنه والثلاثين.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.キャピュレットは、あなたは私のことを教えてくれる?
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 ANSAT Jeg har et hoved, sir, der vil finde ud af logs
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 DIENER Ich habe einen Kopf, mein Herr, das herauszufinden wird protokolliert
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 Dienstmaagd, Ik heb een hoofd, meneer, dat komt erachter logs
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 종 전 기록을 찾을 머리, 선생님을 가지고
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 người đầy tớ tôi có một cái đầu, thưa ông, rằng sẽ tìm ra các bản ghi
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 PALVELIJA Olen pää, herra, joka selvittää lokit
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 PELAYAN Saya memiliki kepala, Sir, itu akan menemukan log
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 Serva, Eu tenho uma cabeça, senhor, que vai descobrir logs
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SERVITEUR J'ai une tête, monsieur, que vous trouverez sur les journaux
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SERVITOR Am un cap, domnule, că se va afla busteni
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SERVO ho una testa, signore, che scoprirete i log
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SIERVO tengo la cabeza, señor, que se encuentra a cabo los registros
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SŁUGA mam głowę, sir, że dowie się loguje
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SLUHA jsem si hlavu, pane, že zjistí záznamy
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 Sluha som si hlavu, pane, že zistí záznamy
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 služabnik sem glavo, gospod, da bodo izvedeli dnevniki
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 szolga Van egy feje, uram, hogy majd megtudja, naplók
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 TJÄNARE Jag har ett huvud, min herre, som kommer att få reda på loggarna
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 ΥΠΗΡΕΤΗΣ Έχω ένα κεφάλι, κύριε, ότι θα μάθετε logs
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 РАБ я голову, сэр, что узнаете журналы
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 служител аз главата, сър, че ще откриете, дневници
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 משרת יש לי ראש, אדוני, כי יגלו יומנים
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 خادمة لدي الرأس ، يا سيدي ، من شأنها أن معرفة سجلات
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendimそして問題のためにピーターを悩ますことはありません。 [終了。]
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 ANSAT Du har ingen syg, sir, for jeg vil prøve, hvis de kan slikke deres fingre.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 DIENAAR Gij zult geen ziek, meneer, want ik ga proberen of ze kunnen likken hun vingers.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 DIENER Du sollst keine krank, mein Herr, denn ich werde es versuchen, wenn sie lecken sich die Finger.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 PALVELIJA Sinulla on mikään huonosti, sir, sillä minä yritän, jos he voivat nuolemaan näppejään.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVITEUR Tu n'auras aucune malade, monsieur, car je vais essayer si elles peuvent lèchent les doigts.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVITOR Veti avea nici unul bolnav, d-le, pentru voi încerca, dacă acestea pot linge degetele lor.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 servo, ti ha nessuna malattia, signore, perché io cercherò se possibile leccarsi le dita.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVO Você terá nenhum mal, senhor, porque eu vou tentar, se puderem lamber os dedos.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SIERVO Usted no ha tenido nunca enfermo, señor, porque voy a tratar si se puede chuparse los dedos.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SŁUGA Nie będziesz miał nic złego, proszę pana, na Postaram jeśli mogą lizać palce.