Ana içeriğe geç
Sözlük

efendim ile cümle

efendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 služabnik sem glavo, gospod, da bodo izvedeli dnevniki
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 szolga Van egy feje, uram, hogy majd megtudja, naplók
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 TJÄNARE Jag har ett huvud, min herre, som kommer att få reda på loggarna
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 ΥΠΗΡΕΤΗΣ Έχω ένα κεφάλι, κύριε, ότι θα μάθετε logs
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 РАБ я голову, сэр, что узнаете журналы
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 служител аз главата, сър, че ще откриете, дневници
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 משרת יש לי ראש, אדוני, כי יגלו יומנים
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 خادمة لدي الرأس ، يا سيدي ، من شأنها أن معرفة سجلات
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendimそして問題のためにピーターを悩ますことはありません。 [終了。]
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 ANSAT Du har ingen syg, sir, for jeg vil prøve, hvis de kan slikke deres fingre.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 DIENAAR Gij zult geen ziek, meneer, want ik ga proberen of ze kunnen likken hun vingers.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 DIENER Du sollst keine krank, mein Herr, denn ich werde es versuchen, wenn sie lecken sich die Finger.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 PALVELIJA Sinulla on mikään huonosti, sir, sillä minä yritän, jos he voivat nuolemaan näppejään.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVITEUR Tu n'auras aucune malade, monsieur, car je vais essayer si elles peuvent lèchent les doigts.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVITOR Veti avea nici unul bolnav, d-le, pentru voi încerca, dacă acestea pot linge degetele lor.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 servo, ti ha nessuna malattia, signore, perché io cercherò se possibile leccarsi le dita.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVO Você terá nenhum mal, senhor, porque eu vou tentar, se puderem lamber os dedos.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SIERVO Usted no ha tenido nunca enfermo, señor, porque voy a tratar si se puede chuparse los dedos.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SŁUGA Nie będziesz miał nic złego, proszę pana, na Postaram jeśli mogą lizać palce.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 Sluha Budete mať žiadny chorý, pane, ja sa pokúsim, ak môžu olizujú prsty.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SLUHA Budete mít žádný nemocný, pane, já se pokusím, pokud mohou olizují prsty.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 služabnik Ti morajo imeti nič slabega, sir, za bom poskusil, če lahko ližejo svoje prste.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 szolga Ön rendelkezik sem betegedett meg, uram, mert én megpróbálom, ha tudnak nyalás az ujjait.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 TJÄNARE Du skall ha någon sjuk, min herre, ty jag ska försöka om de kan slicka sina fingrar.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 Tôi Tớ Bạn có trách nhiệm không bị bệnh, thưa ông, vì tôi sẽ cố gắng nếu họ có thể liếm ngón tay của họ.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 ΥΠΗΡΕΤΗΣ Θα έχετε κανένα άρρωστος, κύριε? Για το ότι θα προσπαθήσω, εάν μπορούν να γλείφουν τα δάχτυλά τους.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 РАБ Вы должны иметь ни один больной, сэр, ибо я постараюсь, если они могут облизывать пальцы.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 служител Вие ще има кой болен, сър, защото аз ще се опитам, ако те могат да оближе пръстите си.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 משרת לא יהיה לך אף חולה, אדוני, כי אני אנסה אם הם יכולים ללקק את האצבעות שלהם.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 موظف يجب أن يكون لديك أي سوء ، يا سيدي ، لأني سأحاول اذا كان بامكانهم لعق أصابعهم.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.두 하인이 없음 아픈, 각하를 가진다, 그들이 할 수있다면 그렇게해볼 게요 위해 자신의 손가락을 핥아.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.自分の指をなめる。 キャピュレットなたはどのようにようにそれらを試して二人称単数?
2 KULU Marry, efendim, 'kötü bir aşçı kendi parmaklarını yalamaya tis.2 종 결혼, 각하, '자신의 손가락을 핥을 수없는 아픈 요리를 했었는지.
7.50 won lütfen. Efendim?Κάνουν $7.50 παρακαλώ.
7.50 won lütfen. Efendim?الحساب 7.5 دولار
Aaah,neyleri efendim?Así que me puedes chupar...
Aaah,neyleri efendim?Vos quoi boss?
Aaah,neyleri efendim?אלה מה, אדוני?
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Igen, maga vette észre először.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Karl, ta god tid på dig.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim. Siz kesinlikle ilksiniz.Sim, foi de facto o primeiro.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Tak, z pewnością byłeś pierwszy.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Ud. definitivamente es el primero.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim.Да, вие сте първият.
Acele etmeni istiyorum. - Evet, efendim."אני רוצה לקרוא לה "דוטי .על שם אשתי
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Al acercarse al otro, le dijo lo mismo; y él respondió diciendo: "¡Sí, señor, yo voy!" Y no fue
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.A másikhoz is odamenvén, hasonlóképen szóla. Az pedig felelvén, monda: Én elmegyek, uram; de nem méne el.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.A pristúpiac k druhému povedal mu to isté. A ten odpovedal a riekol: Idem, pane; ale neišiel.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.A przystąpiwszy do drugiego, rzekł także; a on odpowiadając rzekł: Ja idę, panie! ale nie szedł.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.In pristopivši k drugemu, reče ravno tako. On pa odgovori in reče: Pojdem, gospod! A ni šel.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.I přistoupiv k druhému, řekl jemu též. A on odpověděv, řekl: Jdu, pane. A nešel.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.둘째 아들에게 가서 또 이같이 말하니 대답하여 가로되 싫소이다 하더니 그 후에 뉘우치고 갔으니
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Och han kom till den andre och sade sammalunda. Då svarade denne och sade: 'Ja, herre'; men han gick icke,
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Og han gikk til den andre og sa det samme til ham. Han svarte: Ja, herre! men gikk ikke.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Og han gik til den anden og sagde ligeså. Men han svarede og sagde: Ja, Herre! og gik ikke derhen.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Rivoltosi al secondo, gli disse lo stesso. Ed egli rispose: Non ne ho voglia; ma poi, pentitosi, ci andò
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.S`adressant à l`autre, il dit la même chose. Et ce fils répondit: Je veux bien, seigneur. Et il n`alla pas.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.S'a dus şi la celălalt, şi i -a spus tot aşa. Şi fiul acesta a răspuns: ,Mă duc, doamne!` Şi nu s'a dus.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Und er ging zum andern und sprach gleichalso. Er antwortete aber und sprach: Herr, ja! -und ging nicht hin.
‹‹Adam ikinci oğluna gidip aynı şeyi söyledi. O, ‹Olur, efendim› dedi, ama gitmedi.Και ελθων προς τον δευτερον ειπεν ωσαυτως. Και εκεινος αποκριθεις ειπεν Εγω υπαγω, κυριε και δεν υπηγε.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
efendim ile cümle - Sayfa 15 - efendim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App