1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN się, panie, pójdziesz ze mną, zaklinam cię w imię księcia posłuszeństwa.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN Up, Herr, geh mit mir, ich beschwöre dich in der Prinz den Namen zu gehorchen.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN Up, meneer, ga met mij, ik beveel u in de naam van de prins te gehoorzamen.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN Up, Pak, pergi dengan saya, saya jawab engkau dalam nama pangeran taat.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN Upp, min herre, gå med mig, jag ladda dig i prinsens namn lyda.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN Up, sir, minun kanssani; Minä vannotan sinua vastaan prinssin nimi totella.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN Up, sir, pojdi z menoj, sem te dajatve v imenu knežje ubogajo.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN Up, אדוני, ללכת איתי, אני אחראי לך שם של הנסיך לציית.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN вверх, сэр, идите со мной, я заклинаю тебя во имя князя подчиниться.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CITIZEN أعلى ، يا سيدي ، تذهب معي ، وأنا المسؤول اليك في اسم الأمير الطاعة.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 cittadino su, signore, vieni con me, io Ti scongiuro in nome del principe obbedire.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 CÔNG DÂN Up, thưa ông, với tôi, tôi phụ trách ngươi trong tên của hoàng tử tuân theo.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 obyvatele, pane, jít se mnou, já tobě přikazuji ve jménu knížete poslouchat.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 obyvateľov, pane, ísť so mnou, ja tebe prikazujem v mene kniežaťa počúvať.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 ΠΟΛΙΤΗ Up, κύριε, πηγαίνετε μαζί μου? Εγώ σου χρεώνουν στο όνομα του πρίγκιπα υπακούουν.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.1 ГРАЖДАНИН до, сър, върви с мен, аз ти заповядвам в името на принца се подчиняват.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.CIDADÃO 1 Up, senhor, ir comigo, eu te ordeno, em nome do príncipe obedecer.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.CIUDADANO 1 arriba, señor, conmigo, yo te mando en nombre del príncipe obedecer.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.Jusqu'à 1 citoyen, monsieur, allez avec moi, je t'en conjure au nom du prince obéir.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.한 시민 최대, 선생님, 나와 함께 가고, 나는 왕자의 이름을 순종으로 그대 비용이 청구됩니다.
1 CITIZEN kadar, efendim, bana, ben sana ücret prensin adı itaat.[王子、出席入力します。。モンタギュー、キャピュレット、その妻、そして他人を]
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet Hisz több, "tis több: fia idősebb, uram, az ő fia harminc.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capuleti 'Tis di più,' tis di più: il figlio è maggiore, signore, suo figlio è di trenta.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis enemmän, "tis enemmän: hänen poikansa on vanhempi, Sir, hänen poikansa on kolmekymmentä.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 't Is meer,' t is meer: zijn zoon is ouderling, meneer, Zijn zoon is dertig.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis mehr,' tis mehr: Sein Sohn ist älter, Herr; Sein Sohn ist dreißig.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis mere,' tis mere: hans søn er ældre, sir, hans søn er tredive.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis mer,' tis mer: hans son är äldre, herre, hans son är trettio.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis,' tis hơn: con trai của ông là người cao tuổi, thưa ông, con trai của ông là ba mươi.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet 'Tis więcej "tis więcej: jego syn jest starszy pan, jego syn jest trzydzieści.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet "To je viac, to je viac: jeho syn je starší, pane, jeho syn je tridsať.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 Capulet "To je víc, to je víc: jeho syn je starší, pane, jeho syn je třicet.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.이 CAPULET '더 많은 소유,'더 어두운 : 그의 아들, 각하 노인이며 그의 아들은 서른입니다.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Es más, "2 Capuleto tis más: su hijo es mayor, señor, su hijo es de treinta.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis lebih, "2 Capulet tis lebih lanjut: anaknya tua, Pak, anak-Nya adalah tiga puluh.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis mai mult, "2 Capulet tis mai mult: fiul său este mai mare, domnule, fiul său este de treizeci.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis mais ", 2 Capuleto tis mais: seu filho é mais velho, senhor, Seu filho é de trinta.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis plus ", c'est plus de 2 CAPULET: son fils est âgé, monsieur, son fils a trente ans.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis več, "2 CAPULET tis več: njegov sin je starejši gospod, njegov sin je trideset.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Tis יותר, "2 CAPULET TIS יותר: בנו הבכור, אדוני, בנו בן שלושים.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz."Τις περισσότερες," 2 CAPULET ΤΗΣ περισσότερο: ο γιος του γέροντα, κύριε? Ο γιος του είναι τριάντα.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz."Тис повече," 2 CAPULET тис: синът му е бъз, сър, синът му е тридесет.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'Это больше,' 2 Капулетти тис больше: его старший сын, сэр, его сын тридцать.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.'تيس أكثر من ذلك ،' تيس 2 CAPULET أكثر : ابنه الأكبر ، يا سيدي ، هو ابنه والثلاثين.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.キャピュレットは、あなたは私のことを教えてくれる?
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 ANSAT Jeg har et hoved, sir, der vil finde ud af logs
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 DIENER Ich habe einen Kopf, mein Herr, das herauszufinden wird protokolliert
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 Dienstmaagd, Ik heb een hoofd, meneer, dat komt erachter logs
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 종 전 기록을 찾을 머리, 선생님을 가지고
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 người đầy tớ tôi có một cái đầu, thưa ông, rằng sẽ tìm ra các bản ghi
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 PALVELIJA Olen pää, herra, joka selvittää lokit
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 PELAYAN Saya memiliki kepala, Sir, itu akan menemukan log
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 Serva, Eu tenho uma cabeça, senhor, que vai descobrir logs
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SERVITEUR J'ai une tête, monsieur, que vous trouverez sur les journaux
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SERVITOR Am un cap, domnule, că se va afla busteni
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SERVO ho una testa, signore, che scoprirete i log
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SIERVO tengo la cabeza, señor, que se encuentra a cabo los registros
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SŁUGA mam głowę, sir, że dowie się loguje
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 SLUHA jsem si hlavu, pane, že zjistí záznamy
2 KULU günlüklerini bulmak bir kafa, efendim2 Sluha som si hlavu, pane, že zistí záznamy