‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Y si él insiste en decir: 'Yo amo a mi señor, a mi mujer y a mis hijos; no quiero salir libre'
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Но ако робът изрично каже: Обичам господаря си, жена си и чадата си; не желая да изляза свободен,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,но если раб скажет: люблю господина моего, жену мою и детей моих, непойду на волю, –
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,ואם אמר יאמר העבד אהבתי את אדני את אשתי ואת בני לא אצא חפשי׃
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,ولكن ان قال العبد احب سيدي وامرأتي واولادي لا اخرج حرا
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,倘 或 奴 僕 明 說 、 我 愛 我 的 主 人 、 和 我 的 妻 子 兒 女 、 不 願 意 自 由 出 去
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,倘或 奴僕明說 、 我愛 我 的 主人 、 和 我 的 妻子 兒女 、 不 願意 自由 出去
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.A řekli: Slyš mne, pane můj. Přišli jsme byli ponejprvé kupovati potrav.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.a riekli: Počuj ma, prosím, pane. Boli sme prišli sem dolu tam po prvé, aby sme nakúpili potravy.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.diciendo: --¡Por favor, señor mío! Nosotros en verdad vinimos la primera vez para comprar alimentos
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.dissero: «Mio signore, noi siamo venuti gia un'altra volta per comperare viveri
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.e disseram: Ai! senhor meu, na verdade descemos dantes a comprar mantimento;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.És mondának: Kérünk uram! Ennekelõtte alájöttünk vala eleséget venni.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.Ils dirent: Pardon! mon seigneur, nous sommes déjà descendus une fois pour acheter des vivres.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.in reko: Prosim, gospod moj! Prišli smo bili že preje kupit žita.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.I rzekli: Słuchaj mię, panie mój! przyjechaliśmy byli pierwej kupować żywność.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.ja sanoivat: "Oi kuule, herra, me olemme kerran ennen käyneet täällä ostamassa elintarpeita,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.가로되 내 주여 우리가 전일에 내려와서 양식을 사가지고
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik."Maaf, Tuan, kami sudah pernah datang kemari untuk membeli makanan
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.mà rằng : Xin chúa tha lỗi cho ! anh_em chúng_tôi đã đến đây một lần rồi , đặng mua lương_thực ;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.mà rằng: Xin chúa tha lỗi cho! anh em chúng tôi đã đến đây một lần rồi, đặng mua lương thực;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.och sade: »Hör oss, herre. När vi förra gången voro härnere för att köpa säd till föda åt oss
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.şi au zis: ,,Domnule, noi ne-am mai pogorît odată aici, ca să cumpărăm merinde.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.und sprachen: Mein Herr, wir sind das erstemal herabgezogen Speise zu kaufen,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.και ειπον, Δεομεθα, κυριε κατεβημεν την πρωτην φοραν δια να αγορασωμεν τροφας
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.и сказали: послушай, господин наш, мы приходили уже прежде покупать пищи,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.Послушай, господарю, слязохме първия път да си купим храна;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.ויאמרו בי אדני ירד ירדנו בתחלה לשבר אכל׃
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.وقالوا استمع يا سيدي. اننا قد نزلنا اولا لنشتري طعاما.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.說 、 我 主 阿 、 我 們 頭 次 下 來 實 在 是 要 糴 糧
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.說 、 我 主阿 、 我們頭 次 下 來實 在 是 要 糴糧
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.A oni mu odpowiedzieli: Nie tak, panie mój; ale słudzy twoi przyszli, aby nakupili żywności.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.A oni mu povedali: Nie tak, môj pane, ale tvoji služobníci prišli nakúpiť potravín.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ðáp rằng : Thưa chúa , chẳng phải vậy ; các tôi_tớ chúa đến đặng mua lúa mà thôi .
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ðáp rằng: Thưa chúa, chẳng phải vậy; các tôi tớ chúa đến đặng mua lúa mà thôi.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarade honom: »Nej, herre, dina tjänare hava kommit för att köpa säd till föda åt sig.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarede: "Nej, Herre, dine Trælle kommer for at købe Føde!
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarte ham: Nei, herre, dine tjenere er kommet for å kjøpe korn.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ei i-au răspuns: ,,Nu, domnul meu; robii tăi au venit să cumpere hrană.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ellos le respondieron: --No, señor nuestro. Tus siervos hemos venido para comprar alimentos
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.És mondának néki: Nem uram, hanem eleséget venni jöttek a te szolgáid.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Gli risposero: «No, signore mio; i tuoi servi sono venuti per acquistare viveri
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.He vastasivat hänelle: "Ei, herra; palvelijasi ovat tulleet ostamaan elintarpeita.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ils lui répondirent: Non, mon seigneur, tes serviteurs sont venus pour acheter du blé.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.그들이 그에게 이르되 내 주여 아니니이다 종들은 곡물을 사러 왔나이다
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Kteřížto odpověděli jemu: Nikoli, pane můj, ale služebníci tvoji přišli, aby nakoupili pokrmů.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik."Nee, nee!" riepen zij. "Wij zijn hier echt om voedsel te kopen.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Oni pa mu reko: Ne, gospod moj, hlapci tvoji so prišli kupit žita.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Responderam-lhe eles: Não, senhor meu; mas teus servos vieram comprar mantimento.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Sie antworteten ihm: Nein, mein Herr; deine Knechte sind gekommen Speise zu kaufen.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik."Tidak, Tuanku," jawab mereka. "Kami, hamba-hamba Tuan datang hanya untuk membeli makanan
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Οι δε ειπον προς αυτον, Ουχι, κυριε μου αλλ' ηλθομεν οι δουλοι σου δια να αγορασωμεν τροφας
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.А те му казаха: Не, господарю, слугите ти дойдоха да си купят храна.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Они сказали ему: нет, господин наш; рабы твои пришли купить пищи;
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.ויאמרו אליו לא אדני ועבדיך באו לשבר אכל׃
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.فقالوا له لا يا سيدي. بل عبيدك جاءوا ليشتروا طعاما.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.他 們 對 他 說 、 我 主 阿 、 不 是 的 、 僕 人 們 是 糴 糧 來 的
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.他 們對 他 說 、 我 主阿 、 不 是 的 、 僕人 們 是 糴糧來的
Aman Tanrım, Baek Seung Jo sen maço tip misin?! ..Neymiş efendim hala bir şansı var mıymış!Dumnezeule, Baek Seung Jo, esti genul macho?!? Ce? Mai ai o sansa?
Aman Tanrım, Baek Seung Jo sen maço tip misin?! ..Neymiş efendim hala bir şansı var mıymış!어머 백승조 너 마초였어? 뭐? 아직 어떻게 해볼 여지가 있어?