Ana içeriğe geç
Sözlük

edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.Można leczyć i edukować ludzi.
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.On peut essayer de traiter les gens et les sensibiliser.
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.Podemos tratar as pessoas e criar consciência.
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.Puedes intentar tratar a las personas y crear conciencia.
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.Putem încerca să tratăm oamenii şi să aducem asta în atenţia publică.
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.Si possono curare le persone e responsabilizzarle.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.havendo João, antes da aparecimento dele, pregado a todo o povo de Israel o batismo de arrependimento.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Înainte de venirea Lui, Ioan propovăduise botezul pocăinţei la tot norodul lui Israel.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.keď už driev Ján pred jeho nastúpením vopred kázal všetkému ľudu izraelskému krst pokánia.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.그 오시는 앞에 요한이 먼저 회개의 세례를 이스라엘 모든 백성에게 전파하니라
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Men redan innan han uppträdde, hade Johannes predikat bättringens döpelse för hela Israels folk.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Minekutána elõbb János az õ eljövetele elõtt a megtérésnek keresztségét prédikálta Izráel egész népének.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Před jehožto příštím kázal Jan křest pokání všemu lidu Izraelskému.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Przed którego przyjściem kazał Jan chrzest pokuty wszystkiemu ludowi Izraelskiemu.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.sittenkuin Johannes ennen hänen tuloansa oli saarnannut parannuksen kastetta kaikelle Israelin kansalle.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Trước khi Ðức Chúa Jêsus chưa đến, Giăng đã giảng dạy phép báp-tem về sự ăn năn cho cả dân Y-sơ-ra-ên.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.Trước khi Ðức_Chúa_Jêsus chưa đến , Giăng đã giảng_dạy phép báp - tem về sự ăn_năn cho cả dân Y-sơ-ra-ên .
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.wie denn Johannes zuvor dem Volk Israel predigte die Taufe der Buße, ehe denn er anfing.
İsanın gelişinden önce Yahya, bütün İsrail halkını, tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı.αφου ο Ιωαννης προ της ελευσεως αυτου προεκηρυξε βαπτισμα μετανοιας εις παντα τον λαον του Ισραηλ.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Het volk herhaalde opnieuw: "Ja, wij zullen alleen de HERE dienen en gehoorzamen."
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Il popolo rispose a Giosuè: «Noi serviremo il Signore nostro Dio e obbediremo alla sua voce!»
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.In ljudstvo odgovori Jozuetu: GOSPODU, Bogu svojemu, hočemo služiti in glas njegov poslušati.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.I odpowiedział lud Jozuemu: Panu, Bogu naszemu, służyć będziemy, i głosowi jego posłuszni być chcemy.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Kansa vastasi Joosualle: "Herraa, meidän Jumalaamme, me palvelemme, ja hänen ääntänsä me kuulemme".
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.백성이 여호수아에게 말하되 우리 하나님 여호와를 우리가 섬기고 그 목소리를 우리가 청종하리이다 한지라
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Odpověděl lid Jozue: Hospodinu Bohu našemu sloužiti a hlasu jeho poslouchati budeme.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Og folket sa til Josva: Herren vår Gud vil vi tjene, og hans ord vil vi lyde.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Şi poporul a zis lui Iosua: ,,Noi vom sluji Domnului, Dumnezeului nostru, şi vom asculta glasul Lui``.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Und das Volk sprach zu Josua: Wir wollen dem HERRN, unserm Gott, dienen und seiner Stimme gehorchen.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Y el pueblo respondió a Josué: --¡A Jehovah nuestro Dios serviremos, y su voz obedeceremos
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.И людете казаха на Исуса: На Господа нашия Бог ще служим, и Неговия глас ще слушаме.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Народ сказал Иисусу: Господу Богу нашему будемслужить и гласа Его будем слушать.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.ויאמרו העם אל יהושע את יהוה אלהינו נעבד ובקולו נשמע׃
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.فقال الشعب ليشوع. الرب الهنا نعبد ولصوته نسمع.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.百 姓 回 答 約 書 亞 說 、 我 們 必 事 奉 耶 和 華 我 們 的 神 、 聽 從 他 的 話
Herkes işaret edip güler ve,「5回もやってるのにまた失敗だ
Herkes işaret edip güler ve, "Beşinci defa denedi hala yapamıyor.Jeder deutet und lacht und sie sagen:
Herkes işaret edip güler ve, "Beşinci defa denedi hala yapamıyor.Każdy pokazuje palcem i się śmieje, mówią "Próbował po raz piąty, i nadal mu nie wychodzi.
Herkes işaret edip güler ve, "Beşinci defa denedi hala yapamıyor.Toţi te arată cu degetul şi râd, şi spun "A încercat pentru a cincea oară şi nici acum n-a mers.
Herkes işaret edip güler ve, "Beşinci defa denedi hala yapamıyor.Все показывают пальцем и смеются, и говорят: "это уже пятая попытка, и по-прежнему не выходит.
Herkes işaret edip güler ve, "Beşinci defa denedi hala yapamıyor.Всі показують пальцем і сміються, і кажуть: "це вже п'ята спроба, і як і раніше не виходить.
Herkes işaret edip güler ve,Iedereen wijst en lacht naar je, en ze zeggen:
Herkes işaret edip güler ve,모든 사람들이 손가락질 하며
Herkes işaret edip güler ve,Lidi si ukazují a smějí se:
Herkes işaret edip güler ve,Mindenki rád mutat és nevet, és azt mondja:
Herkes işaret edip güler ve,Toda a gente aponta e ri e diz:
Herkes işaret edip güler ve,Tutti indicano e ridono, e dicono:
Herkes işaret edip güler ve,Всеки сочи с пръст и се смее, и казва:
Herkes işaret edip güler ve,כולם מצביעים וצוחקים,
Herkes işaret edip güler ve,كل واحد يشير اليك ويضحك،
Highline'a bazı konseptleri adapte edip edemeyeceğimi sordular.고층빌딩에 적용할 수 있는지 문의해 왔죠.
Highline'a bazı konseptleri adapte edip edemeyeceğimi sordular.לכיכר טיימס או הקו הגבוה (קו רכבת עילית נטוש שהפך לגן).
Highline'a bazı konseptleri adapte edip edemeyeceğimi sordular.ساحة "تايم سكوير" او في الطرق السريعة
Highline'a bazı konseptleri adapte edip edemeyeceğimi sordular.打診を受けました この新たな柔構造のおかげで
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››a vojdúc povedal im: Čo robíte krik a plačete? Dieťa nezomrelo, ale spí.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››E, entrando, disse-lhes: Por que fazeis alvoroço e chorais? a menina não morreu, mas dorme.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››Entrato, disse loro: «Perché fate tanto strepito e piangete? La bambina non è morta, ma dorme»
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››És bemenvén, monda nékik: Mit zavarogtok és sírtok? A gyermek nem halt meg, hanem alszik.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››In ko vnide, jim reče: Kaj hrumite in jokate? Deklica ni umrla, marveč spi!
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››I všed tam, řekl jim: Co se bouříte a plačete? Neumřelať jest děvečka, ale spí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod