edip
verb
A2 seviye
TR → EN
"edip" kelimesinin İngilizcesi: lettered, litterateur. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genellettered
Genellitterateur
Tanım
•isim: Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse; yazar
Diğer Dillerde
Fransızcalittérateur (eril) /li.te.ʁa.tœʁ/
litterateur
çekim: çoğul littérateurs
köken: Learned borrowing from Latin litterātor (“critic”).
"Hadjdji Husayn Pasha." — Edip Safter Gaydalı (d.
Rusçaписатель; образованный человек
Шукырколь (каз. — Edip Yüksel (d.
Korece작가 /t͡ɕa̠k̚k͈a̠/
an artist or artists, including singers, painters, writers, etc.
eş: 문필가, 문인
köken: Sino-Korean word from 作家, from 作 (“making”) + 家 (“expert”)
소흥주(紹興酒)가 예부터 유명하였다. — Edip İlkbahar (d.
Lehçeliterat (eril) /liˈtɛ.rat/
man of letters, writer, author
çekim: çoğul literaci · tamlayan literata
köken: Etymology tree Latin littera Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Italic *-ātos Latin -ātus Latin litterātuslbor. Polish literat Learned borrowing from Latin litterātus.
Kiedy przyjdzie wiosna (muz. — Edip İlkbahar (d.
Bulgarcaграмотен, надписан
Но после чета нататък и виждам това: — Devam edip şunu okuyorum:
Etimoloji
(Bu girdinin köken kısmı şimdilik eksiktir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında {{kökenisteniyor}} şablonunu kaldırın.)
Deyimler
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Edip İlkbahar (d.
And spring they did.
Her şey elbirliği edip
We'll Get It By It
Şikayet edip duruyorlar.
They complained to me.
Devam edip şunu okuyorum:
But then I read on, and I read this:
Takdir edip yol gösteren,
Who determines and directs,
Mekanı terk edip gittiler.
They've cleared out the place.
Amelia feryat edip ağladı.
Amelia screamed and cried.
"Onlarla alay edip durduk.
What, did we take them for a laughing-stock?
Ve tekbir edip yücelt O'nu!
So extol Him by extolling His majesty."
Mehmet Edip Ağaoğulları, (d.
Daughters and Sons.
Sakın aşırılık edip azmayın!
And do not exceed the limits of (service to Allah).
Beni terk edip nereye gitti?
Where's he leaving me?