edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Nếu ai đó đang gặp rắc rối, chúng tôi sẽ nhanh chóng nhận ra giúp họ và hỗ trợ họ."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Om personer är i riskzonen, så försöker vi möta dem så fort som möjligt, och hjälpa dem och supporta dem."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz.""Se as pessoas têm problemas, chegamos a elas rapidamente "e ajudamo-las e apoiamo-las."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Se le persone hanno un problema, gli andiamo incontro abbastanza velocemente e le aiutiamo a superarlo".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Si hay alumnos en problemas, llegamos a ellos rápidamente y los ayudamos y apoyamos".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Wenn Schüler Probleme haben, setzen wir uns schnell mit ihnen in Kontakt, helfen ihnen und unterstützen sie."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Αν οι άνθρωποι έχουν προβλήματα, βρισκόμαστε άμεσα κοντά τους τους βοηθούμε και τους στηρίζουμε".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Ако хората имат проблем, стигаме до тях бързо и им помагаме и им оказваме подкрепа."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Если у людей трудности, мы стараемся скорее помочь и поддерживаем их".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Якщо у людини виникає проблема, ми швидко зв'язуємося з нею, допомагаємо та підтримуємо її".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."אם מישהו בבעיה, אנו מגיעים אליו מהר מאד ועוזרים לו ותומכים בו."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."إن كان الناس في مأزق، نصل إليهم بسرعة كبيرة ونساعدهم وندعمهم."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."助けの手を差し伸べています」 こう言うと 決まって反論する人がいます
Eğer tanrının hep var olduğunu söyleyeceksek, neden tasarruf edip evrenin de hep var olduğunu söylemiyoruz?O se diciamo che Dio è sempre esistito saltiamo un passaggio e diciamo che anche l universo è sempre esistito.
Eğer tanrının hep var olduğunu söyleyeceksek, neden tasarruf edip evrenin de hep var olduğunu söylemiyoruz?¿por qué no ahorrarnos el paso y concluir que el universo siempre existió?
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Are un senzor cu care poate simți obstacolele și se întoarce din drum.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Elle est munie d'un senseur à obstacles, et peut changer de direction.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Es hat einen Fühler, um Hindernisse zu fühlen und sich umzudrehen.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Hij heeft een voeler waarmee hij obstakels kan voelen en omdraaien.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Ia memiliki sebuah alat perasa yang dapat merasakan rintangan dan berbalik.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.촉수를 가지고 있어서 장애물을 감지하고 돌아갈 수 있습니다.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Ma czujnik, który wyczuwa przeszkody na drodze.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Má tykadlo, aby rozeznalo překážky a otočilo se.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Má tykadlo, ktorým cíti prekážky a vie sa otočiť.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Nó cũng có xúc tu giúp nó có thể cảm nhận các vật cản và quay đầu lại.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Tem um sensor que consegue sentir obstáculos e dar a volta.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Tiene un tentáculo con el que puede sentir obstáculos y voltearse.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Van egy érzékelője, ami ha akadályt észlel, akkor megfordítja.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Έχει έναν αισθητήρα που αναγνωρίζει τα εμπόδια και γυρίζει πίσω.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Има уред за ориентация и може да усети ако има пречки, за да се завърти.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.Она имеет щуп. Когда он касается преграды, она поворачивает.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.יש לו חיישן שהוא יכול להרגיש מכשולים ולהסתובב.
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.لديها حساس لتشعر بالعقبات وتلتف
Engelleri fark edip dönmesini sağlayan bir dokunacı var.ご覧の通り、向きを変えてるでしょ
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Così, comunque, lasciate che continui a mostrarvi un po' della bellezza di quel pianeta.
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.De cualquier manera permitanme seguir mostrándoles un poco más sobre la belleza de ese planeta.
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Enfin bref, je vais continuer en vous montrant quelques aspects de la beauté de cette planète.
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Hoe dan ook, laten we verder gaan. Ik laat jullie iets zien van de schoonheid van deze planeet.
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Következőként hadd mutatssam be egy kicsit a bolygó szépségét!
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.И така, нека продължа да ви показвам малко от красотата на тази планета.
Evet. Korkunç bir kavga edip, boşanmışlar.Cearta aia violentă şi scandalul de la divorţ.
Evet. Korkunç bir kavga edip, boşanmışlar.- Con las peleas violentas y el desastroso divorcio.
Evet. Korkunç bir kavga edip, boşanmışlar.Tudod, azok a viharos veszekedések és a szaftos válás
Evet. Korkunç bir kavga edip, boşanmışlar.و كان هناك قتال عنيف- نعم ، نعم-
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."제 아파트로 와서 15분 정도 얘기하기로 하지요. 얘기해보고 나서 어떻게 할지 봅시다"
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Kommen Sie zu meinem Apartment und wir reden 15 min, und dann werden wir entscheiden, ob wir fortfahren."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Kom naar mijn appartement en we praten 15 minuten, en dan besluiten we of we ermee doorgaan."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Přijďte do mého bytu, promluvíme si na čtvrt hodiny a pak se rozhodneme, jestli do toho půjdeme."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Przyjdź do mojego mieszkania i porozmawiamy te 15 minut, i wtedy zdecydujemy czy będziemy kontynuować."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Treci pe la mine pe la apartament şi vorbim acele 15 minute şi după aceea ne vom hotărî dacă continuăm."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Venez chez moi et on discutera une quinzaine de minutes, et nous déciderons ensuite si on veux continuer."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Venga al mio appartamento e parleremo per questi 15 minuti, e poi decideremo se procedere."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Venga a mi departamento y hablaremos esos 15 minutos, y entonces decidiremos si proseguimos."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Ελα στο διαμέρισμα μου και θα μιλήσουμε αυτά τα 15 λεπτά, και μετά θα αποφασίσουμε πώς θα προχωρήσουμε."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Елате в моя апартамент и ще говорим през онези 15 минути, а после ще решим дали да продължим."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."Приходите ко мне домой, мы поговорим 15 минут, а потом решим, стоит ли продолжать".
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi.בוא לדירה שלי ונדבר את 15 הדקות האלה, ואז נחליט את אנחנו ממשיכים."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi."نعال إلى شقتي لنتحدث لربع الساعة، ثم نقرر بعدها إذا كنا سنستكمل اللقاء."
"Evime gel, burada 15 dakika konuşur, devam edip etmemeye karar veririz" dedi.そして 話を進めるかどうかを決めましょう そうして 私はニューヨークの陰気で広い自宅を訪れ
Facebook sayfasını ve websitesini ziyaret edip, dilekçenizi doldurun.Facebook, stronę akcji, podpisywanie petycji.

İlgili Sayfalar