Ana içeriğe geç
Sözlük

edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Alles was das Schiff tun kann ist sich mit den Wellen zu tanzen und zu neigen.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Chiếc tàu nhảy múa và tung mình theo các con sóng.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Det eneste skibet kunne gøre, var at danse og følge bølgerne.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.El barco no podía hacer nada más que bailar con las olas.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.És a hajó nem tehetett mást, együtt táncolt a hullámokkal.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Het enige dat het schip kan doen, is dansen en deinen op de golven.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.그리고 그 배가 할 수 있는 모든것은 춤을 추고 그 파도와 함께 피치를 올리는 것이었지요.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.La nave non può che cercare di cavalcare le onde.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Loď se jen houpala a tancovala mezi vlnama.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Loď začala tancovať na vlnách.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.O navio estava à mercê das ondas.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Și tot ce poate face corabia este să danseze și să se încline împreună cu valurile.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Statek tańczył i kołysał się na wodzie.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Και το μόνο που μπορούσε το καράβι να κάνει ήταν να χορεύει και να βουτάει στα κύματα.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Корабель затанцював, піднявшись на хвилях.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Корабль заплясал, поднимаясь на верхушку волн.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Корабът танцувал и се носел по вълните.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.וכל מה שהספינה יכלה לעשות זה לרקוד ולהתנדנד על הגלים.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.وكل ما امكن للسفينة القيام به هو الرقص والتأرجح على إيقاع الأمواج.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.巨大な波が船首を直撃し
Görüntünün şimdiki konumu takip edip etmeyeceğini ayarla.حدد اذا ما كان جهاز العرض يتعقب الموقع الحالي
Görüntünün şimdiki konumu takip edip etmeyeceğini ayarla.現在の場所を追尾するかどうかをセットします。
Halk Kivrot-Hattaava'dan Haserot'a göç edip orada kaldı.A z Kibrot Hataawy ruszył się lud do Haserotu, i mieszkali w Haserocie.
Devam edip şunu okuyorum:Pero entonces sigo leyendo y me encuentro con:
Devam edip şunu okuyorum:Tovább olvasok, és ezt látom:
Devam edip şunu okuyorum:Διαβάζοντας όμως παρακάτω, βλέπω αυτό:
Devam edip şunu okuyorum:Но после чета нататък и виждам това:
Devam edip şunu okuyorum:Но потом я продолжил чтение и прочел вот это:
Devam edip şunu okuyorum:אך אז אני ממשיך לקרוא:
Devam edip şunu okuyorum:ثم أواصل القراءة وأقرأ هذا .." في البداية، لم يرى نوح المطر قطا
Devam edip şunu okuyorum:洪水の前 神は地球を地下から 灌漑していたからです」
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.(음악)
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.(Musica)
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular. (Müzik)(音楽)
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular."נפלתי. הם רצו להצטרף לאחרים והשאירו אותי לגסוס."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Als mensen problemen hebben, komen we ze snel tegemoet om ze te helpen en te steunen."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Bila seseorang mengalami masalah, kami segera mendekati mereka, membantu mereka, dan memberi dukungan."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Če so ljudje v težavah, pridemo hitro do njih, jim pomagamo in jih podpiramo. "
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Dacă cineva are probleme, ne ducem la el repede, îl ajutăm și-l sprijinim."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Ha valaki bajban van, gyorsan találunk módot, hogy segítsünk neki, hogy támogassuk."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Hvis folk har problemer, får vi ret hurtigt fat på dem og hjælper dem og vi støtter dem."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Jeśli ktoś ma problem, szybko zauważamy i robimy wszystko, by pomóc".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Když má někdo problém, dozvíme se o něm a pomůžeme mu, podpoříme ho."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."만약 학생들에게 문제가 있다면, 그들에게 빨리 접근하여 돕고 그들을 지원합니다.
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Nếu ai đó đang gặp rắc rối, chúng tôi sẽ nhanh chóng nhận ra giúp họ và hỗ trợ họ."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Om personer är i riskzonen, så försöker vi möta dem så fort som möjligt, och hjälpa dem och supporta dem."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz.""Se as pessoas têm problemas, chegamos a elas rapidamente "e ajudamo-las e apoiamo-las."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Se le persone hanno un problema, gli andiamo incontro abbastanza velocemente e le aiutiamo a superarlo".
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Così, comunque, lasciate che continui a mostrarvi un po' della bellezza di quel pianeta.
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.De cualquier manera permitanme seguir mostrándoles un poco más sobre la belleza de ese planeta.
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Enfin bref, je vais continuer en vous montrant quelques aspects de la beauté de cette planète.
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Hoe dan ook, laten we verder gaan. Ik laat jullie iets zien van de schoonheid van deze planeet.
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Következőként hadd mutatssam be egy kicsit a bolygó szépségét!
Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.И така, нека продължа да ви показвам малко от красотата на тази планета.
Facebook sayfasını ve websitesini ziyaret edip, dilekçenizi doldurun.Facebook, stronę akcji, podpisywanie petycji.
Facebook sayfasını ve websitesini ziyaret edip, dilekçenizi doldurun.페이스 북이나 웹사이트를 방문하거나 청원서에 서명을 하는 것을 포함해서 말입니다.
Facebook sayfasını ve websitesini ziyaret edip, dilekçenizi doldurun.-la danza y los medios sociales, visitas en Facebook, visitas al sitio web, firmas de petición.
Facebook sayfasını ve websitesini ziyaret edip, dilekçenizi doldurun.Teken de petitie via Facebook en de website.
Facebook sayfasını ve websitesini ziyaret edip, dilekçenizi doldurun.Фейсбук, вебсайт, петиції.
Facebook sayfasını ve websitesini ziyaret edip, dilekçenizi doldurun.ופייסבוק, ואתרים אחרים, וחתימה על עצומות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod