Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.We moeten vrijwilligers verzamelen en eropuit sturen.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Wir müssen Freiwillige auflisten und hinausschicken.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Мы должны поднять паруса и отправить добровольцев.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.אנו צריכות לסרוק את השטח ולשלוח מתנדבים.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.نحن بحاجة إلى الخيش وإرسال المتطوعين.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.「いらない物をちゃんと言ってね」
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.(음악)
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.(Musica)
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular. (Müzik)(音楽)
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular."נפלתי. הם רצו להצטרף לאחרים והשאירו אותי לגסוס."
Düştüm. Beni orada ölüme terk edip diğerlerine katılmak için koştular.(موسيقى)
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Dacă nu te vei mărita cu mine, Rakshasaşii mei te vor căsăpi pentru micul dejun.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Ellet nai minua, Rakshasani lahtaavat sinut aamiaisekseni
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Ha nem jössz hozzám, a ráksaszáim majd levágnak reggelire.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Jeśli mnie nie poślubisz, rakszasy zrobią z ciebie potrawkę na śniadanie.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Jika kamu menolak kunikahi para Rakshasaku akan membunuhmu untuk sarapanku.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Nếu nàng không cưới ta, lũ Rakshasas của ta sẽ xé xác nàng cho bữa điểm tâm của ta.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Om du inte gifter dig med mig, ska rakshasorna slakta dig till frukost.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Pokud si mě nevezmeš, moji rákšasové mi tě zmasakrují ke snídani.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Se não casar comigo, os meus Rakshasas vão cortá-la para o meu pequeno-almoço.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Se non mi sposerai, i miei rakshasa ti uccideranno per servirmi la colazione.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Si no te casas conmigo, mis Rakshasas te masacrarán en mi desayuno.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Si vous ne m'épousez pas mes Rakshasas vous abatteront pour mon petit déjeuner !
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Wenn Du mich nicht heiratest, werden meine Rakshasas Dich für mein Frühstuck schlachten!
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.А если ты не выйдешь за меня... ... мои ракшасы приготовят тебя мне на завтрак!!
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Ако не се омъжиш за мен, моите Ракшаси ще те накълцат за сутрешната ми закуска.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.אם לא תינשאי לי, שדי הרקשאסה שלי יטבחו אותך ויגישו לי אותך בארוחת הבוקר.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.その欲望にみちた目は潰されるであろう
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Agora, se o oposto acontecer, Bill confessar e Al negar então acontece o contrário.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Jeśli wydarzy się przeciwnie, że Bill zeznaje i Alan się wyprze, wtedy dzieje się odwrotnie.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Maar als het omgekeerde gebeurt, dat Bill bekent en Al ontkent, dan gebeurt het tegenovergestelde.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Nyní v případě, že se stane pravý opak, že se Bill přizná a Al se nepřizná, pak to bude opačně.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Ora se accade l'opposto, cioè Bill confessa e Al nega le pene si invertono.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.Sekarang jika sebaliknya terjadi, Jika Bill mengaku dan Al Menyangkal Maka hal sebaliknya terjadi.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.עכשיו, אם קורה את התרחיש ההפוך, כאשר ביל מודה ואל מכחיש, אז זה הולך להיות בדיוק הפוך.
Eğer bunun tersi olursa, yani Bill itiraf edip Al inkar ederse, tam tersi olacak.ولو حصل العكس واعترف (بيل) وانكر (آلن) فسيعكس الأمر! سيحصل (آلن) على العشر سنين
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Als mensen problemen hebben, komen we ze snel tegemoet om ze te helpen en te steunen."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Bila seseorang mengalami masalah, kami segera mendekati mereka, membantu mereka, dan memberi dukungan."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Če so ljudje v težavah, pridemo hitro do njih, jim pomagamo in jih podpiramo. "
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Dacă cineva are probleme, ne ducem la el repede, îl ajutăm și-l sprijinim."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Ha valaki bajban van, gyorsan találunk módot, hogy segítsünk neki, hogy támogassuk."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Hvis folk har problemer, får vi ret hurtigt fat på dem og hjælper dem og vi støtter dem."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Jeśli ktoś ma problem, szybko zauważamy i robimy wszystko, by pomóc".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Když má někdo problém, dozvíme se o něm a pomůžeme mu, podpoříme ho."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."만약 학생들에게 문제가 있다면, 그들에게 빨리 접근하여 돕고 그들을 지원합니다.
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Nếu ai đó đang gặp rắc rối, chúng tôi sẽ nhanh chóng nhận ra giúp họ và hỗ trợ họ."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Om personer är i riskzonen, så försöker vi möta dem så fort som möjligt, och hjälpa dem och supporta dem."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz.""Se as pessoas têm problemas, chegamos a elas rapidamente "e ajudamo-las e apoiamo-las."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Se le persone hanno un problema, gli andiamo incontro abbastanza velocemente e le aiutiamo a superarlo".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Si hay alumnos en problemas, llegamos a ellos rápidamente y los ayudamos y apoyamos".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Wenn Schüler Probleme haben, setzen wir uns schnell mit ihnen in Kontakt, helfen ihnen und unterstützen sie."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Αν οι άνθρωποι έχουν προβλήματα, βρισκόμαστε άμεσα κοντά τους τους βοηθούμε και τους στηρίζουμε".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Ако хората имат проблем, стигаме до тях бързо и им помагаме и им оказваме подкрепа."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Если у людей трудности, мы стараемся скорее помочь и поддерживаем их".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."Якщо у людини виникає проблема, ми швидко зв'язуємося з нею, допомагаємо та підтримуємо її".
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."אם מישהו בבעיה, אנו מגיעים אליו מהר מאד ועוזרים לו ותומכים בו."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."إن كان الناس في مأزق، نصل إليهم بسرعة كبيرة ونساعدهم وندعمهم."
Eğer insanların sorunları varsa, onlara çabucak ulaşırız ve onlara yardım edip destek oluruz."助けの手を差し伸べています」 こう言うと 決まって反論する人がいます
Eğer tanrının hep var olduğunu söyleyeceksek, neden tasarruf edip evrenin de hep var olduğunu söylemiyoruz?O se diciamo che Dio è sempre esistito saltiamo un passaggio e diciamo che anche l universo è sempre esistito.
Eğer tanrının hep var olduğunu söyleyeceksek, neden tasarruf edip evrenin de hep var olduğunu söylemiyoruz?¿por qué no ahorrarnos el paso y concluir que el universo siempre existió?