Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Hỡi anh em là kẻ giàu có! Hãy khóc lóc, kêu la, vì cớ hoạn nạn sẽ đổ trên anh em.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Hỡi anh_em là kẻ giàu_có ! Hãy khóc_lóc , kêu_la , vì cớ hoạn_nạn sẽ đổ trên anh_em .
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Hören nu, I rike: Gråten och jämren eder över det elände som skall komma över eder.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.들으라 부한 자들아 너희에게 임할 고생을 인하여 울고 통곡하라
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Kuulkaa nyt, te rikkaat: itkekää ja vaikeroikaa sitä kurjuutta, joka on teille tulossa.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Nosza immár ti gazdagok, sírjatok, jajgatván a ti nyomorúságaitok miatt, a melyek elkövetkeznek reátok.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Nože teraz vy, boháči! Plačte a kvíľte nad svojimi biedami, ktoré prijdú na vás!
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Nuže nyní, boháči, plačte, kvílíce nad bídami svými, kteréž přijdou.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Nuż teraz, bogacze! płaczcie, narzekając nad nędzami waszemi, które przyjdą.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Og nu, I rige! græder og jamrer over de Ulykker, som komme over eder.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Og nu, I rike: Gråt og jamre over eders ulykker, som kommer over eder!
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.¡Vamos pues ahora, oh ricos! Llorad y aullad por las miserias que vienen sobre vosotros
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Wohlan nun, ihr Reichen, weinet und heulet über euer Elend, das über euch kommen wird!
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Ελθετε τωρα οι πλουσιοι, κλαυσατε ολολυζοντες δια τας επερχομενας ταλαιπωριας σας.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Ануте ж ви, багаті, плачте ридаючи над злиднями вашими, що надходять.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Братя, вземайте за пример на злострадание и на твърдост пророците, които говореха за Господното име.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.Послушайте вы, богатые: плачьте и рыдайте о бедствияхваших, находящих на вас.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.הוי העשירים בכו והילילו על הצרות אשר תבאנה עליכם׃
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.هلم الآن ايها الاغنياء ابكوا مولولين على شقاوتكم القادمة.
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.嗐 、 你 們 這 些 富 足 人 哪 、 應 當 哭 泣 、 號 咷 、 因 為 將 有 苦 難 臨 到 你 們 身 上
Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat edip ağlayın.嗐 、 你 們這 些 富足 人 哪 、 應當 哭泣 、 號咷 、 因 為將 有苦 難臨 到 你 們 身上
Doğru bir önerme yerine kestirim dememizin nedeni, bu örüntünün devam edip etmediğini bilmememiz. -이것이 100프로 사실인 명제와 반대되는 추측인 이유는 이 패턴이 계속
Doğru bir önerme yerine kestirim dememizin nedeni, bu örüntünün devam edip etmediğini bilmememiz. -السبب في أن هذا حدس أي معارض ل لحالة التاكد 100%، أننا لا نعرف
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.(77:57) отступали и изменяли, как отцы их, обращались назад, как неверный лук;
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.ale sa obrátili zpät a robili neverne jako ich otcovia; zvrhli sa jako klamné lučište.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Ale się odwrócili, i przewrotnie się obchodzili, jako i ojcowie ich; wywrócili się jako łuk omylny.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Ale zpět odšedše, převráceně činili, jako i předkové jejich; uchýlili se jako mylné lučiště.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Ci s'au depărtat şi au fost necredincioşi, ca şi părinţii lor, s'au abătut la o parte, ca un arc înşelător,
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.de faldt fra, var troløse som deres Fædre, svigtede som en slappet Bue,
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.De vek av og var troløse, som deres fedre, de vendte om, likesom en bue som svikter.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.de veko trolöst tillbaka, de såsom deras fäder, de vände om, lika en båge som sviker.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Elfordulának ugyanis és hûtlenek levének, mint apáik; visszafelé fordulának, mint a csalfa kézív.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Ils s`éloignèrent et furent infidèles, comme leurs pères, Ils tournèrent, comme un arc trompeur.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.저희 열조같이 배반하고 궤사를 행하여 속이는 활 같이 빗가서
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Más bien, se volvieron atrás y se rebelaron como sus padres. Se desviaron como arco engañoso
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Mas tornaram atrás, e portaram-se aleivosamente como seus pais; desviaram-se como um arco traiçoeiro.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Mereka berkhianat seperti leluhur mereka, dan tak dapat dipercaya seperti busur yang bengkok
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Nhưng trở lòng , ở bất_trung như các tổ_phụ mình : Chúng_nó sịa như cây cung sai_lệch .
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Nhưng trở lòng, ở bất trung như các tổ phụ mình: Chúng nó sịa như cây cung sai lệch.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Sviati, lo tradirono come i loro padri, fallirono come un arco allentato
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Temuč obrnili so se in nezvesto ravnali kakor njih pradedje, obrnili so se kakor lok, ki strelja napačno.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.und fielen zurück und verachteten alles wie ihre Väter und hielten nicht, gleichwie ein loser Bogen,
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.vaan luopuivat pois ja olivat uskottomia isiensä lailla, kävivät kelvottomiksi kuin veltto jousi.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Zij gingen afgoden dienen en werden ontrouw, zoals eens hun voorouders. Zij beantwoordden niet aan Zijn eisen.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.αλλ' εστραφησαν και εφερθησαν απιστως, ως οι πατερες αυτων εστραφησαν ως τοξον στρεβλον
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.Но връщаха се назад, и обхождаха се неверно както бащите им; Измятаха се като неверен лък.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.ויסגו ויבגדו כאבותם נהפכו כקשת רמיה׃
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.بل ارتدّوا وغدروا مثل آبائهم. انحرفوا كقوس مخطئة.
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.反 倒 退 後 、 行 詭 詐 、 像 他 們 的 祖 宗 一 樣 . 他 們 改 變 、 如 同 翻 背 的 弓
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.反倒 退 後 、 行詭詐 、 像 他 們 的 祖宗 一 樣 . 他 們改變 、 如同 翻 背的弓
Durmadan gerçekten söz edip duruyorsun. - Gerçek! Gerçek nedir?Ησύχασε, εδώ κοντά θα είναι.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Dobbiamo spargere la voce e mandare in giro volontari.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.도표를 그리고 봉사자를 보내자.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Musimy wysłać wolontariuszy w teren.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Necesitamos montar la tienda y enviar a los voluntarios.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Nên dàn trải tình nguyện viên.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Nous devons quadriller et envoyer des volontaires.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Önkénteseket kell toboroznunk, és szétküldenünk őket.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Precisamos de enviar voluntários.
Durumu analiz edip incelemeli ve dışarıya gönüllüler göndermeliyiz.Trebuie să plănuim și să trimitem voluntari.