Bu sorunun sorunu bağlıydı On Ben Briony çalışmalarım devam edip etmeyeceğiniΌσον αφορά το θέμα του ζητήματος αυτού εξαρτάται από αν πρέπει να συνεχίσω την δουλειά μου στο Briony
Bu sorunun sorunu bağlıydı On Ben Briony çalışmalarım devam edip etmeyeceğiniНа вопрос на этот вопрос зависит должен ли я продолжать свою работу в Брайони
Bu sorunun sorunu bağlıydı On Ben Briony çalışmalarım devam edip etmeyeceğiniНа въпроса на този въпрос зависи дали трябва да продължи работата си в Briony
Bu sorunun sorunu bağlıydı On Ben Briony çalışmalarım devam edip etmeyeceğiniНа запитання на це питання залежить чи повинен я продовжувати свою роботу в Брайоні
Bu tamamen olasılık hesabı. Dua edip istediğin şeylerin yarısını alıyorsun, yarısını almıyorsun.Получавате половината от нещата, за които се молите.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Al heel mijn leven vraag ik mij af wat "verbijsterend" betekent.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Całe życie zastanawiałem się nad znaczeniem słowa "zdumiewające"
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Egész életemben gondolkodtam azon, mit jelenthet az, hogy észvesztő.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.전 항상 "터무니없다"라는 말이 무슨 뜻인지 궁금했습니다
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Koko elämäni olen pähkäillyt, mitä "mieltähämmentävä" tarkoittaa.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Mein ganzes Leben fragte ich mich, was "mitreißend" bedeutet.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Passei a vida toda a tentar saber o que significava "estupefacto".
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Per tutta la vita, mi sono chiesto cosa significasse "sconcertante".
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Selama hidup saya membayangkan apa yang dimaksud dengan "ketakjuban."
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Siempre me ha intrigado la expresión "estar alucinado"
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Toată viaţa m-am întrebat cum e să fii copleşit intelectual.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Toute ma vie je me suis demandé ce que " stupéfiant " voulait dire.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Όλη μου τη ζωή, αναρωτιόμουν τι σήμαινε "αποσβολωμένος".
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Всю жизнь я размышлял о том, что же означает слово "умопомрачительно"?
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.Цял живот се чудя какво означава "умопомрачителен".
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.כל חיי תהיתי מה פירוש המילה "מדהים."
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.لقد تساءلت طوال حياتي عن ماذا يعني محيرة العقل.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.ここ2日間 私は度肝を抜かれました そしてとても感心しました
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Era impossível teres abandonado este país e escapado.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Es imposible que hubierais escapado del país.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Ette olisi päässeet pakenemaan tästä maasta.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.I ville aldrig have forladt landet og flygtet.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Nie opuścilibyście tego kraju, ratując się ucieczką.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Ni skulle aldrig bara överge landet och fly.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Non avreste mai potuto abbandonare il Paese e fuggire.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Αποκλείεται να εγκαταλείπατε τη χώρα και να φεύγατε.
Bu ülkeyi terk edip kaçmanız imkansızdı.Вы бы ни за что не смогли бросить эту страну и сбежать.
Büyükbaba ve Sunbae... ve Ben- eğer soruna neden olduysan,o zaman suçunu kabul edip cezanı çekmelisinÔng và anh Ji Hoo là... còn cháu là... Nếu gây rắc rối, thì cháu phải biết nhận lỗi, và chịu phạt chứ.
Büyükbaba ve Sunbae... ve Ben- eğer soruna neden olduysan,o zaman suçunu kabul edip cezanı çekmelisinДедушка и Санбэй вы .... и я... Если ты виновата, значит должна понести наказание.
Büyükbaba ve Sunbae... ve Ben- eğer soruna neden olduysan,o zaman suçunu kabul edip cezanı çekmelisinالجد و سنباي هم ... و انا أنك سببتي المشاكل و يجب ان تقبلي به و تتقبلي عقابك
Büyükbaba ve Sunbae... ve Ben- eğer soruna neden olduysan,o zaman suçunu kabul edip cezanı çekmelisin面倒を起こしたら 罰を受けるべきだろう ここは ジャンディにしてみれば居心地悪いよ
Büyük ihtimalle dua edip istediğin şeylerin yarısını alıyorsun. Bu tamamen olasılık hesabı.Hai circa la metà delle cose per cui preghi,è un sacco di probabilità
Büyük ihtimalle dua edip istediğin şeylerin yarısını alıyorsun.Получавате половината от нещата, които си пожелавате, това са законите на вероятността.
"caydırıcılık teorisi" hakkında test edip yazdıkları makaleden bir grafik.Gneezy'ego i Rustichiniego, którzy kilka lat temu postanowili zbadać coś, co nazwali "teorią odstraszania".
"caydırıcılık teorisi" hakkında test edip yazdıkları makaleden bir grafik.이번 십년의 초엽에 소위 "억제 이론"이라는 것을 검증하고자 했던 이들이죠.
"caydırıcılık teorisi" hakkında test edip yazdıkları makaleden bir grafik.В начале текущего десятилетия они решили проверить теорию, которую назвали теорией сдерживания.
"caydırıcılık teorisi" hakkında test edip yazdıkları makaleden bir grafik.אשר יצאו לבחון, בתחילת עשור זה, את מה שהם כינו "תאוריית הרתעה".
"caydırıcılık teorisi" hakkında test edip yazdıkları makaleden bir grafik.والذين انطلقا لاختبار، في بداية هذا العقد، ما أسموه "نظرية الردع."
"caydırıcılık teorisi" hakkında test edip yazdıkları makaleden bir grafik.検証したデータです 抑止論というのは単純な人間行動の理論で
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Aşadar, să vă mai arăt puţin din frumuseţea planetei.
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Chtěl bych vám teď ukázat něco málo z krás této planety.
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Dù sao, hãy để tôi tiếp tục cho bạn thấy đôi chút về vẻ đẹp của hành tinh đó.
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.어쨌든 계속해서 화성의 아름다움을
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Lassen Sie mich weitermachen und Ihnen ein wenig zeigen, wie schön der Planet ist.
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Teraz pokażę wam piękno tej planety.
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.Как бы то ни было, давайте я покажу вам ещё кое-что, характеризующее красоту этой планеты.
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.הבה ואראה לכם עוד קצת
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.على أية حال، دعوني أعرض عليكم بعضاً
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.もう少し紹介しましょう
Çocuklar atalarının ayak izlerini takip edip zengin kültürlerini koruyacaklar mı – gelecek karar verecek.Dacă cei tineri vor păși pe urmele strămoșilor și vor păstra vie cultura- rămâne să decidă viitorul.
Çocuklar atalarının ayak izlerini takip edip zengin kültürlerini koruyacaklar mı – gelecek karar verecek.Les jeunes suivront-ils les traces de leurs ancêtres en conservant leur riche culture ? L'avenir le dira.
Çocuklar atalarının ayak izlerini takip edip zengin kültürlerini koruyacaklar mı – gelecek karar verecek.Si los jóvenes seguirán los pasos de sus antepasados y conservarán la rica cultura - el futuro lo decidirá.
Çocuklar atalarının ayak izlerini takip edip zengin kültürlerini koruyacaklar mı – gelecek karar verecek.Пойдут ли молодые по следам своих предков и сохранят ли богатую культуру, решит будущее.
Çünkü bence yapmılması gereken hızlı hareket edip mesafe kat etmek.왜냐면 전 우리에게 필요한것이 더 빨리 움직여서 멀리까지 가는 것이라고 생각했기 때문이죠.
Çünkü bence yapmılması gereken hızlı hareket edip mesafe kat etmek.Schnelligkeit und Reichweite.