Biz, Amestris'in seçilmiş olanları... birlikte hareket edip her şeyi...Εμείς, οι εκλεκτοί του Αμέστρις θα δράσουμε σαν ένας, για να γίνουν όλα...
Biz, Amestris'in seçilmiş olanları... birlikte hareket edip her şeyi...Мы, избранные Аместриса, будем действовать как один, чтобы всё стало...
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?Chyba nie chcesz nas śledzić, żeby ją zabić?
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?Du følger ikke efter os for at dræbe pigen, vel?
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?Et kai aio seurata meitä ja tappaa tyttöä?
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?Não tencionas seguir-nos e matar a rapariga, pois não?
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?¿No estarás pensando en seguirnos y matar a la chica?
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?Non vorrai seguirci e uccidere la ragazza, vero?
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?Tänker du följa efter oss och döda henne?
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?Θα μας ακολουθήσεις και θα τη σκοτώσεις;
Bizi takip edip kızı öldürecek misin yoksa?Ты не собираешься пойти за нами и убить эту девушку?
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Ale my nie sme ľuďmi, ktorí by sa uťahovali, do zahynutia, ale ľudia viery dobyť dušu.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Ale myť nejsme poběhlci k zahynutí, ale věřící k získání duše.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.우리는 뒤로 물러가 침륜에 빠질 자가 아니요 오직 영혼을 구원함에 이르는 믿음을 가진 자니라
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Men vi ere ikke af dem, som unddrage sig, til Fortabelse, men af dem, som tro, til Sjælens Frelse,
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Men vi er ikke av dem som unddrager sig til fortapelse, vi er av dem som tror til sjelens frelse.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.mi nem vagyunk meghátrálás [emberei], hogy elvesszünk, hanem hitéi, hogy életet nyerjünk.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Mi pa nismo izmed onih, ki se umikajo in se pogube, temuč ki verujejo in ohranijo dušo.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Nós, porém, não somos daqueles que recuam para a perdição, mas daqueles que crêem para a conservação da alma.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Về phần chúng ta, nào phải là kẻ lui đi cho hư mất đâu, bèn là kẻ giữ đức tin cho linh hồn được cứu rỗi.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Về phần chúng_ta , nào phải là kẻ lui đi cho hư mất đâu , bèn là kẻ giữ đức_tin cho linh_hồn được cứu_rỗi .
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.ημεις ομως δεν ειμεθα εκ των συρομενων οπισω προς απωλειαν, αλλ' εκ των πιστευοντων προς σωτηριαν της ψυχης.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Ми ж не малодушні (собі) на погибель, а віруючі на спасенне душі.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.Мы же не из колеблющихся на погибель, но стоим в вере к спасению души.
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.אמנם אנחנו איננו מן הנסוגים אחור לאבדם כי אם מן המאמינים להצלת הנפש׃
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.واما نحن فلسنا من الارتداد للهلاك بل من الايمان لاقتناء النفس
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.我 們 卻 不 是 退 後 入 沉 淪 的 那 等 人 、 乃 是 有 信 心 以 致 靈 魂 得 救 的 人
Bizler geri çekilip mahvolanlardan değiliz; iman edip canlarının kurtuluşuna kavuşanlardanız.我 們卻 不 是 退後入 沉淪 的 那 等 人 、 乃是 有 信心 以致 靈魂 得救 的 人
Böylece, bir çok risk aldığından, ++A derecelendirme notunu hak edip etmediğini düşünmek zorundasınız.しかし短い期間では、この会社などが上手にやりくりして、
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarAlors ils stationnent là et ont un formidable déjeuner avec une vue spectaculaire.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarAșadar, parchează acolo și au parte de un prânz pe cinste și o priveliște spectaculoasă.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarDus ze parkeren daar en hebben een heerlijke lunch met een spectaculair uitzicht.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlar여행선을 착륙시킨 후에, 베아트릭스와 아약스는 아주 맛있는 점심을 화려한 전망을 감상하며 먹습니다.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarParan allí y tienen un magnífico almuerzo con una vista espectacular.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarParcheggiano lì e fanno un magnifico pranzo, con una vista spettacolare.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarTak więc parkują tam i zjadają cudowny posiłek, rozkoszując się fantastycznym widokiem.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarИ така, паркират там, обядват прекрасно и имат зрелищна гледка.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarОни приземляются и устраивают потрясающий обед, наслаждаясь едой и чудесным видом.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarוכך הם מחנים עצמם שם ואוכלים ארוחת צהריים נפלאה ויש להם מראה מרהיב.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarفيتوقفون ويتناولون وجبة غداء رائعه ويستمتعون بالمنظر الرائع
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarその上最高の景色も堪能しました お昼を済ませてアンカーをほどき
Böylece yatırımcılarımıza ve aşılama barınaklarına rehberlik edip,また、ワクチン接種スタッフの滞在先を探しました。
Böylece yatırımcılarımıza ve aşılama barınaklarına rehberlik edip,우리의 투자와 백신투약자 숙소 등을 계획할 수 있었고
Böylece yatırımcılarımıza ve aşılama barınaklarına rehberlik edip,כך שיכולנו להנחות את ההשקעות שלנו ואת מקלטי החיסון
Böylece yatırımcılarımıza ve aşılama barınaklarına rehberlik edip,مما يساعدنا في تحديد خططنا و اختيار مخيمات اللقاح
Bu akşam Shamshad TV'yi ziyaret edip çalışanlarla buluştum.Descanse em paz, amigo. 😭 pic.twitter.com/xQRrSNtpNL
Bu akşam Shamshad TV'yi ziyaret edip çalışanlarla buluştum.Впечатляюще профессиональный и современный сектор СМИ возник буквально из ниоткуда.
Bu akşam Shamshad TV'yi ziyaret edip çalışanlarla buluştum.Свобода СМИ — одно из наших самых главных достижений как нации за последние 16 лет.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Aikomukseni oli hyväksyä tämä ruumis ja elää ikuisesti- -mutta tilanne on muuttunut.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Avevo deciso di accettare questo corpo e continuare a vivere. Ma ora le cose sono cambiate.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Chciałem cieszyć się tym ciałem i żyć zawsze, ale teraz jest inaczej.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Jag hade planerat att acceptera den här kroppen och leva vidare- -men det är annorlunda nu.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Jeg havde tænkt mig at acceptere denne krop og leve videre, - - men nu er det noget andet.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Planeé aceptar este cuerpo y vivir para siempre... pero ahora es diferente.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Planeei aceitar este corpo e viver infinitamente... ...mas, agora, é diferente.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Σκόπευα να δεχτώ αυτό το σώμα και να ζήσω για πάντα, αλλά τώρα είναι διαφορετικά.
Bu bedeni kabul edip sonsuza dek yaşamayı planlamıştım, ama şimdi durum farklı.Я собирался принять это тело и продолжать жить дальше... но теперь всё изменилось.
Bu da Şili'deki 14 yaşındaki bir çocuğun tasarladığı depremleri tespit edip Twitter'da yayınlayan sistemi.그리고 이건 칠레의 14살짜리 아이가 만든건데요, 지진을 감지하여 트위터로 알리는거죠.
Bu da Şili'deki 14 yaşındaki bir çocuğun tasarladığı depremleri tespit edip Twitter'da yayınlayan sistemi.Băiatul ăsta de 14 ani din Chile a creat un sistem care detectează cutremurele şi le publică pe Twitter.
Bu da Şili'deki 14 yaşındaki bir çocuğun tasarladığı depremleri tespit edip Twitter'da yayınlayan sistemi.Este miúdo de 14 anos, do Chile, fez um sistema que detecta terramotos e envia para o Twitter.