Ana içeriğe geç
Sözlük

edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Han prendido fuego a tu santuario; han profanado el tabernáculo de tu nombre, echándolo a tierra
Baal'a hizmet edip taptı. Babasının her yaptığına uyarak İsrail'in Tanrısı RAB'bi öfkelendirdi.他 照 他 父親 一切 所 行 的 、 事 奉 敬拜 巴力 、 惹 耶和華 以色列 神 的 怒氣
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.Er ist Metallbauer.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.아버지는 판금 장인이셨는데, 미래의 자동차를 그려 보여주셨었죠.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.Que é um modelador de folha metálicas, ou seja, faz a concepção os carros futuristas.
Babam sac şekillendiricisidir yani başka bir ifadeyle kendisi yarının arabalarını hayal edip tasarlıyordu.ある晩、母が見慣れないコンピューターを 家に持ち帰りました
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonAbandonner les opérations en attente et quitter & #160;? @action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonAnulați operațiile în așteptare și ieșiți? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonAusstehende Operationen verwerfen und beenden?@action:button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: button¿Desea descartar las operaciones pendientes y salir? @action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonEldobja a várakozó műveleteket és kilép? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonEsquecer as Operações Pendentes e Sair? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonKassér udestående handlinger og afslut? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonKasta väntande åtgärder och avsluta? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonPorzucić oczekujące operacje i zakończyć program? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonWachtende bewerkingen verwijderen en afsluiten?@action:button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonZahodit připravené operace a ukončit? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonZrušiť pripravené operácie a skončiť? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonΑπόρριψη ενεργειών σε αναμονή και έξοδος; @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonДа се отхвърлят ли изчакващите действия и да се спре ли програмата? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonОтменить все незавершённые операции и выйти? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: buttonСкасувати дію з черги і вийти? @ action: button
Bekleyen İşlemleri İptal Edip Uygulamadan Çıkmak İstiyor musunuz? @ action: button保留中の操作を破棄して終了しますか?@action:button
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Il me poignarde tout le temps dans le dos, et il m'abandonne...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Mindig hátbaszúr és elhagy...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...Με μαχαιρώνει πισώπλατα συνέχεια και με αφήνει πίσω...
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...انه يطعنني دائما في الظهر ويتركني خلفه..لكن فجأة
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.벤키가 숲을 떠나 3천마일을 여행했을 때 알고있던 것보다 여러분은 더 많은 것을 알고 있죠.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Bạn biết hơn Benki khi anh rời khu rừng và đi 3.000 dặm.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Je weet meer dan Benki wist toen hij zijn bos verliet voor een reis van 5000 km.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Saben más de lo que sabía Benki cuando salió del bosque e hizo 4.800 kms.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Sie wissen mehr als Benki wusste als er seinen Wald verließ und 3000 Meilen reiste.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Ştiţi mai multe decât ştia Benki când şi-a părăsit pădurea şi a plecat la 3.000 de mile.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Voi sapete più di quanto Benki sapesse quando lasciò la sua foresta e percorse 4.800 kilometri.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Vous en savez plus que Benki au moment où il a quitté sa forêt pour faire 4 800 kilomètres.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Wiecie więcej niż wiedział Benki kiedy wyjeżdżał z dżungli i przebył te 4828 kilometrów.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Вы знаете больше, чем знал Бенки, когда он покинул свой родной лес и продел путь в 3 000 миль.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Знаете повече отколкото Бенки е знаел, когато напуснал гората си и пребродил 5000 километра.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.אתם יודעים יותר ממה שבנקי ידע כשעזב את היער שלו למסע של 5,000 ק"מ.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Bol som kúsok neúprimný lebo som ju nafúkol v celej jej paráde.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Byłem trochę nieszczery, wytłumaczyłem to ze wszystkimi drastycznymi szczegółami.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Byl jsem trochu neupřímný, protože jsem to trochu rozvedl do bolestných detailů.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Egy kicsit hamis voltam, mert kibővítettem minden dicsőséges részletével.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Fui desonesto, porque expandi a equação em todo o seu detalhe horripilante.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Ik ben niet helemaal eerlijk geweest, want ik heb hem, helemaal in detail uitgeschreven.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.J'ai été quelque peu déloyal, parce que je l'ai développée jusque dans ces détails les plus barbares.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Jeg har været lidt uærlig, nu hvor jeg har udvidet den i hele dens blodige udstrækning.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.제가 좀 지나치긴 했습니다. 왜냐면 제가 이 공식을 아주 자세한 부분까지 전개했기 때문이지요.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Malo sem bil nepošten, ker sem ga prikazal v vseh veličastnih podrobnostih.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarAlors ils stationnent là et ont un formidable déjeuner avec une vue spectaculaire.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarAșadar, parchează acolo și au parte de un prânz pe cinste și o priveliște spectaculoasă.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarDus ze parkeren daar en hebben een heerlijke lunch met een spectaculair uitzicht.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlar여행선을 착륙시킨 후에, 베아트릭스와 아약스는 아주 맛있는 점심을 화려한 전망을 감상하며 먹습니다.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarParan allí y tienen un magnífico almuerzo con una vista espectacular.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarParcheggiano lì e fanno un magnifico pranzo, con una vista spettacolare.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarTak więc parkują tam i zjadają cudowny posiłek, rozkoszując się fantastycznym widokiem.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarИ така, паркират там, обядват прекрасно и имат зрелищна гледка.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarОни приземляются и устраивают потрясающий обед, наслаждаясь едой и чудесным видом.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarוכך הם מחנים עצמם שם ואוכלים ארוחת צהריים נפלאה ויש להם מראה מרהיב.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarفيتوقفون ويتناولون وجبة غداء رائعه ويستمتعون بالمنظر الرائع
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod