edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Знаете ли, работейки дълги години върху тази наука, дълго се чудех,
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Разрабатывая столько лет эту науку, я всегда про себя думал:
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,אתם יודעים, בזמן שעבדתי על המדע הזה במשך הרבה שנים כל הזמן תהיתי
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,أتعلمون شيئًا، خلال عملي في هذا المجال لسنوات عدة ظللت أتساءل
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,私はいつも思っていました 「これの最初のキラーアプリになるのは何だろうか?」
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Azt tudod, hogy elfordultak tõlem az Ázsiabeliek mind, kik közül való Figellus és Hermogénes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Bem sabes isto, que me abandonaram todos os que estão na Ásia, entre eles Fígelo e Hermógenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Con biết rằng mọi người ở xứ A-si đã lìa bỏ ta; trong số ấy có Phy-ghen và Hẹt-mô-ghen.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Con biết rằng mọi người_ở xứ A-si đã lìa_bỏ ta ; trong số ấy có Phy-ghen và Hẹt-mô-ghen .
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Det vet du, att alla i provinsen Asien hava vänt sig ifrån mig, bland dem också Fygelus och Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Du ved dette, at alle de i Asien have vendt sig fra mig, iblandt hvilke ere Fygelus og Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Du vet dette at alle de i Asia vendte sig fra mig; blandt disse er Fygelus og Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Engkau tahu bahwa semua orang di wilayah Asia sudah meninggalkan saya, termasuk juga Figelus dan Hermogenes
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.아시아에 있는 모든 사람이 나를 버린 이 일을 네가 아나니 그 중에 부겔로와 허모게네가 있느니라
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Sinä tiedät, että kaikki aasialaiset ovat kääntyneet minusta pois; niiden joukossa ovat Fygelus ja Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Ştii că cei ce sînt în Asia toţi m'au părăsit; între alţii şi Figel şi Ermogen.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.To veš, da so se odvrnili od mene vsi v Aziji, med katerimi sta Figel in Hermogen.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.To vieš, že sa odvrátili odo mňa všetci, ktorí sú v Ázii, z ktorých je Fygellus a Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Tu sai che tutti quelli dell'Asia, tra i quali Fìgelo ed Ermègene, mi hanno abbandonato
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Tu sais que tous ceux qui sont en Asie m`ont abandonné, entre autres Phygelle et Hermogène.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Víš snad o tom, že se odvrátili ode mne všickni, kteříž jsou v Azii, z nichžto jest Fygellus a Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Wiesz to, iż mię odstąpili wszyscy, którzy są w Azyi, z których jest Fygellus i Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Ya sabes que se apartaron de mí todos los de Asia, entre ellos Figelo y Hermógenes
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Εξευρεις τουτο, οτι με απεστραφησαν παντες οι εν τη Ασια, εκ των οποιων ειναι ο Φυγελλος και ο Ερμογενης.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Само трудящият се земевладелец трябва пръв да вкуси от плодовете.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Ти знаєш се, що одвернулись од мене всї, що в Азиї; а між ними Фигел і Гермоген.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Ты знаешь, что все Асийские оставили меня; в числе их Фигелл и Ермоген.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.זאת אתה יודע כי פנו ממני כל אשר באסיא ובתוכם פוגלוס והרמוגניס׃
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.انت تعلم هذا ان جميع الذين في اسيا ارتدّوا عني الذين منهم فيجلّس وهرموجانس.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.凡 在 亞 西 亞 的 人 都 離 棄 我 、 這 是 你 知 道 的 . 其 中 有 腓 吉 路 和 黑 摩 其 尼
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.凡 在 亞西亞 的 人 都 離棄 我 、 這是 你 知道 的 . 其中 有 腓吉路 和 黑摩其尼
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Bol som kúsok neúprimný lebo som ju nafúkol v celej jej paráde.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Byłem trochę nieszczery, wytłumaczyłem to ze wszystkimi drastycznymi szczegółami.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Byl jsem trochu neupřímný, protože jsem to trochu rozvedl do bolestných detailů.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Egy kicsit hamis voltam, mert kibővítettem minden dicsőséges részletével.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Fui desonesto, porque expandi a equação em todo o seu detalhe horripilante.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Ik ben niet helemaal eerlijk geweest, want ik heb hem, helemaal in detail uitgeschreven.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.J'ai été quelque peu déloyal, parce que je l'ai développée jusque dans ces détails les plus barbares.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Jeg har været lidt uærlig, nu hvor jeg har udvidet den i hele dens blodige udstrækning.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.제가 좀 지나치긴 했습니다. 왜냐면 제가 이 공식을 아주 자세한 부분까지 전개했기 때문이지요.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Malo sem bil nepošten, ker sem ga prikazal v vseh veličastnih podrobnostih.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.No he sido completamente sincero, porque la he expandido en todo su salvaje detalle.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Nu am fost foarte inspirat, pentru că le-am extins în cele mai crude detalii.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Olen ollut vähän vilpillinen, koska näytän kaikki sen epämiellyttävät yksityiskohdat.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Saya tidak berterus terang, karena saya telah mengembangkannya dari bentuknya yang menakutkan.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Tôi đã ăn gian 1 chút vì tôi đã làm rộng nó ra với các chi tiết đẹp.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Υπήρξα λίγο παραπλανητικός, αφού την επέκτεινα σε κάθε τρομακτική της λεπτομέρεια.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Бях малко неискрен, понеже го поразширих до всичките му величествени детайли.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Я немного соврал, развернув его со всеми кровавыми подробностями.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.Я трохи перемудрив, тому що розширив рівність до всіх цих жахливих деталей.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.לא הייתי כן לחלוטין, מפני שהרחבתי אותה לכל הפרטים המדממים שלה.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.لقد كنت مخادعا" قليلا، لأنى قد مددته مع كل تفاصيله العنيفة.
Biraz ikiyüzlülük edip, onu bütün ürperticiliğiyle açıkça gösteriyorum.すこし意地悪でした しかし この式を使うと この宇宙でおこる
Birçok tren istasyonunda arabayı park edip toplu taşıma araçları ile yola devam etme olanağı vardır.Du kan parkera bilen på många järnvägsstationer och fortsätta färden med kollektivtrafiken.
Birçok tren istasyonunda arabayı park edip toplu taşıma araçları ile yola devam etme olanağı vardır.En muchas estaciones de tren se puede aparcar el automóvil propio y continuar el viaje en transporte público.
Birçok tren istasyonunda arabayı park edip toplu taşıma araçları ile yola devam etme olanağı vardır.Monilla rautatieasemilla on mahdollista pysäköidä auto ja jatkaa matkaa julkisilla liikennevälineillä.
Birçok tren istasyonunda arabayı park edip toplu taşıma araçları ile yola devam etme olanağı vardır.العديد من محطات القطار توجد فيها إمكانية لإيقاف السيارة والاستمرار في الرحلة بوسائل النقل العامة.
Birçok tren istasyonunda arabayı park edip toplu taşıma araçları ile yola devam etme olanağı vardır.في العديد من محطات السكك الحديدية توجد إمكانية لإيقاف السيارة والاستمرار في السفر بوسائل النقل العامة.
Birçok tren istasyonunda arabayı park edip toplu taşıma araçları ile yola devam etme olanağı vardır.许多火车站都设有停车场,供旅客停放车辆,换乘公交出行。
Bir içkini içmek için geldim. - Bugün için teşekkür edip, sonra hemen odama döneceğim. - Pekala.Am venit să bem ceva... ... să-ţi mulţumesc, apoi mă-ntorc în camera mea.

İlgili Sayfalar