Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.Знаете повече отколкото Бенки е знаел, когато напуснал гората си и пребродил 5000 километра.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.אתם יודעים יותר ממה שבנקי ידע כשעזב את היער שלו למסע של 5,000 ק"מ.
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.تعرفون اكثر مما عرف "بينكي" عندما غادر غابته وسافر 3000 ميل
Benki'nin ormanını terk edip 1600 km gittiği zaman ki... ...bildiğinden daha fazlasını biliyorsun.旅に出る前に得ていた知識より 多くを知っています さらにわかっているのは
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Ellátogattam oda néhány nővel, és mindenféléket kérdeztem az igazgatótól.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Et je l'ai visité avec plusieurs femmes, et j'ai posé toutes sortes de questions au directeur.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Ich besuchte sie mit einigen Frauen und stellte dem Direktor alle möglichen Fragen.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Ik ging op bezoek met diverse dames, en stelde de directeur allerlei vragen.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.그래서 저는 여자 몇 명과 함께 그곳을 찾아가 구경 한 후, 그 공장의 공장장에게 여러가지 질문을 했었지요.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.La visitai con diverse signore e feci un sacco di domande al direttore.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.M-am dus în vizită împreună cu câteva doamne și i-am pus tot felul de întrebări directorului.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Odwiedziłam ją z kilkoma paniami, zadając dyrektorowi mnóstwo pytań.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Và tôi đã thăm nó với một vài phụ nữ nữa, và hỏi vị giám đốc đủ mọi câu hỏi.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Y la visité con varias damas, e hice toda clase de preguntas al director.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Πήγα και το είδα μαζί με άλλες γυναίκες, και έκανα ένα σωρό ερωτήσεις στον διευθυντή.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Мы, я и еще несколько дам, посетили ее, и я задала всевозможные вопросы директору.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Посетих я с няколко други дами, задавайки всевъзможни въпроси.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.Я відвідала її ще з декількома жінками та закидала директора безліччю питань.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.ואני ביקרתי עם עוד כמה נשים, ושאלתי כל מיני שאלות את המנהל.
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.وقد زرته مع عدة نساء، ووجهت كل أنواع الأسئلة للمدير
Ben orayı bir çok hanımla birlikte ziyaret edip, müdüre bir sürü soru sordum.工場長は どうして沢山質問してくるのか 尋ねたので
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Een wetenschappelijke overheid betekent niet dat wetenschappers aan de macht zijn.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.En vetenskaplig regering innebär inte att forskarna styr eller kontrollerar personer.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Naukowy rząd nie oznacza, że naukowcy rządzą czy kontrolują ludzi.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Sie haben die besten heute bekannten Möglichkeiten die Ozeane zu erneuern.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Tieteellinen hallitus ei tarkoita, että tiedemiehet hallitsevat ihmisiä.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Un governo scientifico non significa che gli scienziati governano o controllano le persone.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Un guvern ştiinţific nu înseamnă că savanţii vor conduce sau vor controla oamenii.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Vědecká vláda neznamená, že vědci vládnou nebo kontrolují lidi.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Znanstvena vlada ne pomeni, da bi znanstveniki vladali ljudem ali jih nadzorovali.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Μια επιστημονική κυβέρνηση δεν σημαίνει ότι οι επιστήμονες εξουσιάξουν ή ελέγχουν τους ανθρώπους.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Научное управление не означает, что ученые будут править людьми или контролировать их.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.Научно правителство не означава, че учените ще контролират хората.
Bilimsel yönetim, bilim insanlarının diğer insanları kontrol edip yönettiği anlamına gelmez.إن الحكومة العلمية لا تعني أن يحكم أو يسيطر العلماء على الناس.
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Anda tahu, setelah bekerja di bidang sains ini bertahun-tahun, saya kerap bertanya-tanya,
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Các bạn biết đấy, làm việc với môn khoa học này qua nhiều năm, tôi đã luôn băn khoăn
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,이 과학 분야에 대해 수년 간 연구한 저는 항상 궁금한 점이 있죠.
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Lavorando a questa scienza per molti anni, mi sono spesso domandato:
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Pracując nad tą nauką przez wiele lat, zastanawiałem się,
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Știți, lucrând cu această știință de mulți ani, m-am tot întrebat,
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Terwijl ik jaren gewerkt hebt aan deze wetenschap, bleef ik me afvragen:
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Travaillant sur cette science depuis de nombreuses années, je me demandais,
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Tudják, miközben ezzel a tudománnyal foglalkoztam oly sok éven át mindig kíváncsi voltam, hogy vajon
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Uds saben, trabajando sobre esta ciencia por muchos años, siempre me pregunté,
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Wissen Sie, während ich soviele Jahre an dieser Wissenschaft arbeitete, fragte ich mich:
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Знаете ли, работейки дълги години върху тази наука, дълго се чудех,
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,Разрабатывая столько лет эту науку, я всегда про себя думал:
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,אתם יודעים, בזמן שעבדתי על המדע הזה במשך הרבה שנים כל הזמן תהיתי
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,أتعلمون شيئًا، خلال عملي في هذا المجال لسنوات عدة ظللت أتساءل
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,私はいつも思っていました 「これの最初のキラーアプリになるのは何だろうか?」
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Azt tudod, hogy elfordultak tõlem az Ázsiabeliek mind, kik közül való Figellus és Hermogénes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Bem sabes isto, que me abandonaram todos os que estão na Ásia, entre eles Fígelo e Hermógenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Con biết rằng mọi người ở xứ A-si đã lìa bỏ ta; trong số ấy có Phy-ghen và Hẹt-mô-ghen.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Con biết rằng mọi người_ở xứ A-si đã lìa_bỏ ta ; trong số ấy có Phy-ghen và Hẹt-mô-ghen .
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Det vet du, att alla i provinsen Asien hava vänt sig ifrån mig, bland dem också Fygelus och Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Du ved dette, at alle de i Asien have vendt sig fra mig, iblandt hvilke ere Fygelus og Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Du vet dette at alle de i Asia vendte sig fra mig; blandt disse er Fygelus og Hermogenes.
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Engkau tahu bahwa semua orang di wilayah Asia sudah meninggalkan saya, termasuk juga Figelus dan Hermogenes
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.아시아에 있는 모든 사람이 나를 버린 이 일을 네가 아나니 그 중에 부겔로와 허모게네가 있느니라
Biliyorsun, Asya İlindekilerin hepsi beni terk edip gittiler. Figelosla Hermogenis de bunlardandır.Sinä tiedät, että kaikki aasialaiset ovat kääntyneet minusta pois; niiden joukossa ovat Fygelus ja Hermogenes.