Diğer türlü işlemi iptal edip baştan başlarlar.Nếu không, họ hủy bỏ và bắt đầu lại từ đầu.
Edip İlkbahar (d.Phan Xuân Dũng (chủ biên).
Sonra Dean ve Sam'e işaret edip onların da diz çökmesini söyledi.George nói với Andy làm ơn đặt chân ra chỗ khác.
Dük'un emri ile tutuklanan Monterone Kontu, Dük'e ve Rigoletto'ya beddua edip onları lanetler.Bá tước Monterone bị bắt theo lệnh của công tước và cất lời nguyền rủa công tước và Rigoletto.
Morgan'ın gücü kentin milislerini mağlup edip Panama'yı yağmaladı.Lực lượng của Morgan đã đánh bại lực lượng dân quân của thành phố trước khi cướp phá thành phố Panamá.
Çin imparatorları, Cennetin Vekaleti'ni talep edip Çin dini pratiklerine katılırlardı.Các hoàng đế của Trung Quốc đã tuyên bố Thiên mệnh và tham gia các hoạt động tôn giáo của Trung Quốc.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Ông được đưa nhanh lên một chiếc xe rồi chạy đến một ngôi nhà vùng nông thôn.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.Cô cứ ăn và tăng cân.
Suga etmek: Vira edip sıkıştırmak.Răng nanh: Cắm và giữ mồi.
Sonraki birkaç yılı tabloyu restore edip Leonardo'nun resmini doğrulamış olarak geçirdiler.Sau đó nó được khôi phục và chứng thực như một bức tranh của Leonardo.
Edip Safter Gaydalı (d.Thục nghi Hàn thị (淑儀韓氏).
Makineyi tamir edip geri dönerler.Chiếc máy bay đã được sửa chữa và hoạt động trở lại.
En kötü fırtınada veya hapiste dahi mücadele edip hiç umudunu kaybetmedi.Khi cơ may thắng lợi trong cuộc chiến mất đi hoặc còn mong manh thì không còn có thể làm gì được nữa.
Su kuşlarını takip edip sudan çıkarma konusunda çok iyidir.Chúng cũng có năng khiếu thiên bẩm là tìm kiếm và nhặt thú săn từ nước.
Halihazırda zengin olanlarsa gezegeni terk edip geride kalanları kaderlerine terk etmişler.Những người sống sót đã lên máy bay, đành mặc cho số phận.
Kont Louis, en az 2 lig takip edip onları yakaladı.Quan quân Lam Sơn đuổi theo, bắt được ông.
“Doktor istirahat edip dinlenmemi istedi” cümlesi duru değildir.Lý Hanh hỏi bà sao không nghỉ ngơi, bà đáp: "Không có thời gian nghỉ ngơi".
Poly zehirli içkiyi içmekten son bir dakikada imtina edip zehirlenmekten kurtulur.Uống thuốc độc liên tục cuối cùng bị độc phát mà chết.
Kavga edip, öldürüldüğü düşünülmektedir.Đình Bảo ra trận và bị giết.
Benjamin OVW'e veda edip WWE'e gitti.Dawn cảm ơn Beth rồi rời khỏi.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.だから、あなた方は他の者を多神教徒と非難してはならない。
Ey Edip Adana'da pide ye.偶像礼拝を避けなさい。
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.もっぱらその熱意と人柄とによって信者が集まってきたものと考えられる。
Ateş ile Arzu, bir süre beraber yaşadıktan sonra kavga edip ayrılmışlardır.一哉と別れた後もつきまとっている。
Mehmed Edip Efendi, Nehcet'ül-Menâzil adında kitabında, o dönemde Tebûk'e Âsî Hurma denildiğini yazmıştır.相加(そうか) 対盧(たいろ) 沛者(はいしゃ) 古鄒加(こすうか) 主簿(しゅぼ) 優台(ゆうだい): "于台"と書く場合もある。
Nitekim cesaret edip konuşunca işler değişir.気持ちが昂ると話し方が変わる。
İki versiyonda da Gaga ve yanındakiler bir malikanenin çeşitli yerlerinde dans edip para yakıyorlar.両方のバージョンは大邸宅と燃えている金、色々な位置で踊っているガガとダンサーを特徴とする。
Bunlardan birini bilmeyen veya tasdik edip de dille söylemeyen kafirdir.また神が存在するかどうかは知りえないことであると考える者は不可知論者と呼ばれる。
Edip (Selim Bayraktar) : Lisenin edebiyat öğretmeni.有紀 学(ゆうき まなぶ) 声 - 矢薙直樹 本作の主人公。
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.事に敏にして言に慎み、有道に就きて正す。
Bu böyle devam edip gider.このように続いていく。
Radarları aynı anda 100 hedefi takip edip aynı anda 12 hedefe kilitlenme yeteneğine sahiptir.レーダーはアクティブフェーズドアレイレーダーであり、100目標を追尾し、12目標を捕捉可能である。
811'de Bulgarları mağlup edip başkentleri "Pliska"'yı ele geçirip talan edip yaktı.そして811年にはブルガリア領内に大軍を率いて侵入し、首都プリスカ (Pliska) を制圧・焼き打ちした。
Su kuşlarını takip edip sudan çıkarma konusunda çok iyidir.海水ごとエサを掬い取り呑み込む狩りが得意。
Kavga edip, öldürüldüğü düşünülmektedir.粛清され死亡したと思われていた。
Ve Manhattan'dan söz edip durur.マンハッタンに住む。
Ama cesaret edip çektim.だが勇気に欠けていた。
Sabah saat 04.00'te cinayeti fark edip polise bildirdi.1時20分頃に専務が発見し通報した。
Tesla'yı yok edip dünya vakalarına geçer.タイタモンを殺害し、世界を滅ぼさんと襲い掛かってくる。
Gevezeliğe devam edip hikâyeler anlatmaya koyulur.会話とストーリー進行で倒す。
Ve Dünya'yı kurtarmak için kendini feda edip ölür.自ら太陽に飛び込んで死を選び、世界を救った。
Kullanacaklar mı, ya da suistimal edip sonra etkisiz hale mi getirecekler?取る・外す アイテムを取ったり外したりする時に使う。
Ancak ertesi yıl bir kısmı iskanı terk edip zulme başladı (1703).しかし翌1961年は故障もあって低迷。
Silla'yi takip edip onu öldürmeyi planlayıp hazırlanmıştır.星史郎を追い、彼に殺されることを願っていた。
Mehmet Edip Ağaoğulları, (d.昭一(しょういち) 勘一と季子の子。
En kötü fırtınada veya hapiste dahi mücadele edip hiç umudunu kaybetmedi.東風と戦った際は戦闘シーン無しで負けるなど、実力はさほどでもない。
Ligde 16 takım mücadele edip, sadece bir takım küme düşmektedir.1チームを16人とする団体戦だが、試合形式は自由。
Kirli Ağustos, Edip Cansever.春ニハ、カナラツ勝チマス。
Buna itiraz edip görevden istifa etti.その責任を感じて辞職した。
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.木更津を恐怖と絶望で埋め尽くすことを企む。
Ve ilk kez 1937 yılında lige veda edip küme düştü.1973年の開幕戦ではサヨナラ本塁打を放っている。
Ahali toplanıp Han'a çıkıp ondan merhamet edip bunları affetmesini isterler.高顥はかれらがやむなく反乱に加担した者たちであると訴えて、赦免を願い出た。
“Beraber inşa edip büyüyebileceğimize inanıyorum.“我相信我们可以一起建设和发展。
Ateş ile Arzu, bir süre beraber yaşadıktan sonra kavga edip ayrılmışlardır.其後兵火,集散亡。
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.癸酉,诏禁淮北人不得侵掠,犯者以大辟论。
1351 yılında, Anna Konstantinopolis'i terk edip, Selanik'e gitti.1351年,安娜离开君士坦丁堡,前往塞萨洛尼基定居。
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"於我法中,宜勤受學,共相熾然,共相娛樂。
Bunlardan birini bilmeyen veya tasdik edip de dille söylemeyen kafirdir.原文為:「假作不知而實知,假作不為而實不可為,或將有所為。
Ve Dünya'yı kurtarmak için kendini feda edip ölür.最終為拯救世界犧牲自己。
Buraya hangi koşullar altında göç edip, yerleştiğimizi anımsattık onlara.我们也提醒过他们,我们移民并定居来这里的状况。