edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Cameron, önce iddialarla bağlantısını inkar edip daha sonra ise kabul etti.Edwards kielsi ensin suhteen olemassaolon myöntäen sen myöhemmin.
Kuzco'yu yok edip imparatoriçe olmaya çalışır.Ihailee kovasti Shizumasaa ja haluaa tulla keisariksi.
Bunu garipsemedim çünkü insanların bizi merak edip gelmesi normaldi.Se oli tavallaan outoa, koska hän tiesi, että me olimme tulossa.
Programı Amerikan Hükumeti finanse edip NASA yürütüyor.Sen toteutuksen on suunnittellut ja rahoittanut NASA.
Tom Mary'nin aşkını kabul ya da onu red edip etmeyeceğini bilmiyordu.Tom ei tiennyt, hyväksyäkö vai torjuako Maryn rakkaus.
Edip Cansever (8 Ağustos 1928 - 28 Mayıs 1986), Türk şair.Ο Εντίπ Τζανσεβέρ (Edip Cansever) ] (8 Αυγούστου 1928 - 28 Μαΐου 1986) ήταν Τούρκος ποιητής.
Mikhail, yeni karısını ihmal edip, İngerina olan ilişkisini devam ettirdi.Ο Μιχαήλ Γ΄ έμοιαζε να αγνοεί τη νέα του σύζυγο και να συνεχίζει τη σχέση του με την Ιγγερίνα.
Bu böyle devam edip gider.Συνέχισε με αυτόν τον τρόπο.
1888 ABD'yi terk edip Kopenhag'a döndü.Το 1888 επέστρεψε και εγκαταστάθηκε στην Κοπεγχάγη.
Bununla birlikte, aile büyük evlerini terk edip küçük bir eve yerleşir.Η οικογένεια τελικά μένει σε ένα μικρό φτωχικό σπίτι.
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Διέμενε κυρίως στο Μάνχαϊμ.
İhtilafa rağmen, grup devam edip ilk stüdyo albümünü yayınlamıştır.Η μπάντα ξεκίνησε να περιοδεύει, προετοιμάζοντας παράλληλα το πρώτο studio album της.
Onu kendiyle kılıçla düello edip çarpışmaya zorlar.Τον αναγκάζει να διαπράττει το κακό και να αιχμαλωτίσει την Χιονάτη και πάλι.
Dük'un emri ile tutuklanan Monterone Kontu, Dük'e ve Rigoletto'ya beddua edip onları lanetler.Ο Κόμης Μοντερόνε συλλαμβάνεται μετά από διαταγή του δούκα και καταριέται αυτόν και τον Ριγκολέττο.
Sarı Efe Edip ve Aleaddin Bey de İstanbul'da yakalandı.Ο Ισαάκιος Β΄ Άγγελος τυφλώθηκε και φυλακίστηκε στην Κωνσταντινούπολη.
Sonucunda İngilizler, Messina'yı zapt edip yağmaladılar.Τελικά επιτέθηκαν και σκότωσαν τον ηγέτη της Μεσσηνίας.
Bazen kötü özellikler taşır ve insanları tutsak edip yeraltında zincirlerle bağlar.Οι άνδρες είναι φυλακισμένοι και έχουν αλυσίδες στον αστράγαλο.
Edip İlkbahar (d.Se Stjerne (figur).
Courbet, resmin önemini fark edip "Ornans'ta Cenaze, gerçekte romantizmin defni oldu." dedi.Courbet udtalte om maleriet: "begravelsen i Ornans var i virkeligheden begravelsen af romantikken."
Best içmeye devam edip Londra yakınlarındanki Surbiton'daki her zaman gittiği pub'da görünüyordu.Best fortsatte med at drikke, og han var nogle gange blevet set på den lokale pub i Surbiton, Greater London.
Morgan'ın gücü kentin milislerini mağlup edip Panama'yı yağmaladı.Morgans styrker besejrede byens milits og fortsatte plyndring af Panama.
Ned Stark bunu kabul edip iki kızıyla birlikte Kralın Şehri'ne gider.Neds to døtre rejser med deres far til hovedstaden.
Edip Hakkı Köseoğlu.The Right Honourable
Mourinho'nun bugüne kadar mücadele edip kazanamadığı tek organizasyon UEFA Süper Kupası'dır.Den eneste store turnering, som Matthäus deltog i, men aldrig vandt, var UEFA Champions League.
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Harris bor på Manhattan.
Genç Calbo ada valisı Erisso'nun muharebeye devam edip şehrin sultana direnmesini istemektedir.Den unge Calbo presser Paolo Erisso til at kæmpe videre og forsvare byen, mens Condulmiero ønsker at give op.
Ama cesaret edip çektim.Det gav hende mod.
Sonra da bir tekne temin edip ülke dışına kaçmak için Marsilya'ya geçer.De finder dog en bilfærge og ankommer til Marokko.
O ve erkek kardeşi "Edip" adlı kitabı Fransızcaya çevirmiştir.Det bør også nævnes, at hun selv oversatte bogen "Tante Anna" til tysk.
Gevezeliğe devam edip hikâyeler anlatmaya koyulur.De andre vismænd kommer også, og fortæller sine historier.
2015 yılında kanal tüm yayınları upscale edip HD yayına geçmiştir.Kanalen gik i luften den 1. november 2009 og sendte alle udsendelser i HD-kvalitet.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.To mænd tager i skoven for at fælde et egetræ.
Buna itiraz edip görevden istifa etti.Han fratrådte sin stilling og trak sig tilbage.
Tehdit edip onu Summersların evine götürür.De får Ham fri og flyver mod Weasley'ernes hjem.
Kiralık katil hemen hücum edip onu öldürücü şekilde yaralar.Soldaten fyrer og sårer manden dødeligt.
2003 Kasım itibarıyla yaklaşık 170 çalışanı bulunmaktadır.iflas edip kapanmıştır.I april blev omkring 370 mistænkte afhørt og renset.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.La meg ikke få lyst til noe ondt, til å gjøre gudløse gjerninger sammen med ugjerningsmenn!
Courbet, resmin önemini fark edip "Ornans'ta Cenaze, gerçekte romantizmin defni oldu." dedi.Courbet uttalte selv om maleriet at «begravelsen i Ornans var i virkeligheten begravelsen av romantikken».
Lavan Yakup'u takip edip yakaladı ve onu putlarını çalmakla suçladı.Laban jaget etter ham og anklaget ham for å ha stjålet hans husguder.
Sürekli ve yeniden mücadele edip kazanmak zorundayız” ifadelerini kullandı.«Vi kjemper, blir slått og kjemper igjen,» var hans ord.
İkincisi, Anglo-Saksonlar Hıristiyanlığı kabul edip de Latince konuşan rahipler yaygınlaştığında başlar.Den andre skjedde før angelsakserne ble konvertert til kristendommen og latinsktalende prester ble utstrakt.
Ama cesaret edip çektim.De turde å gjøre det.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Så måtte de sette seg i vognen, og kjøre den til en gård i nærheten.
Gündüz kelebekleri gece istirahat edip, gündüz uçarlar.Om natten sover og hviler fuglene.
Tek amacı, Aku'yu yok edip kendi zamanına geri dönmektir.Jeg reparerer forholdet til meg selv og tar igjen for tapt tid.
Jean Casimir-Perier siyaseti tamamen terk edip kendisini iş hayatına, özellikle de madencilik dalına adadı.Casimir-Perier forlot deretter helt politikken, og viet seg til forretningsvirksomhet.
Ama Thorin'in olmadığını fark edip onu aramaya koyulurlar.De ser at Vincent mangler, og leter etter ham.
Dövüşün bittiğini ve artık beraber dans edip eğlenme zamanı geldiğini belirtir.Etter kampen mot Hødd ble han benket og han slet videre med å få spille tid.
Ned Stark bunu kabul edip iki kızıyla birlikte Kralın Şehri'ne gider.Eddard Stark får dette oppdraget og tar med sine to døtre til Kongshavn (hovedstaden i Westeros).
Geumwa bu yumurtayı yok edip, kendisini kötülüklerden koruyan hayvanlara verip beslemeyi denedi.Geumwa forsøkte å ødelegge egget ved å gi det som mat til dyra, men de valgte i stedet å beskytte det.
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.I den var Lajka fastspent og redd.
Kendi başına hareket edip kuvvet toplamaya başladı ve en nihayetinde kendi beyliğini kurdu.Hun ble så inspirert at hun straks gikk hjem og begynte å klippe selv.
Onu kendiyle kılıçla düello edip çarpışmaya zorlar.Han vifter med sverdet og får dem til å forsvinne.
Selam Olsun (Edip Akbayram albümü) Selam Olsun (İbrahim Tatlıses albümü)Kesimpulannya bahwa Salam berarti: Mengingat (zikir) Allah SWT.
Ey müminler, siz de ona salavat edip tam selam getirin. ^ ."Arabic Presentation Forms-A" (PDF).Hai orang beriman, bershalawatlah atasnya dan berilah salam kepadanya dengan sehormat-hormatnya salam.”
Sonra Arzanene'i işgal edip, yağmaladı ve Chlomaron kalesini kuşattı.Dia kemudian mulai menyerang dan menjarah Arzanene dan mengepung benteng Chlomaron.
Edip Hakkı Köseoğlu (d.Padahal yang benar adalah Walimatul ‘Urs.
Kim iki gün içinde acele edip dönerse, ona günah yoktur.Kalimat di atas berarti : Sudah dua hari ia tidak terlihat sosoknya ( bersembunyi ).
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Dan jangan kiranya Engkau limpahkan untuk golongan yang zalim itu, selain Azab."
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Mereka juga ikut pertempuran di Manhattan.

İlgili Sayfalar