edip ile cümle
edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom bana piyanosunu taşımasına yardım edip etmeyeceğimi sordu.Tom asked me if I would help him move his piano.
Yardım edip edemeyeceğimi göreceğiz.I'll see if I can't help out.
Tom, polis tarafından öldürülmeden önce birkaç kişiye işkence edip öldürdü.Tom tortured and murdered several victims before he was killed by the police.
Bir an kavga edip bir an öpüşüyorlardı.One moment, they were arguing and the next they were kissing.
Tom bana Mary'ye yardım edip etmemesi gerektiğini sordu.Tom asked me whether he should help Mary or not.
Mekanı terk edip gittiler.They've cleared out the place.
Geçen ay cesaret edip Müslüman olduğumu herkese açıkladım.Last month I brought up the courage to tell everyone that I converted to Islam.
Fadıl, Güney Arizona'da atları tımar edip yetiştirdi.Fadil groomed and raised horses in southern Arizona.
Tom Mary'ye fen bilgisi ödevinde ona yardım edip etmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she could help him with his science homework.
Tom'un bunu yapmaya niyet edip etmediğini bilmiyorum.I don't know whether Tom intended to do that or not.
Tom'un gitmeyi kabul edip etmeyeceğini bilmiyordum.I didn't know whether Tom would agree to go or not.
Tom'un Mary'nin bunu yapmasına yardım edip etmeyeceğinden eminim.I'm sure Tom will help Mary do that.
Tom'un istifa edip etmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom resigned.
Tom'un bize gerçekten yardım edip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom really could help us.
Tom'un Boston'u terk edip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom has left Boston.
Tom'a yardım edip edemeyeceğimi merak ediyorum.I wonder whether I could help Tom.
Tom'un bunu yapmayı kabul edip etmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom agreed to do that.
Tom'un gitmeyi kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum.I don't know if Tom will agree to go or not.
Tom'un gerçekten Mary'ye yardım edip etmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom would really help Mary.
Tom'un arkadaşlarının Mary'ye yardım edip etmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom's friends would help Mary.
Tom'un bunu yapmasına yardım edip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if you could help Tom do that.
Tom'un Mary'ye yardım edip etmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom would help Mary.
Tom'un bunu yaptığımızda ısrar edip etmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom will insist we do that.
Tom'un bu sorunu çözmemize yardım edip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom could help us solve this problem.
Tom sana önümüzdeki hafta sonu ona yardım edip etmeyeceğini sormak istedi.Tom wanted to ask you if you'd help him next weekend.
Tom ona yardım edip etmememizi umursamadığını söyledi.Tom said he didn't care whether we helped him or not.
Tom ona yardım edip etmememizi umursamıyor.Tom doesn't care whether we help him or not.
Tom, Mary'ye ona yardım edip edemeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she could help him.
Tom'a yardım edip etmemeniz umurumda değil.I don't care whether you help Tom or not.
Tom'a bunu yapmamıza yardım edip etmeyeceğini sorun.Ask Tom if he's going to help us do that.
Tom bana Mary'nin bunu yapmasına yardım edip etmeyeceğimi sordu.Tom asked me if I was going to help Mary do that.
Tom'a onu kabul edip etmediğini sordum.I asked if Tom had agreed to do that.
Tom akıllılık edip şemsiyesini yanına aldı.It was wise of Tom to take his umbrella with him.
Bir grup anarşist dükkanları tahrip edip polise taş ve molotof attı.A group of anarchists vandalized shops and threw rocks and Molotov cocktails at police.
Dua edip Tanrı'dan yardım istedi.He prayed to God for help.
Tom bana telefon edip hemen gelmem gerektiğini söyledi.Tom called me and told me that I should come immediately.
Tom işaret edip bir taksi çevirdi.Tom flagged down a taxi.
Neden Tom'a yardım edip edemeyeceğimize bakmıyoruz?Why don't we see if we can help Tom?
Pilden sızan asit kapağa nüfuz edip deldi.The leaking battery acid ate through the lid.
Duyarsporlu Tom güncel mevzularda daima tarafını belli edip duyarını kasar.As a wokester, Tom always supports current things.
Karl, Amelia'ya teşekkür edip uzaklaştı.Karl thanked Amelia and walked away.
Amelia feryat edip ağladı.Amelia screamed and cried.
Selam Olsun (Edip Akbayram albümü) Selam Olsun (İbrahim Tatlıses albümü)"Ú-Ãàçåòà - Â ÌÃÓ çàâàëèëè âûáîðû".
“Beraber inşa edip büyüyebileceğimize inanıyorum."I believe that we can build and develop together.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Do not surrender to the evildoers!
Edip İlkbahar (d.And spring they did.
Savaşın son günlerinde Dresden'i terk edip Batı'ya kaçtı.In the late days of the war, he left Dresden and fled to the West.
Best içmeye devam edip Londra yakınlarındanki Surbiton'daki her zaman gittiği pub'da görünüyordu.Best continued to drink, and was sometimes seen at his local pub in Surbiton, London.
Daha sonra Devlet Tiyatrosu'nun teklifini kabul edip Adana'ya gitti.Later she received an offer from the State Theatre and then moved to Adana.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Canio and Beppe accept, but Tonio stays behind.
Arsenije halkın isyan edip Avusturya ordusuna yiyecek yardımı yapacağına söz verdi.Arsenije promised that the people would revolt and help the Austrian army with food.
Andronikos emri göz ardı edip subaylarından sakladı.Andronikos ignored the order and kept it secret from his officers.
748 senesinde Basra'ya hareket edip "orada ibn 'Awn ve Eyyûb ile bir araya geldi.By 748 he had moved to Basra, "where he met ibn 'Awn and Ayyub .
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Let us be glad and rejoice, and give honour to him."
Pothos ve Leo'nun her ikisi askeri kariyeri takip edip, yüksek rütbelere ulaştılar.Pothos and Leo both followed military careers and reached high office.
MÖ 83'te Roma'ya döndü, tüm direnişi alt edip kenti yeniden ele geçirdi.In 83, he returned to Rome, overcame all resistance, and recaptured the city.
14 yaşındayken, İspanya'ya hareket edip ve burada üç yıl kaldı.When he was 14 years old, he moved to Spain and lived there for three years.
Suriye'de Yahudiler isyan edip, Hristiyanları linç ediyorlardı.In areas of Syria, the Jews were revolting and lynching Christians.
Sonunda, diğer tanrıları takip edip İsrail üzerinde baskı uyguladı.At the end, however, he follows other gods and oppresses Israel.
Organları kesilmiş olan Şemsun, Allah’a dua edip kendisini o halkın başına bela etmesini diledi.He begged forgiveness of anyone he may have offended and begged for God's forgiveness.