Ana içeriğe geç
Sözlük

edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1351 yılında, Anna Konstantinopolis'i terk edip, Selanik'e gitti.В 1351 году Анна оставила Константинополь и поселилась в Салониках.
Mehmet Edip Ağaoğulları, (d.Сурхай I сын Умал-Мухаммада (кум.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Сура начинается с вести о том, что верующие восторжествуют и будут счастливы.
Adını Halide Edip Adıvar'dan almıştır.Сатана дала ему имя и вырастила его.
Buna itiraz edip görevden istifa etti.Он отказывается, бросая ей вызов.
Bunlardan birini bilmeyen veya tasdik edip de dille söylemeyen kafirdir.Кто убил Деркачева неизвестно; ни следствие не установило, ни молва не указала определенных виновников.
Bu çocuğun misketin sepetten kutuya aktarıldığına dikkat edip etmediğinden emin olmak içindir.Ребёнка просят угадать, что находится в коробке из-под конфет.
Ama bir türlü cesaret edip de gidemez.Может, я и проявил мужество, не знаю.
Kitap kendi deyimi ile "terk edip gitmenin özgürlüğüyle sarhoş bir adamı" anlatıyor.Он выпускает свою книгу «Boğulmayan bir səs».
Kullanacaklar mı, ya da suistimal edip sonra etkisiz hale mi getirecekler?После этого либо отсеивает их, либо пересылает дальше.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Не бояться врага, а искать и уничтожать его.
Edip Yüksel (d.Шукырколь (каз.
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Проживает в Манхэттене.
1 haftadan sonra ona telefon edip söylediler: sizi çok beğendik, sizinle de birlikte çalışmak isteriz.В конце она сказала: «Большое вам спасибо, ребята, я люблю вас очень сильно, увидимся в следующий раз.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Беппо и Канио охотно соглашаются, лишь Тонио не хочет идти.
Suriye'de Yahudiler isyan edip, Hristiyanları linç ediyorlardı.Евреи, восставшие в сирийских областях, убивали христиан.
80'ler Edip Akbayram ve benzeri müzik yapanlar için zor yıllardı.20 лет спустя» о тех же героях и с теми же актёрами.
Sinekli Bakkal - Halide Edip Adıvar'ın bir romanı.Последний эпос, или Роман для прислуги.
Angelus bu kıza tecavüz edip daha sonra da kanını içerek onu öldürmüştür.Барсиса обесчестил девушку, а затем убил.
1980 yılında memleketini terk edip Los Angeles'a taşınmıştır.Окончил службу в 1980 году и переехал в Лос-Анджелес.
Onun yabancı diller ve müzikteki yeteneklerini teşvik edip destek verdi.Имеет большие способности к иностранным языкам и музыке.
Merasim ve ziyaretleri idare edip, hastalara dua eder, muhtaçlara yardım eder.Терпение и молитва помогают человеку совершать великие деяния.
Olaya müdahele edip diğerleri grubundan 2 kişiyi öldürürler.Причём каждый из участников уверен, что убил двух других.
Ziyaettin Şimşek, Edip Önal,Güven Doğan mahallede yaşamış yöresel aşıklardır.С картинки в твоём букваре, С хороших и верных товарищей, Живущих в соседнем дворе.
Sonraki birkaç yılı tabloyu restore edip Leonardo'nun resmini doğrulamış olarak geçirdiler.Однако затем её следы затерялись, и в течение столетий картина Леонардо считалась потерянной.
Yunus Nadi Bey, Anadolu’ya kaçışı sırasında Halide Edip Hanım ile tanışmıştı.Встретили Эн Дэрроу, когда она бежала по джунглям.
Ara sahnelerde kamera etrafta hareket edip çevre ile etkileşim içine giriyor.Медленно поворачивая камеру, он показал окрестности.
Bu böyle devam edip gider.И так будет продолжаться и далее.
"İnsan biçiminde ilâh tasavvur edip suretlendiren bâtıl inanış" mânâsında kullanılmaktadır.Однако из милосердия к человеку он нисходит в свой материальный образ, доступный для верующего.
Noah, Rex'e Annie ile eşlik edip edemeyeceğini sorar.У Рассела есть выбор либо остаться с Нэйтом, либо уйти.
Dük'un emri ile tutuklanan Monterone Kontu, Dük'e ve Rigoletto'ya beddua edip onları lanetler.Монтероне проклинает Герцога и Риголетто.
Alman ve Avusturya-Macaristan orduları Romanya'yı işgal edip ülkenin büyük çoğunluğunu ele geçirdi.За короткое время австро-венгерские, немецкие и болгарские войска заняли большую часть Румынского Королевства.
Romanda, birliğinden firar edip Vietnam'da kalmaya karar veren Amerikalı bir askerin öyküsü anlatılmaktadır.Американские историки, знавшие Веру Романовну, решили повезти её в Штаты.
Adam, Ömer'in huzuruna getirilince özür beya edip: Ben sadece sana ait tulumdan içtim, dedi.И вот Боэмунд пришел к нему и сказал: «Заботясь о твоей безопасности, я хочу открыть тебе тайну.
683 yılındaysa İberya, Albanya ve Ermenistan'a saldırıp ganimet elde edip geri döndüler.وفي عام 683 كانوا يهاجمون شبه جزيرة أيبيريا وألبانيا القوقازية وأرمينيا ليحصلوا على الغنائم ويعودون.
Kendisi ayrıca oksijen ve hidrojeni tespit edip adlandırandır.وبالإضافة إلى أنه وضح / حدد غازى الأكسجين والهيدروجين وأطلق عليهما هذا الاسم.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.تذوقه وامضغه ببطء.
14. yüzyılın ilk çeyreğinde, sarayı tamir edip birkaç ana tadilat yaptılar.في الربع الأول من القرن الرابع عشر، قام الفرسان بإصلاح قصر وحصلت من التعديلات الرئيسية.
Nizâmeddîn Evliya gibi mübarek bir Allah dostuna hürmetsizlik edip, uygun olmayan tavırlar takındı.ولكن لما أرشده الله تبارك وتعالى إلى ملك اليمين بعد عجزه عن الزواج فدل على أنه لا متعة.
Müşteri repo vadesi dolduğunda makbuzu iade edip, tutar kendisine nakden ödenir.وعندما علم الخليفة بذلك تراجع عن الأمر وأرسل لها طل كهدية.
İkisi sarayı terk edip bir ormana girerler.ويهرب الاثنان إلى الغابة.
Eski eşi Lüsyen Hanım, 1927'de eşini ve kontes unvanını terk edip kendisine döndü.وقد تركت زوجته السابقة لوسيان هانم زوجها في عام 1927 م، وحصلت على لقب "كونتسه"، وعادت له.
Organları kesilmiş olan Şemsun, Allah’a dua edip kendisini o halkın başına bela etmesini diledi.الإحرام من الميقات لقوله صلى الله عليه و سلم :"هن لهن، ولمن أتى عليهن ممن أراد الحج أوالعمرة".
Mayısta Paris'i terk edip Londra'ya yerleşmeye karar verdi.في مايو غادر براي إلى لندن.
Daha sonra Elia’ya tecavüz edip öldürmüştür.وبعد ذلك عاد ليغتصب الفتاة وقتلها.
Bradbury yeterince personeli ikna edip Kaliforniya Üniversitesi ile yenileme anlaşması yaptı.استطاع برادبيري اقناع عدد كافٍ من الموظفين بالبقاء، واستطاع اقناع جامعة كاليفورنيا تجديد عقد إدارة المختبر.
Bu böyle devam edip gider.لا أستطيع الاستمرار على هذا النحو.
Edip Ahmet Yükneki 12. yüzyılda yaşamış bir şair.هذه القصيدة ألفّها جاياديفا وهو شاعر عاش في القرن الثاني عشر.
Bir süre sonra general rütbesine terfi edip.مع ترقية في وقت واحد إلى الجنرال .
Mümeyyiz: Kâtiplerin yazdıklarını kontrol edip düzenlemeler yapar.المصداقية: هي أن نتحرى الصدق فيما نكتبه أو فيما تنقله.
“Beraber inşa edip büyüyebileceğimize inanıyorum.يداً بيد سوف نكبر معاً"..
Önce Ankara'ya hücum edip kaleyi ve şehri eline geçirmiş ve bozguncuları elimine etmiştir.وبدأ بِالهُجوم على أنقرة وسيطر على المدينة وقلاعها، ثم صفَّى المُفسدين فيها.
Irak'a göç edip Basra'ya yerleşti.وصل لبيب واحتل عراق المنشية..
Radarları aynı anda 100 hedefi takip edip aynı anda 12 hedefe kilitlenme yeteneğine sahiptir.رادار جديد قادر على تعقب 14 هدفا في وقت واحد في حين يجري قادرة على مهاجمة في وقت واحد 6 من هؤلاء.
Ziyaettin Şimşek, Edip Önal,Güven Doğan mahallede yaşamış yöresel aşıklardır.أخوهم عزيز لا يخاف الأعاديا يقيمون في دار الحفاظ تكرّماً ...
Eyersiz atla yola devam edip Çerkezköy şosesine geldim.وكنت دائماً اعتني بشعري، وذلك بالذهاب إلى محل تصفيف الشعر.
General Hube, güney yönünde taarruz edip, Dinyester'i aşmak ve Romanya içlerine çekilmek görüşündedir.تخاف ليندا أن يعود بها هوبس إلى الجنوب ويحول بينهما.
Buna itiraz edip görevden istifa etti.فما كان منه إلا أن استقال من منصبه احتجاجاً.
Tom Mary'ye ona yardım edip etmeyeceğini sordu.سأل توم ماري إن كان بإمكانها مساعدته.
Ben, senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin" demenden endişe edip korktum."Mais disse: Assim dirás aos filhos de Israel: SEREI-me enviou a vósoutros.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod