edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Reside en Manhattan.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Se notificó a los creyentes la decisión y se procedió conforme a ella.
Ona iyi muamele edip Artuç nahiyesinin idaresini verdi.Intenta enseñarle a Hare buenos modales.
Aynı anda Howe, New York’u terk edip başkent Philadelphia’ya saldırdı.Howe se retiró finalmente y embarcó a sus tropas en Nueva York con destino Filadelfia.
Tommy bunun hemen ardından Rachel'ı terk edip evden çıkar.De repente, Rachel se asusta y huye de la casa.
Daha önce işten çıkarılan işçiler haksızlığa isyan edip her şeyi ateşe verirler.Si son las del primero, sus obras serán quemadas, si bien él mismo se salvará como si escapara del fuego (v.
Gevezeliğe devam edip hikâyeler anlatmaya koyulur.Volvían contentos con las compras y con historias para contar.
Yalnız nefret edip durmayacaksın, hem de onunla mücadele edeceksin.Nunca tendrás una batalla contra él, aunque sí lucharás con él.
Chester: Çocukları hipnotize edip, onları çalıştırır.Cose a los muñecos después de hipnotizarlos.
Kabul edip gelenler Crane, Kauffman ve onların yapım ortağı Kevin S. Bright'ın önünde tekrar okuma yaptı.Aquellos que recibieron otra llamada audicionaron en frente de Crane, Kauffman y su compañero Kevin S. Bright.
Bir yılanın kopmuş kafası ani hareket edip refleks ile ısırması ihtimal dahilindedir.Incluso, la cabeza separada de una serpiente puede actuar por reflejo y, es capaz de morder.
Suga etmek: Vira edip sıkıştırmak.Desvío: Con Ritmo o Tocado.
Ostrogotlar şehri talan edip; ayakta bulunan şehir surlarının ve binalarının hepsi yıkılıp yerle bir edildi.Durante sus ciudades y pueblos de retiro fueron quemados junto con las masacres y violación.
Burada fena olan bunu tespit edip ortaya koymak mı yoksa bunu yapıp çıkar sağlayanlar mı?¿Pueden los ciegos darse vista a sí mismos, o los sordos darse el oído?
Bunun yanında gece okuluna devam edip ortaokul ve liseyi böyle bitirdi.Dejó la escuela y asistió a clases nocturnas para terminar sus estudios secundarios.
Ali seslerin geldiği yöne ateş edip Haceli'yi vurur.En el cual Tom oye tiros y conoce a Grace.
Ayrıca önemli bir konu da ahşabın toprak ve rutubetle temas edip etmemesidir.Tienen una basa de piedra destinada a evitar que el estiércol entre en contacto con la madera y la pudra.
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.Concuerda con él en género y número.
Ama cesaret edip çektim.«Ahí cogimos coraje.
Ve ilk kez 1937 yılında lige veda edip küme düştü.Nº 39 | junio — Despedida digna.
Sonradan iflas edip dükkanı kapatır.Posteriormente nos cederá la tienda.
Bu durmdan hoşlanmayan Donizetti Napoli'yi terk edip Paris'e yerleşti.Se sabe realmente que la madre de Napoleón no había querido desplazarse en París para la ceremonia.
Buna itiraz edip görevden istifa etti.Entonces, yo expresé mi disconformidad y ofrecí mi renuncia.
Jaesuk'un görevi ise onlara hakemlik edip, uyandırmaktır.Subirá, José: La tonadilla escénica: sus obras y sus autores.
Dawn tabii bunu fark edip kitaba bakar.Angelus se sorprende: al parecer lo leyó en el diario.
Kulüp, 1953'te bu isimle mücadele edip ilk lig şampiyonluğunu kazandı.Esa entidad disputó, en 1913, su propio campeonato de primera división.
Selam Olsun (Edip Akbayram albümü) Selam Olsun (İbrahim Tatlıses albümü)(Ah, sia benedetto Iddio!).
İkinci siklon kuzeye doğru devam edip 31 Ağustos'ta Kanada'yı etkilemiştir.Questo secondo ciclone ha proseguito a nord colpendo il Canada il 31 agosto.
Edip (Selim Bayraktar) : Lisenin edebiyat öğretmeni.Benedetta (Emanuela Grimalda): insegna religione al Liceo.
Bulgarlar kırsal kesibi tahrip edip, Zaharija'yı Hırvatistan Krallığı'na kaçmaya zorladılar.I Bulgari devastarono le campagne e costrinsero Zaharija a fuggire nel Regno di Croazia.
Sonra Arzanene'i işgal edip, yağmaladı ve Chlomaron kalesini kuşattı.In seguito invase e saccheggiò l'Arzanene e assediò la fortezza di Chlomaron.
Broşürler ve halk oylamaları ile "Escher Sistemi"ne karşı mücadele edip, politik etkisini zayıflattılar.Con pamphlet e assemblee popolari si lottò contro il «sistema Escher», indebolendone infine l'influsso.
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.Ponimi nel numero di coloro che si pentono e che si purificano".
Edip Cansever (8 Ağustos 1928 - 28 Mayıs 1986), Türk şair.Edip Cansever (Istanbul, 8 agosto 1928 – 28 maggio 1986) è stato un poeta turco.
Ama bir türlü cesaret edip de gidemez.Non era senza un certo coraggio.
Sonra terfi edip makinist oldu.Poté mantenere il lavoro e divenne macchinista.
Zakotnova onunla mücadele edip, kaçmayı deneyince, karnından 3 kez bıçaklayarak öldürdü.Evandro, per ucciderlo, dovette colpirlo tre volte.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.In quel giudizio, i credenti verranno giudicati sulla base di ciò che hanno fatto in vita.
Eylül 1911'de ABD'yi ziyaret edip Henry Farman type III çift kanatlı uçakla uçtu.Nel settembre 1911 la Dutrieu viaggiò fino agli Stati Uniti con il suo biplano «Henry Farman» type III.
Ligde 16 takım mücadele edip, sadece bir takım küme düşmektedir.Sedici successi riarrangiati, oltre all'inedito Un grande salto.
Gevezeliğe devam edip hikâyeler anlatmaya koyulur.Per passare il tempo a bordo, continuano i racconti.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Falli uscire, in modo che noi possiamo abusare di loro!".
Momo'nun babası intihar edip ölünce de onu evlat edinir.Dopo la morte dei genitori di Milo quando era bambino, lo adotta.
Onbaşı olarak terfi edip Yeşilköy'e atandı ve Çavuşluğa yükseldi.Qui fu rapidamente promosso caporale e quindi sergente.
Bu sesler ancak Türkler aylarca göç edip çok uzaklara vardıklarında kesilir.I Turchi partono quindi in cerca di nuove terre, ma le voci cessano solo dopo che hanno viaggiato per mesi.
Sesleri takip edip ormana girince kendini Kabuslar Evi'nde bulur.Inseguendo lui, anche Nightmare raggiunge il palazzo.
Dawn tabii bunu fark edip kitaba bakar.Solo Lea sembra conoscerlo e leggergli nell'animo.
Kız temiz bir kıyafet giyer, önce el öper, sonra kahve ikram edip gider.Si vestì velocemente, fece colazione e disse alcune preghiere.
Ardından Barney ve Robin kavga edip boşanırlar.Alla fine dell'episodio Barney e Robin si sposano.
Geri rezerv ordusunun komutanı olarak imparatorun öldüğünü ilan edip, muharebe alanını terk etmiştir.Recatosi dall'imperatore come ambasciatore, morì nel viaggio di ritorno.
Bu maçlarda güreşçinin konumunu terk edip ringin dışındaki güreşçilere saldırmasına izin verilir.I giocatori possono colpire l'avversario con le sedie in acciaio al di fuori del ring.
Eyersiz atla yola devam edip Çerkezköy şosesine geldim.Perse il controllo del cavallo e finì nel vicino fossato.
1900 yılında farmakoloji profesörlüğünden istifa edip tıp dalına geçti.Nel 1900 diede le dimissioni dalla cattedra di farmacologia per assumere quella di Medicina Interna.
Lúthien'i dans edip şarkı söylerken gören Beren, kıza aşık oldu.Però, dopo aver scoperto che Jane canta e balla meravigliosamente, s'innamora di lei.
Haçlıların Göksu Irmağı vadisini takip edip Akdeniz'e inmeleri planlanmıştı.Egli preferì scendere per il versante amazzonico delle Ande e recarsi a La Plata.
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Vive fra il Connecticut e Manhattan.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Кто будет веровать и креститься, спасен будет; а кто не будет веровать, осужден будет.
İman edip vaftiz olan kurtulacak; iman etmeyense yargılanacak.Кто будет веровать и креститься, спасен будет; а кто не будет веровать, осужден будет.
Zerdüşt otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü terk edip dağlara çıktı.Когда Заратустре исполнилось тридцать лет, покинул он свою родину и озеро своей родины и пошел в горы.
Selam Olsun (Edip Akbayram albümü) Selam Olsun (İbrahim Tatlıses albümü)Мир тебе, о Пророк, Милость Аллаха и Его благословение.

İlgili Sayfalar