Ana içeriğe geç
Sözlük

edip ile cümle

edip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sam Allardyce, 14 Ekim 1999 tarihinde istifa edip Bolton Wanderers ile anlaştı.Allardyce reichte am 30. April 2007 bei den Bolton Wanderers seinen Rücktritt ein.
Kaçırdığı kadınları tutsak edip evlendiğine inanılır.Dabei ergriffen sie alle unverheirateten Mädchen, derer sie habhaft werden konnten.
Sonradan iflas edip dükkanı kapatır.Die Polizei kommt an und umstellt den Laden.
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Manhattan gemacht hatte.
Ismi bu kopruye hücum edip eline geciren ve Alman hücumlarına karsi savunan Ingiliz komutani anisinadir.Sie sind diejenigen, die hinter Gittern und Stacheldraht zur Ehre des deutschen Namens starben und verdarben.
Bu öğrenciler seyahat edip koleksiyon yapmışlardır.Die Studenten konnten dort arbeiten und leben.
"John de Courcy" 1177'de doğu Ulster'e hücum edip buraları kendi arazisine kattı.1177 fiel John de Courcy in Irland ein und eroberte einen Großteil des östlichen Ulster.
Kendim bir şey icat edip, bir de isim uydurunca çok iyi tuttu.Er ließ ein Vorwerk und später das Gut Vollenschier anlegen.
Anlatıcı kafeyi terk edip adamı izlemeye başlar.Der Bettler verlässt das Café und der Mann bleibt erstaunt zurück.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Et ne M'interpelle plus au sujet des injustes, car ils vont être noyés.”
Ash, Annie’nin yardımıyla motorlu testereyi modifiye edip koluna takar.Ash, avec l'aide d'Annie, modifie la tronçonneuse et l'attache à son moignon.
İki versiyonda da Gaga ve yanındakiler bir malikanenin çeşitli yerlerinde dans edip para yakıyorlar.Les deux versions montrent Gaga dansant dans diverses pièces d’une maison et brûlant de l’argent.
Edip Bey (ya da Sarı Efe Edip Bey) (ö.Il est seigneur de Versols et autres places.
Hala kendisinin intihar mı edip etmediği, yoksa Almanlar tarafından suikasta maruz kaldığı tartışılmaktadır.La controverse réside aussi dans le fait qu'il se soit suicidé ou que les Allemands l'aient assassiné.
Pothos ve Leo'nun her ikisi askeri kariyeri takip edip, yüksek rütbelere ulaştılar.Pothos et Léon ont tous les deux des carrières militaires et atteignent des postes importants.
Ama cesaret edip çektim.J'ai pris du courage.
İrini, Konstantinopolis'i 1303 yılında terk edip, Selanik'e yerleşti.Yolande (Irène) quitte Constantinople en 1303 pour s'installer à Thessalonique.
MÖ 83'te Roma'ya döndü, tüm direnişi alt edip kenti yeniden ele geçirdi.En 83 av. J.-C., il retourne à Rome, balaie toute résistance et reprend à nouveau le contrôle de la ville.
Suriye'de Yahudiler isyan edip, Hristiyanları linç ettiler.Dans certaines régions syriennes, les juifs se révoltent et lynchent des chrétiens.
Ardından Barney ve Robin kavga edip boşanırlar.Puis Barney et Robin se fiancent.
Edip Safter Gaydalı (d."Hadjdji Husayn Pasha."
Bulgarlar kırsal kesibi tahrip edip, Zaharija'yı Hırvatistan Krallığı'na kaçmaya zorladılar.Les Bulgares ravagèrent la campagne et obligèrent Zaharija à chercher refuge dans le royaume de Croatie.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Prends bien garde, ma fille, à ce que tu diras.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Quant à ceux qui croient en la vacuité, ceux-là, je les déclare incurables. » .
Gevezeliğe devam edip hikâyeler anlatmaya koyulur.J’invente des histoires, des nouvelles.
Çin'den parçalar ithal edip Pakistan'da bir araya getiriyorlar.Les pièces sont importées de Chine et assemblées en Éthiopie.
Basit Gayatri Sadhana'yı icra edip sonuçları görün.Si vous voulez absolument voir Zijing , allez donc le voir.
Tek amacı, Aku'yu yok edip kendi zamanına geri dönmektir.Déçu, il veut repartir vers son époque.
Köpek, hayatı için endişe edip kendisiyle birlikte kaçan Dorothy’ye geri döner.Mais le chien s'échappe et retourne près de Dorothy.
İngiltere ise Afganistan bağımsızlığını kabul edip-etmemekte tereddüt etmiştir.Le Royaume-Uni reconnaît l’indépendance de l’Afghanistan.
Ned Stark bunu kabul edip iki kızıyla birlikte Kralın Şehri'ne gider.Le colonel passe donc la journée en ville avec les deux jeunes filles.
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Ils habitent Manhattan.
Makineyi tamir edip geri dönerler.L'appareil sera réparé et reprendra du service.
Su kuşlarını takip edip sudan çıkarma konusunda çok iyidir.Il épuise les oiseaux aquatiques et leur chasse est plus longue.
Tilki korkutma amaçlı rastgele ateş edip Altay'ı kolundan yaraladı.Un soldat nerveux tire et blesse Klaatu.
Performansın sonunda Gilmour, seyirciye teşekkür edip sahneden ayrıldı.La performance terminée, Britney Spears remercie le public et quitte la scène.
Bu tuzağa basmayan bir oyuncu ise düşmeden devam edip farklı bir bölgeye ulaşabilecek.En abandonnant un leurre, l'Orgueil a l'occasion de sauter jusqu'à une autre station.
Ve Dünya'yı kurtarmak için kendini feda edip ölür.Il a passé sa vie à se sacrifier pour sauver et protéger le monde.
Çünkü Farsça yazmak ediplikte üstünlük sayılmıştır.Le problème est que cela fait plus de code à écrire.
Onun planımızı kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum.No sé si él va a estar de acuerdo con nuestro plan o no.
Mary dans edip şarkı söylemeyi sever.A María le encanta bailar y cantar.
Tom bana telefon edip hemen gelmem gerektiğini söyledi.Tom me llamó y me dijo que tenía que ir inmediatamente.
Çok merak edip de cevabını asla öğrenemediğin bir şey var mı?¿Hay algo sobre lo que tengas mucha curiosidad pero que no hayas sabido?
Zerdüştlük dinini kabul edip, bu dini yaymak için mücadeleler etmiştir.Su meta era sencilla: combatir la maldad y crear un universo ordenado.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Canio y Beppe aceptan, pero Tonio se queda detrás.
Mehmet Edip Ağaoğulları, (d.Con descendencia, (dos hijos y una hija).
Ardından, Tanrı İbrahim'e Mezopotamya'yı terk edip Vadedilmiş Topraklar'a dönmesini söyledi.Más tarde, Dios instruyó a Abraham a salir de Mesopotamia y volver a la Tierra Prometida.
1351 yılında, Anna Konstantinopolis'i terk edip, Selanik'e gitti.En 1351, Ana dejó Constantinopla para ir a Tesalónica.
Best içmeye devam edip Londra yakınlarındanki Surbiton'daki her zaman gittiği pub'da görünüyordu.Best continuó bebiendo, y fue visto varias veces en su pub de Surrey.
Jihyun, Joomi’nin mezarını ziyaret edip af diliyor.Jihyun visita la tumba de Joomi, llorando le pide perdón.
Soyadlarını Lumbroso'ya değiştiren yeğenlerden ikisi sonradan İtalya'ya göç edip ünlü birer haham oldular.Otros dos sobrinos también cambiaron sus nombres a Lumbroso y se hicieron rabinos famosos en Italia.
İrini, Konstantinopolis'i 1303 yılında terk edip, Selanik'e yerleşti.Irene dejó Constantinopla en 1303 y se instaló en Tesalónica.
24 Nisan'da New York'a hareket edip Hamptom Roads'a istimleyene kadar burada kaldı.Fue operado desde allí hasta el 24 de abril, cuando navegó de regreso a Nueva York, vía Hampton Roads.
Edip Cansever (8 Ağustos 1928 - 28 Mayıs 1986), Türk şair.Edip Cansever (Estambul, 8 de agosto de 1928 - 28 de mayo de 1986) fue un poeta turco.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Ten cuidado con lo que dices.
Eylül 1911'de ABD'yi ziyaret edip Henry Farman type III çift kanatlı uçakla uçtu.En septiembre de 1911 Dutrieu viaja a los Estados Unidos con su biplano Henry Farman tipo III.
Amacı, bir hayal gemisi inşa edip dünyayı dolaşmaktır.Su sueño es construir una nave que sea capaz de viajar por todo el mundo.
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Reside en Manhattan.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Se notificó a los creyentes la decisión y se procedió conforme a ella.
Ona iyi muamele edip Artuç nahiyesinin idaresini verdi.Intenta enseñarle a Hare buenos modales.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
edip ile cümle - Sayfa 14 - edip kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App