ebeveyn ile cümle
ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bana asla gerçek bir ebeveyn gibi davranmadın.No se comporta conmigo como si si fuera mi verdadera madre.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Esto significa que el menor podrá residir en un domicilio diferente que el de sus padres.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Le placement signifie que l'enfant vit en dehors du domicile des parents.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Sijaishuolto tarkoittaa, että lapsi asuu muualla kuin vanhempien luona.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Vård utom hemmet betyder att barnet bor någon annanstans än hos sina föräldrar.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.Замещение означает, что ребёнок не будет проживать у родителей.
Başka bir yere yerleştirmek çocukların ebeveynlerinin olmadığı bir yerde yaşamaları anlamına gelmektedir.الرعاية بالنيابة تعني أنه بإمكان الطفل أن يسكن في مكان آخر بدل أن يسكن لدى والديه.
Bazen ebeveynler çocuğun refahını sağlayamayabilir.A veces, los progenitores no pueden garantizar el bienestar de un niño.
Bazen ebeveynler çocuğun refahını sağlayamayabilir.Ibland kan föräldrarna inte sörja för barnets välfärd.
Bazen ebeveynler çocuğun refahını sağlayamayabilir.Joskus vanhemmat eivät pysty huolehtimaan lapsen hyvinvoinnista.
Bazen ebeveynler çocuğun refahını sağlayamayabilir.Parfois, les parents ne sont pas capables de veiller au bien-être de leur enfant.
Bazen ebeveynler çocuğun refahını sağlayamayabilir.أحياناً لا يكون الوالدان قادرين على العناية برفاهية الطفل.
Bazen ebeveynler çocuğun refahını sağlayamayabilir.有时,父母无法保障孩子的幸福成长环境。这时,社会就必须介入解决问题。保障儿童权益是儿童保护工作的核心。
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Bizonyos kultúrákban azt választják, hogy több férfi legyen, mint nő.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Dans certaines cultures, ils choisissent d'avoir plus de garçons que de filles.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.En algunas culturas, están eligiendo tener más varones que mujeres.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.I några kulturer väljer man att få fler pojkar än flickor.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.In alcune culture, scelgono di avere più maschi che femmine.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.In sommige culturen kiezen ze ervoor om meer mannen dan vrouwen te krijgen.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.몇몇의 문화에선 여자보다 남자를 더 많이 낳으려고 하지요.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Mereka, dalam beberapa kebudayaan, memilih untuk punya lebih banyak anak laki-laki daripada perempuan.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Nalgumas culturas, estão a escolher ter mais rapazes do que raparigas.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Niektóre kultury chcą mieć więcej chłopców niż dziewczynek.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Ở một số quốc gia, họ chọn nhiều nam hơn nữ.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Sie sind, in manchen Kulturen, die Wahl, um mehr Männer als Frauen zu haben.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Unele comunități aleg să aibă mai mulţi băieţi decât fete.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.V niektorých kultúrach sa rozhodujú mať viac chlapcov ako dievčat.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Αυτοί οι άνθρωποι, σε κάποιες κουλτούρες, επιλέγουν να αποκτήσουν περισσότερα αγόρια παρά κορίτσια.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.В некоторых культурах они решают иметь больше мальчиков.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.Някои култури, например, залагат на повече мъже, отколкото жени.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.בתרבויות מסוימות, הם, בוחרים ללדת יותר זכרים מנקבות.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.إنهم ، في بعض الثقافات، يختارون إنجاب ذكور أكثر من النساء.
Bazı kültürlerde ebeveynler erkek çocuk sahibi olmayı daha çok seçiyor.女性より多くの男性をもつことを選んでいます 社会にとって必ずしも良いとは言えませんが
Bebeğin her iki ebeveyni de danışmanlığa gelebilir.Ambos progenitores del bebé pueden acudir al consultorio de maternidad.
Bebeğin her iki ebeveyni de danışmanlığa gelebilir.Barnets båda föräldrar är välkomna till rådgivningsbyrån.
Bebeğin her iki ebeveyni de danışmanlığa gelebilir.Les deux parents du bébé sont les bienvenus au centre neuvola.
Bebeğin her iki ebeveyni de danışmanlığa gelebilir.Vauvan molemmat vanhemmat ovat tervetulleita neuvolaan.
Bebeğin her iki ebeveyni de danışmanlığa gelebilir.В консультации с радостью примут обоих родителей.
Bebeğin her iki ebeveyni de danışmanlığa gelebilir.يُرحب في استشارات الأمومة والطفولة بوالدي الجنين/الطفل كليهما.
Bebeğin her iki ebeveyni de danışmanlığa gelebilir.父母双方都可前往咨询处。您也可以和后援人员一起前往。
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Dovranno andare a vari colloqui con i genitori che cercano baby-sitter.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Họ cần phỏng vấn với phụ huynh, những người muốn thuê người giữ trẻ.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.자식들을 맡기고 싶어하는 지역 부모들로부터 면접을 봐야 할 수도 있겠군요.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Musiałby przeprowadzić rozmowy z okolicznymi rodzicami, którzy pragną ogromnego wyboru opiekunów dla dzieci.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Sie müsste Bewertungsinterviews mit den Eltern vor Ort führen, die einen Babysitter-Pool wollen.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Tendrían que evaluar entrevistas con padres locales que quisieran un grupo de cuidadores de niños.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Teriam de ter entrevistas com pais locais que querem uma bolsa de "babysitters".
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Va trebui să facă interviuri de evaluare cu părinţii din zonă care doresc un grup de babysitteri disponibili.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Ze moeten interviews doen met plaatselijke ouders die een pool van babysitters willen.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.Той трябва да премине през интервюта с местни родители, които искат достъп до база данни от детегледачки.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.יהיה עליו לערוך ראיונות עם הורים מקומיים שמעוניינים במאגר של שמרטפים.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.سيكون عليهم القيام بمقابلات مع الآباء المحليين الذين بحاجة لمجموعة الحاضنات.
Bebek bakıcılığı havuzu isteyen yerli ebeveynler ile değerlendirme görüşmesi yapmak zorunda olacaklardı.インタビューをしなければなりません それだけの価値はあるのか?
Bebek ebeveynin kucağında oturur, ve onları ses değişince başlarını döndürmeleri için eğitiriz --De baby zit op de schoot van een ouder.
Bebek ebeveynin kucağında oturur, ve onları ses değişince başlarını döndürmeleri için eğitiriz --아기는 부모님의 무릎에 앉아있고, "아"에서 "이" 처럼, 소리를 바꿨을 때
Bebek ebeveynin kucağında oturur, ve onları ses değişince başlarını döndürmeleri için eğitiriz --התינוק יושב בחיק ההורה, ואנו מרגילים אותם להפנות את ראשם כאשר משתנה צליל --
Bebek ebeveynin kucağında oturur, ve onları ses değişince başlarını döndürmeleri için eğitiriz --فالطفل الذي يقبع في حجر أمه, نحاول أن ندربهم على تحريك رؤوسهم عندما يتغير الصوت --
Bebek ebeveynin kucağında oturur, ve onları ses değişince başlarını döndürmeleri için eğitiriz --"アー"から"イー"のように 音が変わったら頭を動かすよう訓練し
Belirli bir günde doğduğunuzu düşünürsünüz, her biri sizden daha önce doğmuş iki ebeveyniniz vardır.여러분은 특정한 날에 태어났고, 두 부모님에게서 태어났으며 부모님은
Belirli bir günde doğduğunuzu düşünürsünüz, her biri sizden daha önce doğmuş iki ebeveyniniz vardır.אתם מאמינים שנולדתם ביום מסויים, שנולדתם לשני הורים אנושיים ושכל אחד מהוריכם האנושי