ebeveyn ile cümle
ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Föräldrarna levde åtskilda.
Ebeveyn yavruların bakımını bir süre birlikte gerçekleştirir.Båda föräldrar tar hand om ungarna en tid.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Ett exempel är föräldrars kärlek till sina barn.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Efter kläckningen får ungen vård, skydd och näring av föräldrarna i minst nio månader.
Dolayısıyla, her iki ebeveyni tarafından da İskandinav kökeni vardır.Båda föräldrarna hade skandinavisk bakgrund.
Çocukların alacağı eğitime karar verme yetkisi ebeveynde olmalıdır.Beslut om barns utbildning skall tas av barnets föräldrar.
McEwan’dan altı yaş büyük olan duvar ustası David Sharpe, ebeveynleri evlenmeden önce dünyaya gelmişti.Brodern, en murare vid namn David Sharp, föddes sex år före McEwan, när hans mor gifte sig med en annan man.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Ungdomar under 18 år bör därtill ha ett av föräldrarna undertecknat intyg för att delta.
Foureira Fier, Arnavutluk'ta Ebeveynleri Marjeta ve Kristaq Fureraj'ın kızı Entela Fureraj olarak doğdu.Foureira föddes i Fier i västra Albanien som Entela Fureraj, dotter till Marjeta och Kristaq Fureraj.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Båda föräldrarna är friska anlagsbärare.
Mr. & Mrs. Barry - Diana'nın ebeveynleridirler.Mr och Mrs Black - Tokens föräldrar.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Föräldrarna till eleverna fick betala.
Ebeveynleri çiftçidir.Föräldrarna var jordbrukare.
Bu kişinin tövbe edip Yahudiliğe geri dönmesi ve ebeveyninin yanlışını düzeltmesi hakkı vardır.Hon försöker rätta till faderns fel och misstag, och rentvå hans namn.
Kardeş Tyka'nın 1960'taki doğumundan sonra, Prince'in ebeveynleri boşandı.Efter att Princes syster Tika Evene hade fötts 1960 gled deras föräldrar isär och så småningom skilde de sig.
Ebeveyni Sergios ve Maria'ydı ve adı bilinmeyen en az bir kardeşi vardı.De hade barnen Nisse, Eskil och en till namnet okänd dotter.
Ebeveynlerinden memnun değildir ve normal bir yaşam istemektedir.Hans mamma vill att han ska träffa någon och leva ett normalt liv.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Efter fyra veckor kan ungarna äta samma föda som sina föräldrar.
Her iki ebeveyn sonra yavruları beslerler.Ungarna får därefter mat av båda föräldrarna.
Nathan'ın ebeveynleri genç yaşta onun olağanüstü ezber yeteneğini ve taklit, şarkı sevgisini fark etti.Föräldrarna såg sonens begåvning och kärlek till sången.
Hiro, her iki ebeveyni tarafından da kabul edilen ve sevilen tek Sohma’dır.Hagnell är namnet på två, sinsemellan orelaterade, svenska släkter.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra babası alkolik oldu ve sonucunda 1991 yılında kalp krizinden öldü.Hans alkoholiserade far, som ursprungligen kom från Storbritannien, avled i en hjärtinfarkt 1967.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Ungarna tas om hand av båda föräldrarna och blir flygga efter 12–13 dagar.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Äktenskapet var inte lyckligt och de separerade.
Ebeveynlerimle temas kurdum.Jag tog kontakt med mina föräldrar.
2005 yılında Sagawa'nın ebeveynleri öldü.Батьки Саґави померли в 2005 році.
Diğer genetik değişiklikler ebeveynler tarafından tohum hücrelerin oluşturulması sırasında ortaya çıkabilir.Інші генетичні зміни можуть відбуватися протягом формування генеративних клітин одним з батьків.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Брак батьків був невдалим і, зрештою, вони розлучилися.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Гартнелл ніколи не був близький із батьком.
Elizabeth ebeveynlerini gözyaşlarıyla yolculamıştı.Бен дивився на батька зі сльозами на очах.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.Батьки Алекса купили йому першу гітару як подарунок на Різдво 2001 року.
Bunun sonucunda ebeveynlerin evliliğinde sorunlar başlayınca, Rühmannlar 1915 yılının Mart ayında boşandılar.Добившись дозволу батьків, наприкінці 1952 року вони побралися.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Із братом Луїджі вони були улюбленками батьків.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Батько просто зберігає один відкритий ключ для кожного із спадкоємців.
Çekinik bozukluğun oluşması için her iki ebeveynin de çekinik geni taşıması gerekir.Для того щоб успадкувати його, обоє батьків мають бути носіями пошкодженого гену.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Батьки моїх друзів були зовсім іншими.
Ancak uçmaya başladıktan sonra bir ay kadar daha ebeveynler tarafından beslenirler.Вони починають приймати тверду їжу в близько один місяць після народження.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Обоє батьки — ландшафтні архітектори.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Керівництво школи відмовилось розглядати заяви батьків.
Hatalı genler ebeveynlerden olduğu gibi alınmış da olabilir.Дефектні гени також можуть бути цілком успадковані від батьків.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Ще дитиною вона багато співала, і батьки звернули увагу на її талант.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Протягом 3 років самці піклується про своїх дитинчат.
Her ebeveyn yavrusuna birer allel aktarır.Кожен член родини має з'їсти хоча б одного коржа.
Ebeveyn Yulia ve Sergey Boguseviç'tir.Брат Сергія та Федора Єфремових.
Kişinin başka insanların ebeveynleri gibi değil de kendi ebeveynleri gibi konuşmasının sebebidir.Не так господарю, а як його дітям.
Ebeveynleri çiftçidir.Його батьки були фермерами.
Bu melez, her iki ebeveyninden de özellikler gösterir.У гібридів можна виявити ознаки обох батьків.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Разом із дітьми за парти сідають і їхні батьки.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Коли їй було 5 років, батьки розлучилися.
Yumurtadan çıkan yavrular her iki ebeveyn tarafından beslenir.Яйце насиджують обидва батьки.
Jack (Elliott Gould) ve Judy Geller (Christina Pickles): Ross ve Monica'nın ebeveynleri.Джек Геллер (англ. Jack Geller, актор — Еліот Гулд (англ. Elliot Gould)) — батько Моніки і Роса.
Ebeveynlerin ikisi de kuluçkuya yatar ancak dişi sığırcık erkekten daha fazla kuluçkada kalır.Годують пташенят обидва батьків, проте самка більше, ніж самець.
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.На щастя, батьки зберегли його дитячі малюнки.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.Батьки Брюса розлучилися в 1971 році.
Pek çok toplumda soyluluk ebeveynlerden çocuklara (genellikle babadan oğula) geçer.Повага до жінки в сім'ї росте, якщо вона народжує якомога більше дітей (особливо синів).
Ebeveynleri bilinmemektedir.Про батьків невідомо.
Çoğu zaman, erkek çocuk evlendiğinde, -evde kalacak yer olduğu takdirde- eşi ile ebeveynlerinin evinde yaşar.Зазвичай після одруження, коли молода пара ще не має своєї хати, чоловік іде жити до батьків дружини.
Her iki ebeveyni de asil Yunan ailelerinden geliyordu ve çocuklarına Yunanca Georgios adını verdiler...Кожному своєму сину батьки дали по два імені — грецькому та нігерійському.
O artık ebeveynlerine bağlı değil.Він більше не залежав від своїх батьків.
Onun ebeveynleri beni sever.Її батьки мене обожнюють.