ebeveyn ile cümle
ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onun ebeveynleri beni sever.Його батьки мене обожнюють.
Genç ebeveynler sık sık çocuklarını şımartırlar.Молоді батьки часто балують своїх дітей.
Ebeveynlerin boşandığında kaç yaşındaydın?Скільки тобі було років, коли твої батьки розлучилися?
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicida či filicidia je úmyslný čin rodiče zabíjení svého vlastního dítě.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Podle rodičů mělo být jméno chápáno ve smyslu patafyziky.
Dolayısıyla, her iki ebeveyni tarafından da İskandinav kökeni vardır.Po obou rodičích má slovenské kořeny.
Her iki ebeveyn sonra yavruları beslerler.Později obstarávají potravu oba rodiče.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Čáp někdy bývá symbolem mateřské lásky rodičů k jejich potomkům.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.K Vánocům 2001 dostal svoji první kytaru.
Ebeveynleri Georganne ile John Campbell'dir ve küçük bir erkek kardeşi vardır.Je dcerou Georganne a Johna Campbellových, má mladšího bratra Johnnyho.
Porto Rikolu ebeveynlerin Guadalupe Rodriguez ve David Lopez'in ortanca çocuğudur.Narodila se v newyorském Bronxu portorikánským rodičům Guadalupe Rodrigezové a Davidu Lopezovi.
Böylece Helen'in ebeveynleri Graham Bell ile temas kurdular.Jeho rodiči byli Graham a Bette Hillovi.
Ebeveynleri çiftçidir.Rodiče byli zemědělci.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Mláďata jsou krmena oběma rodiči a hnízdo opouštějí po 14-16 dnech.
Oğlanlar kendi ebeveynlerine değil kayınpeder ve kaynanalarına saygı gösterecekler.Jejich vlastní děti nepatří jim, ale jejich pánům.
Tanımlama amacıyla kullanılan bu terim çocuklar veya ebeveynler tarafından tercih edilmeyebilir.Respektive může existovat v jakékoli podobě tehdy, pokud si to dítě i jeho rodiče přejí.
İoannis'in ebeveynleri 1131 yılında evlendiler ve daha sonra takribi 1132 yılında doğdu.Kristina byla s Magnusem zasnoubena v roce 1131 a sňatku došlo v roce 1132 nebo 1133.
13. yüzyılın başlarında doğmuştur ve ebeveynleri bilinmemektedir.Vznikla asi ve 13. století a jméno jejího autora se nedochovalo.
Üç hafta içinde polis kızı bularak ebeveynlerine geri verdi.Když se do noci nevrátil, jeho rodiče zavolali policii.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Jeho rodiče do USA emigrovali z Polska.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Jeho matka přežila Holokaust.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Jeho rodiče se rozvedli, když mu bylo pět let.
Dişi vampir yarasalar ebeveynlik davranışı sergilerler.Hajný Mudroch žaluje Poluščiným rodičům.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Manželství jejích rodičů bylo nešťastné a manželé žili odděleně.
Yavrular ilk günlerinde sıkı bir sürü halinde ebeveynlerin en yakınında yüzerler.Většina dětí spí nejlépe, když jsou blízko rodičů.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Dětem mladším 14 let mohou býti půjčovány knihy jen na legitimaci rodičů neb jejich zákonných zástupců.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.V pěti letech se jeho rodiče rozvedli.
Arkani-Hamed'in ebeveynlerinin her ikisi de İranlı fizikçidir.Rodiče Arkani-Hameda, Jafargholi "Jafar" Arkani-Hamed a Hamideh Alastiová jsou oba fyzici z Íránu.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.Părintii lui i-au cumpărat prima chitara de Crăciun în 2001.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Ludovic n-a fost apropiat nici de părinții săi.
Ebeveynleri çiftçidir.Sunt al țăranilor!
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Rain și-a petrecut o mare parte din copilărie locuind cu părinții și sora mai mică.
Genetik olarak, ebeveyninin tıpkısı olan döllere klon denir.Urmașii care sunt identic din punct de vedere genetic cu părinții lor se numesc clone.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Puii din cuib sunt îngrijiți și hrăniți de ambii părinți, ei părăsesc cuibul după 14-16 zile de la eclozare.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Părinții ei au divorțat când aceasta avea 3 ani.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.A fost în vacanță în Buriatia.
Her ebeveyn yavrusuna birer allel aktarır.Odată cu nașterea fiecărui copil în familie se adăuga câte o lumânare în plus.
Ebeveynleri Kronos ve Philyra'dır.Părinții ei sunt Phorcys și Ceto.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Puii introduc ciocul în gura părinților spre a-și lua hrana.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.Părinților mei le place să facă schi în fiecare iarnă.
Ebeveynlerine karşılık vermemelisin.Nu trebuie să le răspunzi urât părinților tăi.
Ebeveynlerine çok fazla bel bağlama.Nu te baza foarte mult pe părinții tăi.
Ebeveynlerime söyleyemedim, ne de aileme.N-am putut spune părinților mei, și nici familiei mele.
Ebeveynlerime, aileme ya da arkadaşlarıma söyleyemedim.N-am putut spune părinților mei, familiei mele sau prietenilor mei.
Ebeveynlerine kendimi sevdirmeye çalışıyorum.Încerc să îi fac pe părinții tăi să mă iubească.
Ben bir ebeveyn değilim.Eu nu sunt părinte.
Bir ebeveyn olmak kolay değil, değil mi?Nu e ușor să fii părinte, nu-i așa?
Ebeveynlerinin her ikisini de tanıyordum.Îi știam pe ambii tăi părinți.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Ebből kifolyólag a szülők 126 millió munkanapot mulasztottak, hogy otthon maradhassanak a gyermeküket ápolni.
Her iki durumda da, Miyu ebeveynlerini kaybettikten sonra Gardiyan oluyor.Mindkét esetben Miju Őrzővé (Guardian) válik, miután elveszíti szüleit.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nem tudni, hogy élnek-e még a szülei.
Ertesi sabah, Thomas'ın ebeveynleri eve gelir.Reggel megérkeznek a szülők.
Ebeveynlerinin ya da Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Szüleinek és Don Manuel de Godoynak megtiltotta, hogy hazatérhessenek Spanyolországba.
Ebeveynlerin avlanma alanları yuvadan 19-24 km arasında uzaklığa erişebilir.Táplálékszerzéshez a szülőmadár 19–24 kilométer távolságra is elrepülhet.
Ebeveynleri onu bir müzisyen olması için zorlamadılar.Apja azonban nem akarta, hogy fia zenész legyen.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ezután Bruce feleszmél és szülei sírjában találja magát.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Testvéreinek iskoláztatását szülei fizették.
Ayrıca, çocukların harcamalarını ebeveynler kendi aygıtılarından onaylar.A fiatalok kikérték szüleik beleegyezését is.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Az 5 hetes fiókák a kirepülést követően még viszonylag hosszabb ideig a szüleikkel maradnak.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Mivel egyedüli gyermek, különösen szoros viszony fűzi őt szüleihez, akik minden premierjén részt vesznek.