ebeveyn ile cümle

ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yemaja'nın ebeveynleri Oduduwa ile Obatala'dır.Haar ouders zijn Oduduwa en Obatala.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Ouders werden verplicht schoolgeld te betalen.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
Ebeveynleri çiftçidir.Haar ouders zijn boer.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Allebei zijn ouders zijn actief in het kunstschaatsen.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Dan verlaat het jong het nest en wordt nog eens negen maanden door de ouders bewaakt en gevoederd.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Het huwelijk van zijn ouders was niet gelukkig, wat uiteindelijk tot een scheiding leidde.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Zijn ouders hadden geen gelukkig huwelijk.
Yumurtadan yavrular çıktıktan sonra her iki ebeveyn, gence yiyeceği getirir.Nadat de eieren zijn uitgekomen, zorgen beide ouders voor de jongen.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Om die reden waren zijn ouders volgens Sirius trots op Regulus.
İki ebeveyn de yavruları korur ve dikkatlice gözlemler.De ouders houden ze nog wel warm en bewaken ze.
(Cyrus'ın gerçek doğum tarihi) Ebeveynleri Robby ve Susan Stewart, ağabeyi ise Jackson'dır.Haar familie bestond uit haar ouders Robby en Susan Stewart en een oudere broer genaamd Jackson.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Haar ouders woonden op korte afstand van elkaar.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Bows vader was bijna nooit thuis.
İki ebeveyni de çiftçi idiler.Zijn beide grootvaders waren veehouder.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Beide ouders verzorgen de kuikens gedurende ongeveer 3 maanden.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Het jong verlaat na 15 weken het nest maar wordt door de oudervogels nog lange tijd bijgevoerd.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Zijn ouders emigreerden van Japan naar Amerika.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Daarmee bestaat in Frankrijk een zeer strenge aansprakelijkheid van ouders voor hun kinderen.
Ayrıca, çocukların harcamalarını ebeveynler kendi aygıtılarından onaylar.Kindertoeslag ontvingen ouders náást kinderbijslag.
Hatalı genler ebeveynlerden olduğu gibi alınmış da olabilir.Ze zijn bang dat ze even conformistisch zullen worden als hun ouders.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Op vijfjarige leeftijd scheidde haar ouders.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Ze worden door een of beide ouders grootgebracht en kunnen na 15-18 dagen vliegen.
Genellikle evlilikler ebeveynlerin kendi aralarında yapılan müzakereler sonucunda gerçekleştiriliyordu.Huwelijken werden gewoonlijk geregeld door de ouders.
Çocuklar ebeveynlerine itaat etmeliler.Kinderen moeten hun ouders gehoorzamen.
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Mijn ouders zijn allebei dood.
Ebeveynlerinden hangisine benziyorsun?Op wie van je ouders lijk je?
Dün ebeveynlerine rastladım.Gisteren heb ik je ouders ontmoet.
Çocuklar ebeveynlerini her zaman dinlemezler.Kinderen luisteren niet altijd naar hun ouders.
Ebeveynler çocuklarıyla birlikte bir bulmaca yapabilir.De ouders kunnen met hun kind samen een puzzeltje maken.
Herhalde ebeveynlerimi aramayacaksın, değil mi?Je gaat mijn ouders toch niet bellen, wel?
Ebeveynlerin nasıl tanıştı?Hoe hebben je ouders elkaar ontmoet?
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.W związku z tym rodzice opuszczają 126 milionów dni roboczych, żeby opiekować się dziećmi w domu.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nie wiadomo czy jej rodzice żyją.
Ebeveynler daha sonra ismi A (Telaffuz yine albin) 'e değiştirmeye çalıştı.Rodzice próbowali wtedy zmienić imię dziecka na A (też wymawiane jak Albin).
Çocukluklarında, Edsel ve onun erkek kardeşi olan Simon Dope, ebeveynleri boşandığında ayrıldılar.Jako dziecko Edsel i jego brat Simon, zostali rozdzieleni, gdy ich rodzice się rozwiedli.
Çocuk kendisini meydana getiren ebeveynlerin (anne, baba) özelliklerini taşır.W trakcie przedstawienia dzieci powiedziały rodzicom o tym, iż są oni adoptowani.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Jej rodzice byli ocalałymi z Holokaustu.
Ebeveynlerinden memnun değildir ve normal bir yaşam istemektedir.Nie znosi rodziców za to, że nie mogą żyć normalnie.
Fanane'nin ebeveynleri Joseph Fanene ve Renate Fanene'dir.Jest córką Josepha i Renate Fanene.
Avrupa folkloruna göre leylekler yenidoğanları ebeveynlerine getirir.Według europejskiego folkloru bocian jest odpowiedzialny za przynoszenie dzieci do nowych rodziców.
Her iki ebeveyn sonra yavruları beslerler.Do tego czasu karmią je oboje rodzice.
Ebeveynlerle çocukları arasındaki iletişim yönü değişti.Częstotliwość kontaktów między rodzicami a potomstwem jest zmienna.
Genellikle evlilikler ebeveynlerin kendi aralarında yapılan müzakereler sonucunda gerçekleştiriliyordu.Małżeństwa były kojarzone zazwyczaj przez rodziców.
Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Ciągle widzę ich twarze.
Her iki ebeveynde 40 gün boyunca kuluçkaya yatar.Oboje rodzice wysiadują je przez 40 dni.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Pisklęta karmione są przez oba ptaki z pary, opuszczają gniazdo po 14-16 dniach.
Ebeveynleri çiftçidir.Rodzice byli rolnikami.
Genetik olarak, ebeveyninin tıpkısı olan döllere klon denir.Potomstwo, które ma identyczny materiał genetyczny jak rodzice nazywane jest klonem.
Ebeveynleri Kraliçe Luna ve Kral Radius'dur.Jej rodzice to król Radius i królowa Luna, którzy są rozwiedzeni.
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee odmawiała spotkania się z nim, a jej rodzice pisali: Twoja natarczywość jest odrażająca.
Ebeveyni Yunan kökenli Hristiyanlardı.Rodzice chrzestni byli Państwo Czarlińscy.
Her ebeveyn yavrusuna birer allel aktarır.Obok każdej z nich stoi osierocony syn.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.W wieku 5 tygodni młode ptaki opuszczają gniazdo, jednak przez dłuższy czas pozostają z rodzicami.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Jest to jednak tylko zaledwie blade odbicie tego, co potrafiły ich macierzyste światy.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Szkoły te utrzymują się z czesnego opłacanego przez rodziców.
Ebeveynlerinin isteğiyle 4 yaşında okula başladı.W wieku 4 lat rozpoczął naukę w miejscowej szkole.
Ancak uçmaya başladıktan sonra bir ay kadar daha ebeveynler tarafından beslenirler.Po opuszczeniu go są karmione przez rodziców przez około miesiąc.
Karmaşık bir aile ilişkisi olan House, ebeveynlerine karşı mesafelidir.Pochodząca z bogatej dzielnicy Maya ma dość kłótni swoich rodziców.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Małżeństwo to było nieszczęśliwe, dlatego małżonkowie postanowili się rozwieść.

İlgili Sayfalar