ebeveyn ile cümle
ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun sonucunda ebeveynlerin evliliğinde sorunlar başlayınca, Rühmannlar 1915 yılının Mart ayında boşandılar.وبسبب متاعب العلاقة الزوجين انفصلا في أكتوبر 1951.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.كل واحدٍ من الأبويين يحتضن ما مُعدله أربع بيضات، و يستمرّ في احتضانها لمدةٍ تتراوح مابين 12 إلى 16 يوم.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.انفصل والديها عندما كانت بالخامسة من العمر.
Mr. & Mrs. Barry - Diana'nın ebeveynleridirler.السيد والسيدة دياز (بالإنجليزية: Mr. & Mrs. Diaz) هما والدا ماركو.
Van Gogh'un ebeveyni 1851 Mayıs'ında evlendi ve Zundert'e taşındı.Os pais de Van Gogh casaram-se em maio de 1851 e mudaram-se para Zundert.
Kısacası ebeveynin gidecek başka bir yeri yoktur.Em resumo, não têm outro lugar aonde ir.
Çocukluklarında, Edsel ve onun erkek kardeşi olan Simon Dope, ebeveynleri boşandığında ayrıldılar.Quando criança, Edsel e seu irmão, Simon Dope foram separados quando seus pais se divorciaram.
Ebeveyni Sergios ve Maria'ydı ve adı bilinmeyen en az bir kardeşi vardı.Seus parentes foram Sérgio e Maria, e teve ao menos um irmão, cujo nome é desconhecido.
Ebeveynleri Jacqueline ile Clancy Bouvier tarafından büyütüldü.Ela foi criada por seus pais, Jacqueline e Clancy Bouvier.
Ebeveynleri Mark ve Kim Holt'tur.Seus pais são Mark e Kim Holt.
Ebeveyni de hadis rivayet etmiş kişilerdi.Eles foram progenitores dos midianitas.
Ailesi ebeveynleri ve ablası Kim Min-ji'den oluşur.Sua família consiste em seus pais e sua irmã mais velha, Kim Min-ji.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Os seus pais pereceram no Holocausto.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.As crias mais velhas chegam á boca dos pais para obter comida.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Christopher raramente via os pais.
Kardeş Tyka'nın 1960'taki doğumundan sonra, Prince'in ebeveynleri boşandı.Após o nascimento da sua irmã, Tika Evene em 1960, os pais de Prince foram-se distanciando até se separarem.
Bu, genellikle, ebeveyn türün yaşam alanları içinde ciddi çevre değişiklikleri olduğunda gerçekleşir.Geralmente isso ocorre quando há alguma mudança drástica no ambiente da espécie parental.
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee não queria vê-lo e os pais desta escreveram que a "persistência é repugnante".
Avrupa folkloruna göre leylekler yenidoğanları ebeveynlerine getirir.De acordo com o folclore europeu, a cegonha é responsável por trazer os bebés para os novos pais.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Margarida passou a maior parte da sua infância na companhia de sua irmã mais velha e dos pais.
15 yaşını aşmış Almanların %30'unun yurtdışında doğmuş en az bir ebeveyni bulunmaktadır.30% dos alemães com quinze anos ou menos tinham pelo menos um dos pais que tinha nascido fora da Alemanha.
İoannis'in ebeveynleri 1131 yılında evlendiler ve daha sonra takribi 1132 yılında doğdu.Os pais de João se casaram em 1131 e ele nasceu logo em seguida, provavelmente por volta de 1132.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.Isso acontece quando os tutores legais da criança querem acabar com as ligações sociais com o pai da mesma.
Ebeveynleri kendisine ve kardeşine bakamadı.O seu pai mal podia vê-la a ela e aos seus irmãos.
(Cyrus'ın gerçek doğum tarihi) Ebeveynleri Robby ve Susan Stewart, ağabeyi ise Jackson'dır.O núcleo familiar dela consistiu dos pais dela Robby e Susan Stewart e um irmão mais velho chamado Jackson.
234Th, 238U ebeveyninin yavrusudur.Lev. xix. 32 Para honrar os pais.
Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadırlar...Ricos entram em conflitos com os pobres, adolescentes com seus pais, esposas com seus maridos.
Hayalet avcısı ebeveynleri ve ablasıyla beraber yaşamaktadır.Seu fantasma continua a perseguir seus pais.
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.São crianças cujas brincadeiras despertarão os segredos da casa.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Sua família emigrou de Cuba para os Estados Unidos.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Seus pais lhe deram uma educação esmerada.
Annesinin ebeveynleri, Meissen Margrave'i II. Albert ve Sicilyalı Margaret'dır.Seus avós maternos eram Alberto II de Meissen e Margarete da Sicília.
Ebeveyn yavruların bakımını bir süre birlikte gerçekleştirir.Ambos os pais cuidam do filhote por um tempo.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.A maçã seria o símbolo do amor dos dois.
Hongbin Jayang-dong, Seul, Güney Kore'de doğdu.Ailesi kendisi,ebeveynleri ve iki ablasından oluşmaktadır.Ahn Hye-jin nasceu em Jeonju, Coreia do Sul onde morava com seus pais e duas irmãs mais velhas.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Os juvenis são alimentados pelos pais durante cerca de três meses.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Os sintomas geralmente aparecem na segunda metade do primeiro ano de vida da criança.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Logo ela começou a cantar e sua avó percebeu seu talento.
Ebeveynleri zengin çiftlik sahipleri Leo ve Inez Wong'tur.Leo Wong e Inez Wong são os pais muito ricos de Amy Wong.
Azeri kökenli ebeveynlerden dünyaya gelmiştir.Cavalli vem dos seus padrinhos.
Ebeveynleri onu bir müzisyen olması için zorlamadılar.Essas bandas inspiraram ele para se tornar um músico.
Ebeveynleri bilinmemektedir.Seus pais são desconhecidos.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Quando tinha cinco anos, seus pais separaram-se.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Junto ao personagem também tem os pais.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Horas depois ela acorda e encontra sua mãe a enterrando em seu quintal.
Ebeveynlerin genetik özelliklerini taşıyan embriyo, taşıyıcı anneye transplante edilir.Embrião propriedade é transferida diretamente da genética de pais para pais adotivos.
Eudokia'nın kızkardeşi ve eniştesi Konstantinopolis patriği I. Theodotos'un ebeveynidir.Sua irmã e cunhado eram por sua vez, pais do patriarca Teódoto I de Constantinopla.
Ebeveynleri Kraliçe Luna ve Kral Radius'dur.Ela é a Princesa de Solaria, o seu pai Rei Radius e sua mãe Rainha Luna de Solaria.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nada se sabe de seus parentes, se existem ou se estão vivos.
İki ebeveyn de yavruları korur ve dikkatlice gözlemler.Ambos os pais alimentam e cuidam dos filhotes.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicídio é o ato deliberado de uma mãe ou pai a matar o seu próprio filho ou filha.
Yumurtadan çıkan yavrular her iki ebeveyn tarafından beslenir.Depois de nascerem as crias são alimentados pelos dois progenitores.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Ambos os pais cuidam das suas crias.
Bu, iki kahverengi saçlı ebeveynin neden sarı saçlı bir çocuk üretebileceğini açıklar.Dit verklaart ook waarom twee bruinharige ouders een blond kind kunnen produceren.
Ebeveynleri Kraliçe Luna ve Kral Radius'dur.Haar ouders zijn Koning Radius en Koningin Luna.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicide is het opzettelijk doden van een eigen kind door een van de ouders .
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Hij heeft vier broers van wie hij gescheiden werd sinds de dood van zijn ouders.
Ebeveyn denetimleri - çocukların e-posta göndermesine kimin izin vermesini belirtmek için.Ouderlijk toezicht om te bepalen wie e-mails mocht sturen naar hun kinderen.
Ebeveynleri Randy ve Gretchen Sheckler'dır.Sheckler is de zoon van Randy en Gretchen Sheckler.