ebeveyn ile cümle

ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Il a trois sœurs avec qui il vit depuis que ses parents ont déménagé.
Bazı durumlarda, bir kişinin sonismi ebeveyninin ilk ismi yerine orta isminden türetilir.Dans quelques cas, le nom de l'enfant dérive du second prénom du parent au lieu du premier.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Alors qu'elle a cinq ans, ses parents divorcent.
Ebeveynlerinin ya da Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Les Godoy ont interdiction de rentrer en Espagne.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Ces symptômes sont souvent détectés par les parents durant les premières années de vie de l'enfant.
Annesinin ebeveynleri, Meissen Margrave'i II. Albert ve Sicilyalı Margaret'dır.Ses grands-parents maternels étaient Albert II, Margrave de Meissen et Marguerite de Sicile.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Le congé de paternité est un droit accordé aux pères d’un nouveau-né.
Ayrıca ebeveynin ikinci isminin çocuğun ismine daha uygun olması nedeniyle de olabilir.Toutefois, il est permis, à titre d'usage, d'ajouter le nom du second parent.
Ebeveynleri onu bir müzisyen olması için zorlamadılar.Il annonce à ses parents qu'il veut devenir musicien.
İoannis'in ebeveynleri 1131 yılında evlendiler ve daha sonra takribi 1132 yılında doğdu.Les parents de Jean se marient en 1131 et il naît peu après.
Fernando, ebeveynlerinin vefatına rağmen Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Ferdinand continue d’interdire à Godoy de retourner en Espagne.
Bunun sebebi ebeveynin ilk isim yerine ikinci isim ile çağrılmayı tercih etmesidir ve oldukça yaygındır.Une des raisons à cela tient au fait que le parent préfère se faire appeler par son second prénom.
Genellikle evlilikler ebeveynlerin kendi aralarında yapılan müzakereler sonucunda gerçekleştiriliyordu.Au contraire, il était courant de se contenter de mariages arrangés entre les familles.
1918'de, yalnızca dört yaşındayken, ebeveynleri ayrıldı.En 1918, à l'âge de 11 ans, ses parents divorcèrent.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Ses parents restent inconnus, vivants ou non.
Babasının ebeveynleri II. Andronikos ve ikinci karısı Montferratlı İrini'dir.Ses grands-parents paternels étaient Andronic II Paléologue et sa seconde épouse Irène de Montferrat.
Ebeveynleri Khatri kastından Hindulardı.Ses parents l'ont appelé Kōsei en référence à Henri Cochet.
Sütten kesildikten sonra yavrular uzun süre daha, temassız olarak ebeveynleri ile kalırlar.Si la nourriture est abondante, les autruchons seront abandonnés beaucoup plus tôt par leurs parents.
Ebeveynleri Perrynin ilk doğum gününde kısa bir süre önce boşanmıştır.Les parents de Kellie on divorcé le lendemain de son deuxième anniversaire.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Mais ses parents ne peuvent pas lui payer ses études.
Ebeveynleri Georganne ile John Campbell'dir ve küçük bir erkek kardeşi vardır.Elle est la fille aînée de Georganne et de John Campbell ; elle a un frère cadet, Johnny,.
Ebeveynleri, onu çocukluğu boyunca kanalizasyondan izlemiştir.Petros : Votre père, il vous accompagne tout au long de votre enfance.
Tanımlama amacıyla kullanılan bu terim çocuklar veya ebeveynler tarafından tercih edilmeyebilir.Cette décision est appliquée à moins que les parents ne s'y opposent expressément.
Onu ebeveynlerine gösterdin mi?¿Se lo mostraste a tus padres?
O sık sık Japonya'daki ebeveynlerine yazar.A menudo escribe a sus padres en Japón.
Ebeveynlerimin evine gelmek ister misin?¿Quieres venir a casa de mis padres?
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Mis padres están muertos.
Onu ebeveynlerine söylememelisin.No deberías decirles eso a tus padres.
Ebeveynlerinin milliyeti nedir?¿De qué nacionalidad son tus padres?
Ebeveynlerinden hangisine benziyorsun?¿A cuál de tus padres te pareces?
Tom öldükten sonra, Mary ebeveynlerinin evine geri döndü.Después de que muriera Tom, Mary volvió a casa de sus padres.
Ebeveynlerim bana bir kartpostal gönderdiler.Mis padres me mandaron una postal.
Ebeveynlerin nerede?¿Dónde están tus padres?
Yedi yaşında ebeveynlerini kaybetti.Él perdió a sus padres a los siete años.
Onun ebeveynleri beni sever.Sus padres me quieren.
Tom, ebeveynleriyle tatilde.Tom está de vacaciones con sus padres.
O, ebeveynleriyle tatile gitmeyi reddetti.Se negó a ir de vacaciones con sus padres.
Tom'un ebeveynleri evde değillerdi.Los padres de Tom no estaban en casa.
Ebeveynlerim ve ben yakın değiliz.Mis padres y yo no estamos unidos.
Tom ebeveynlerini hiç tanımadı.Tom nunca conoció a sus padres.
On yıl önce, ebeveynlerim bir araba kazasında öldü.Mis padres murieron en un accidente de coche hace diez años.
Bu, Mary, erkek kardeşi ve ebeveynlerinin evi.Esta es la casa de Mary, su hermano y sus padres.
Ebeveynler çocuklara konuşmayı öğretir, çocuklar ebeveynlere sessiz olmayı öğretir.Los padres enseñan a los hijos a hablar, los hijos les enseñan a callar.
Ebeveynlerim boşanalı çok oldu.Hace mucho tiempo que mis padres se divorciaron.
Ebeveynlerimiz bizi asla cezalandırmadı.Nuestros padres no nos castigaron nunca.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.A veces el niño o los padres legales desean terminar los lazos sociales con el padre.
Etkinlik Raporlama - Ebeveynler ziyaret edilen web sitelerinin bir listesini alabilir.Reporte de Actividad - Los padres pueden obtener una lista de los sitios web visitados.
Bu, iki kahverengi saçlı ebeveynin neden sarı saçlı bir çocuk üretebileceğini açıklar.Esto explica porqué dos padres, ambos de pelo marrón, pueden tener un hijo rubio.
Kısacası ebeveynin gidecek başka bir yeri yoktur.En resumen, no tienen otro lugar a dónde ir.
Ebeveynleri George Andrew Reisner I ve Mary Elizabeth Mason'du.Sus progenitores eran George Andrew Reisner I y Mary Elizabeth Mason.
1843 yılında Çaykovski'nin ebeveyni Fanny Dürbach adında bir Fransız mürebbiye tuttular.En 1843, los padres de Chaikovski contrataron los servicios de una institutriz francesa llamada Fanny Dürbach.
Bay ve Bayan Covenant: Jason ve Julia'nın ebeveynleridir.Señores Covenant: Son los padres de Jason y Julia.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Los padres sugirieron que el nombre debía ser entendido en el espíritu de la patafísica.
Palazlanmış kuşlar bir iki hafta kadar daha ebeveynler tarafından beslenmeye devam eder.Los polluelos emplumecidos siguen siendo alimentados por sus padres por una o dos semanas más.
234Th, 238U ebeveyninin yavrusudur.234Th es el hijo del padre 238U.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Cuando tenía 5 años, sus padres se divorciaron.
Öğrenci ve ebeveynler okul meclislerine dahil olur.Los niños y los padres esperan la escuela.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Los pichones son cuidados por los padres durante nueve meses.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Los padres de Alberto tuvieron un matrimonio infeliz y más tarde se divorciaron.
Oğlanlar kendi ebeveynlerine değil kayınpeder ve kaynanalarına saygı gösterecekler.No hay ninguna mención sobre sus padres o tutores.

İlgili Sayfalar