ebeveyn ile cümle
ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Sus bisabuelos emigraron a Estados Unidos desde México.
Her iki ebeveyn sonra yavruları beslerler.Ambos padres los alimentan luego.
Ross ve Rachel romantik bir ilişki içinde olmamaya yalnızca bebeğe ebeveynlik yapmaya karar verirler.Rachel y Ross deciden tener el bebé, pero no reanudar su relación romántica.
İki ebeveyni de çiftçi idiler.Los Vicús también eran agricultores.
Ebeveyn Yulia ve Sergey Boguseviç'tir.Los padres Serghei y Claudia son jubilados.
İdamları izlemeleri için ebeveynler, çocuklarını da getirir.Luego los hijos, cuando tienen a los suyos, también los llevan.
Ebeveynleri, onu çocukluğu boyunca kanalizasyondan izlemiştir.Vivió su juventud en Caicara de Maturín desde su infancia.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Sus padres murieron en el Holocausto.
Ebeveynleri Georganne ile John Campbell'dir ve küçük bir erkek kardeşi vardır.Sus padres son Georganne y John Campbell.
(İngilizce) ^ Hekimler LGBT Hakkında Ebeveynlerin Sorularını Nasıl Yanıtlamalıdır?Que proporcionen recursos educativos para padres de niños LGBTI.
Ebeveynleri çiftçidir.Sus padres eran agricultores.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Sus padres estaban separados.
Bilinmeyen ebeveynlerden Brüksel'de doğdu.Sparre nació de padres desconocidos.
Çiftler genel olarak tekeşlidir ve ebeveynlerin ikisi de yavruların bakımı ile ilgilenir.La mayoría de las especies son monógamas y ambos padres cuidan sus hijos.
Bu sayede ebeveynler de çocuklarının neler istediğini öğrenmiş olurlar.Asimismo, los padres también pueden ver qué tipo de trabajo han estado haciendo sus hijos.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ella sigue insistiendo y lo encuentra en su apartamento.
Çoklu ad ve ebeveynlik ilişkisi desteği eklendi.Elevado nivel de implicación y apoyo de los padres.
Annesinin ebeveynleri, Meissen Margrave'i II. Albert ve Sicilyalı Margaret'dır.Sus abuelos maternos fueron Alberto II de Meissen y Margarita de Sicilia.
13. yüzyılın başlarında doğmuştur ve ebeveynleri bilinmemektedir.Se cree que habría nacido en torno al siglo XIII, de padres desconocidos.
Dişi vampir yarasalar ebeveynlik davranışı sergilerler.Las hembras exhiben comportamiento maternal.
(Cyrus'ın gerçek doğum tarihi) Ebeveynleri Robby ve Susan Stewart, ağabeyi ise Jackson'dır.Su familia estaba formada por sus padre Roby y Susan Stewart y su hermano mayor Jackson.
Kendi halinde hippi ebeveynleri yüzünden sürekli seyahat ederek büyüdüler ve evden-okul eğitimi aldırlar.Ellas viajaban frecuentemente y recibieron educación en el hogar por sus padres hippies.
Hakim çifti boşar ve Terme'ye hangi ebeveyniyle birlikte yaşamak istediğini sorar.Flama debe decidir con cuál de sus padres vivirá después de su divorcio.
Ebeveynlerim nerede?Dove sono i miei genitori?
Tom büyük ebeveynleri tarafından büyütüldü.Tom è stato cresciuto dai suoi nonni.
Bu tüm ebeveynlerin izlemesi gereken bir filmdir.Questo è un film che tutti i genitori dovrebbero vedere.
1944’te Hesse’nin ebeveynleri ayrıldı; 1945’te babası yeniden evlendi ve annesi 1946’da intihar etti.Nel 1944 i genitori della Hesse si separarono; suo padre si risposò nel 1945 e sua madre si suicidò nel 1946.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Non si sa se i genitori siano ancora vivi.
Piersanti, Perlman'ların gardropları için ebeveynlerinin fotoğraf albümlerinden ilham aldı.Piersanti si è ispirata agli album fotografici dei genitori per l'armadio dei Perlman.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Margaret trascorse gran parte della sua infanzia in compagnia della sorella maggiore e dei genitori.
Jack (Elliott Gould) ve Judy Geller (Christina Pickles): Ross ve Monica'nın ebeveynleri.Jack Geller (Elliott Gould) e Judy Geller (Christina Pickles) sono i genitori di Monica e Ross.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.I suoi genitori erano sopravvissuti all'olocausto.
Şarkı, kanser ve kanserin Hetfield'in ebeveynlerini nasıl öldürdüğü hakkındadır.Il testo della canzone parla del cancro e di come abbia condotto alla morte la madre di Hetfield.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.I suoi genitori lavoravano in un campeggio.
Yahudilerin, ebeveyn, kardeş, eş ve çocuklarının ölümünü anma zorunluluğu bulunur.Gli ebrei sono tenuti a commemorare la morte dei genitori, fratelli e sorelle, coniugi e figli.
Dokumacılık van Gogh'un ebeveyniyle 1884'te yaşadığı Nuenen'de geleneksel bir meslekti.La tessitura era un mestiere storico a Nuenen, dove van Gogh viveva con i suoi genitori nel 1884.
Ebeveynlerinin ölümünden sonra büyükbabası da ölünceye kadar onunla yaşamış.Dopo che i suoi genitori morirono, visse con suo nonno fino a quando anche lui non morì.
Üç ay sonra ebeveyninin yanına taşınarak Nuenen'de yaşamaya başladı.Tre mesi dopo, fece ritorno dai suoi genitori che si erano, nel frattempo, trasferiti a Nuenen.
Ebeveyni de hadis rivayet etmiş kişilerdi.Anche i suoi genitori furono determinanti nei suoi generi.
Ebeveynleri çiftçidir.I genitori erano agricoltori.
Ebeveynleri yerli kökenlidir ; Babası Mixtec ve annesi Triqui .I suoi genitori sono di origine indigena; il padre è mixteco, mentre la madre è trichi.
Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadırlar...Conflitti fra ricchi e poveri, adolescenti e genitori, mogli e mariti, insegnanti e studenti.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Lasciata l'università, i suoi genitori si rifiutarono di sostenerlo.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.I genitori di Ally divorziarono nel 1971.
Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Non vede il volto dei propri genitori finché non emerge.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Broutona sembra non essere mai stata abitata.
Bazı durumlarda, bir kişinin sonismi ebeveyninin ilk ismi yerine orta isminden türetilir.In qualche caso un cognome può essere derivato da un secondo nome parentale invece che dal nome proprio.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.I bambini vivevano lì assieme ai genitori.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.La sua famiglia emigrò in Francia dalla Guinea.
Ebeveynleri Perrynin ilk doğum gününde kısa bir süre önce boşanmıştır.Nel video compaiono i reali genitori della Perry in prima fila durante il matrimonio.
Orada ebeveynleri Ziri Sultanı Tamim ibn al-Mu'izz himayesinde iş bulmuşlardır.Poi rimangono soli, a eccezione della notte, quando i genitori ritornano per portar loro il cibo.
"Notlar" sütunu padişahların ebeveynlerini ve kaderlerini içerir."Familles" ricorda invece le vite avventurose dei suoi padri e nonni.
Bir önceki senenin yavruları kendilerinden küçük kardeşlerine bakarak ebeveynlere yardımcı olur.Steve passa il capodanno a badare ai suoi fratellastri.
Ebeveynleri, onu çocukluğu boyunca kanalizasyondan izlemiştir.Sua madre continuò a fargli visita nel corso dell'infanzia.
Evlâda âit olan bu kavram, çocuğun – önceleri oğlun – ebeveynine karşı göstereceği saygıya işâret eder.La fase del no, nella quale il bambino prova il piacere di opporsi ai genitori.
Hâlâ ebeveynleri ve kız kardeşleriyle Londra'da yaşamaktadır.Vive a Roma con i suoi genitori e i suoi due fratelli.
O, ebeveynlerinden uzaklaştı.Она отдалилась от родителей.
O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi.Она пошла против воли своих родителей и вышла замуж за иностранца.
Onlar yaşlandıklarında ebeveynlerime bakacağım.Я буду присматривать за своими родителями, когда они состарятся.
Geçen gün onunla karşılaştığımda, o benim ebeveynlerimi sordu.Когда я встретил её на днях, она спросила меня о моих родителях.