Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Dan apabila ada pengetahuan, maka kamar-kamarnya akan terisi lengkap dengan barang-barang berharga dan indah
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Durch ordentliches Haushalten werden die Kammern voll aller köstlichen, lieblichen Reichtümer.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.e pelo conhecimento se encherão as câmaras de todas as riquezas preciosas e deleitáveis.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.És tudomány által telnek meg a kamarák minden drága és gyönyörûséges marhával.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Genom klokhet bliva kamrarna fyllda med allt vad dyrbart och ljuvligt är.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.in po znanju se napolnijo hrami z vsem blagom dragim in prijetnim.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.inzicht en bedachtzaamheid vullen het met liefde en kostbaarheden.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.또 방들은 지식으로 말미암아 각종 귀하고 아름다운 보배로 채우게 되느니라
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Nhờ sự tri thức, các phòng vi đều được đầy đủ Các thứ tài vật quí báu đẹp đẽ.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Nhờ sự tri_thức , các phòng vi đều được đầy_đủ Các thứ tài vật quí_báu đẹp_đẽ .
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.og ved kunnskap fylles kammerne med all slags kostelig og herlig gods.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.prin ştiinţă se umplu cămările ei de toate bunătăţile de preţ şi plăcute.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Skrze umění zajisté pokojové naplněni bývají všelijakým zbožím drahým a utěšeným.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Taidolla täytetään kammiot, kaikkea kallista ja ihanaa tavaraa täyteen.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.ved Kundskab fyldes kamrene med alskens kosteligt, herligt Gods.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Zaiste przez umiejętność komory napełnione bywają wszelakiemi bogactwami kosztownemi i wdzięcznemi.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Και δια της γνωσεως τα ταμεια θελουσι γεμισθη απο παντος πολυτιμου και ευφροσυνου πλουτου.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.и с уменьем внутренности его наполняются всяким драгоценным и прекрасным имуществом.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.И чрез знание стаите се напълват С всякакви скъпоценни и приятни богатства.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.ובדעת חדרים ימלאו כל הון יקר ונעים׃
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.وبالمعرفة تمتلئ المخادع من كل ثروة كريمة ونفيسة.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.其 中 因 知 識 充 滿 各 樣 美 好 寶 貴 的 財 物
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.其中 因 知識充滿 各 樣 美好 寶貴 的 財物
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Bo ja wiem, daj do rzeczy znalezionych".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Det ved jeg ikke. Læg den i glemmekassen."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""En tiedä, toimittaa se löytötavaroihin?
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Ik weet het niet, bij de verloren voorwerpen afgeven."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Já nevím, zaneste to do Ztrát a nálezů."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Je ne sais pas, la porter aux objets trouvés".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""모르겠어, 그걸 분실물센터에 넣어봐"
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Não sei, é pôr nos perdidos e achados."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Nem tudom, vidd el a talált tárgyak osztályára."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Neviem, dajte to na Straty a nálezy."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Non so, lo metta tra gli oggetti smarriti".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""No sé, llévela a objetos perdidos".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""O ducem la obiecte pierdute."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Saya tidak tahu, titipkan saja ke bagian barang hilang."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Tôi không biết, gửi nó cho phòng giữ đồ bị thất lạc đi."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Zu den Fundsachen?"
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Δεν ξέρω, βάλε το στο κουτί με τα χαμένα αντικείμενα".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Не зная, дайте го в 'Намерени вещи'."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""Я не знаю, віддайте в бюро знахідок".
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın."Я: "Не знаю, отдайте в бюро находок."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın.""איני יודע, תן אותה למחלקת אבידות."
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın."" قلت لا أدري ضعها في صندوق المفقودات "
"Bilmem, kayıp eşya bürosuna bırakın."「いや これは高価だから
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Anda tidak ingin seseorang untuk datang dan mengambil beberapa barang-barang Anda.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Non vuoi che venga qualcuno e prenda qualcosa dalle tue.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.No quieres que alguien venga y tome alguna de tus cosas.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Vous en voulez pas que quelqu'un vienne et prenne vos affaires.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Не искате някой да дойде и да вземе някои от нещата ви.
Bir komodin vardır ve komodinde senin eşyalarını koyman için hiç yer yoktur.Ada lemari dan tidak pernah ada ruang di lemari untuk barang-barang Anda.
Bir kraliyet eşyası olduğuna göre, kese bende durmalı.Ha az egy királyi darab, akkor előbb vagy utóbb úgyis hozzám kerül.
Bir kraliyet eşyası olduğuna göre, kese bende durmalı.Αν είναι ένα Βασιλικό αντικείμενο, θα καταλήξει τελικά στα χέρια μου.
Bir kraliyet eşyası olduğuna göre, kese bende durmalı.اذا كان شيأ يعود الى العائلة الملكية فسيعود الي لا محال
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Alih-alih mengetikkan kata kunci untuk mencari, saya letakkan objek di atasnya.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Anstatt ein Schlüsselwort einzutippen, um etwas zu finden, legte ich meine Objekte auf es.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Egy kulcsszó begépelése helyett a tárgyakat helyezem a térképre.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Em vez de escrever num teclado para procurar algo, eu coloco os meus objetos em cima.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.En vez de escribir una palabra clave para encontrar algo, coloco mis objetos encima.