Ana içeriğe geç
Sözlük

eşya ile cümle

eşya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Świętemi rzeczami mojemi pogardzasz, a sabaty moje splugawiasz.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Tempat-tempat ibadah bagi-Ku kaunodai dan hari Sabat tidak kauindahkan
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Tu dédaignes mes sanctuaires, tu profanes mes sabbats.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Tu Îmi nesocoteşti locaşurile Mele cele sfinte, Îmi spurci Sabatele.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Τα αγια μου κατεφρονησας και τα σαββατα μου εβεβηλωσας.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Презирал си светите Ми вещи, и си осквернявал съботите Ми.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Святынь Моих ты не уважаешь и субботы Мои нарушаешь.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.קדשי בזית ואת שבתתי חללת׃
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.ازدريت اقداسي ونجست سبوتي.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.你 藐 視 了 我 的 聖 物 、 干 犯 了 我 的 安 息 日
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.你 藐視 了 我 的 聖物 、 干犯 了 我 的 安息日
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Deja ti am facut bagajul.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Ho già fatto la tua valigia.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Ich hab schon deine Tasche gepackt.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Ik heb al jouw bagage ingepakt.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Jag har redan packat din väska.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.J'ai déjà fait tes bagages.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Już spakowałam twoje rzeczy.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Mẹ đã thu xếp đồ đạc của con rồi.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Už jsem ti zabalila tašku.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Už som ti zbalila veci.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Έχω ήδη ετοιμάσει τη βαλίτσα σου.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Вече съм приготвила багажа ти.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Я уже сложила твою сумку.
Beyaz evin bir parçası gibi görünüyordu sığır eşya eklendiluulimme tehdä paljon mutta he näyttivät osa valkoisen talon lisätään karjan prod erittäin että he eivät toimi
Beyaz evin bir parçası gibi görünüyordu sığır eşya eklendiParecía la parte de la casa blanca añade la picana extremadamente que no están actuar médico
Beyaz evin bir parçası gibi görünüyordu sığır eşya eklendi백악관 (White House)의 일부처럼 보였다 가축 몰이 막대 추가
Beyaz evin bir parçası gibi görünüyordu sığır eşya eklendiנראה כמו חלק מהבית הלבן הוסיף את השוקר החשמלי
Beyaz evin bir parçası gibi görünüyordu sığır eşya eklendiبدا وكأنه جزء من البيت الأبيض وأضاف الماشية همز
Beyaz evin bir parçası gibi görünüyordu sığır eşya eklendi牛はprod追加 非常に彼らが行動していないこと
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Có bửu vật và dầu trong nhà người khôn ngoan; Nhưng kẻ ngu muội nuốt nó đi.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Có bửu vật và dầu trong nhà người khôn_ngoan ; Nhưng kẻ ngu_muội nuốt nó đi .
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Comori de preţ şi untdedelemn sînt în locuinţa celui înţelept, dar omul fără minte le risipeşte. -
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.De précieux trésors et de l`huile sont dans la demeure du sage; Mais l`homme insensé les engloutit.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Dyrbara skatter och salvor har den vise i sin boning, men en dåraktig människa förslösar sitt gods.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Há tesouro precioso e azeite na casa do sábio; mas o homem insensato os devora.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.I den vises Bolig er kostelig Skat og Olie, en Tåbe af et Menneske øder det.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Im Hause des Weisen ist ein lieblicher Schatz und Öl; aber ein Narr verschlemmt es.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Kalliita aarteita ja öljyä on viisaan majassa, mutta tyhmä ihminen syö suuhunsa sellaiset.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Kivánatos kincs és kenet van a bölcsnek házában; a bolond ember pedig eltékozolja azt.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.지혜있는 자의 집에는 귀한 보배와 기름이 있으나 미련한 자는 이것을 다 삼켜버리느니라
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Kostelige skatter og olje er det i den vises hus, men dåren gjør ende på det.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Orang bijaksana tetap makmur dan kaya; tetapi orang bodoh memboroskan hartanya
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Poklad žádostivý a olej jest v příbytku moudrého, bláznivý pak člověk zžírá jej.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Skarb pożądany i olej są w przybytku mądrego; ale głupi człowiek pożera go.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Tesori preziosi e profumi sono nella dimora del saggio, ma lo stolto dilapida tutto
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Tesoro precioso y aceite hay en la morada del sabio, pero el hombre necio lo disipará
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Vzácny poklad a olej je v príbytku múdreho; ale človek blázon ho pohlcuje.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Zaklad predrag in mazilo je v modrega prebivališču, človek bedak pa ga pogoltne.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Θησαυρος πολυτιμος και μυρα ευρισκονται εν τω οικω του σοφου ο δε αφρων ανθρωπος καταδαπανα αυτα.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Вожделенное сокровище и тук – в доме мудрого; а глупый человекрасточает их.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Скъпоценно съкровище и масло се намират в жилището на мъдрия, А безумният човек ги поглъща.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.אוצר נחמד ושמן בנוה חכם וכסיל אדם יבלענו׃
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.كنز مشتهى وزيت في بيت الحكيم اما الرجل الجاهل فيتلفه.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.智 慧 人 家 中 積 蓄 寶 物 膏 油 . 愚 昧 人 隨 得 來 隨 吞 下
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.智慧人 家中 積蓄寶物 膏油 . 愚昧 人 隨得來隨 吞下
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.a známosťou sa naplňujú komory všelijakým majetkom, drahým a krásnym.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.C`est par la science que les chambres se remplissent De tous les biens précieux et agréables.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.Con conocimiento se llenan los cuartos de todo bien preciado y agradable
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.con la scienza si riempiono le sue stanze di tutti i beni preziosi e deliziosi
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod