Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.כמו כן, נגזר על סלע פיצוי כספי של משפחות הקורבנות.
Fakat bir gün balıkçılar tarafından yakalanmış,ve bir süs eşyası haline getirilmiştir.שלושה ימים לאחר מכן הגיע דייג לחצרו והעניק לו במתנה דג גדול שתפס.
21. yüzyılda ise mumlar daha çok süs eşyası konumundadırlar.כבר ידוע שבמאה ה-21 ידע חשוב יותר מאשר הון.
Sürülen kişiler kendi eşyalarını alamadılar ve bu eşyalar Alman yöneticiler tarafından ele geçirildi.(אחים של אידית פרנק) כל רכושנו אבד לא נשאר דבר הגרמנים גנבו את הכל.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.לא כל הכלים הם מקוריים.
İlâhî Buyruk eşyayı bu araçla meydana getirmiştir.”והצגת מה שהתרחש בימי השואה הכרחית לשם מטרה זו".
Açık hava eşyasında fırınlar da vardır.בלי ספק היה יותר מדי פלפל באוויר.
Hatta tamir için eşya gerekiyorsa, bu eşyalar bulunup yerleştirilmelidir.כשהם נשברו, היה צורך לתקן אותם או להחליף את הכלי כולו.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.כיום נבדקים שימושים אחרים לאתאן.
İnsan ve eşya ulaşım araçlarıyla taşınır.הוא בולע בני אדם וכלי רכב כאחד.
2. el eşyalar satan yer.קטגוריה 2 - עיבוד חומרים.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.Мъртвите са погребвани с личните им вещи, храна и вода.
1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.До 1937 г. тя създава повече от 500 орнамента.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .Грабежите и щетите върху жилищата били огромни.
Gümüş eşyada (%92,5 gümüş + %7,5 bakır) kullanılır.Среброто се използва в бижутерията в една разновидност – 92,5% сребро.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.При нужда те могат да се свиват и прилепват назад по тялото.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Столът е вид мебел, предназначена за сядане.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Симонен получава обратно вещите си.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Не се оплаквай за нещо, на което няма нужда да се подлагаш.
Doug ise elektronik eşyalarla uğraşan biridir.Г-н Дувде изкупува различни видове електронна техника.
Eşya almak için altın gereklidir.Произвежда се оборудване за добив на злато.
At, sürmek ve eşya taşımak için kullanılmıştır.Използват се за езда и пренасяне на товари.
Toptan eşya fiyatlarına Katma Değer Vergisi (KDV) gibi vergiler dahil edilmektedir.Същевременно било разяснявяно как да се събира поголовния данък (джизие).
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Съхранени са много анекдоти за него.
Wingardium Leviosa: Eşyaları havaya kaldırma büyüsü.Уйнгардиум Левиоса Магия за повдигане във въздуха даден предмет.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Липса на наслада от времето за почивка.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Скромната му стая е обзаведена само с маса, стол и креват.
Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.По онова време на мястото не е имало работници и никой не е пострадал.
Eşyanın dayanıklılığı oyun içindeki görevli NPC'den artırılabilir.За увеличаване на числеността на армията, играчите могат да наемат NPC.
Hatta tamir için eşya gerekiyorsa, bu eşyalar bulunup yerleştirilmelidir.Освен съхраняването на яхти, тук могат да се правят и ремонти.
Odası metal eşyalarla doludur.Бомбата е била пълна с метални детайли.
2. el eşyalar satan yer.Вторият е запазеният хамам.
Tadilat edilmiş dükkânı ise geniş hediyelik eşya seçeneğini sunar.Там се намира магазин за пакетирани стоки и се предлага бърза закуска.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Čovjeka ne treba cijeniti po onom što (po nasljeđu) jest, nego po onom što sam od sebe, u praksi, načini.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Svi u tome vide Božju volju.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Prepoznatljiva po odmaralištima.
Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.Nitko nije u tim smještajima ubijen i nitko od zatvorenih nije boravio duže u njima od dva mjeseca.
Diadora, İtalya merkezli, spor eşyası üreticisi.Diadora je talijanski proizvođač sportske opreme.
Quidditch eşyaları satılan dükkândır.Scrivenshaft je dućan koji prodaje pisaći pribor.
Eşya hukuku konusu olarak MK.Kao zaštita, Mk.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Igračka je predmet koje se koristi za igranje.
Ancak, bunun karşılığında Hunlara çok fazla değerli eşya vermiştir.To područje je kopačima donijelo mnogo zlata.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.Poslije su potpisane druge Ženevske konvencije o drugim pitanjima.
Mülkiyet bir kimsenin eşya üzerindeki hakkını ifade eder.Legitimacija iz vrijednosnog papira znači pripadanje prava inkorporiranih u papiru određenoj osobi.
Ayrıca Kozcağız esnafının yardımlarıyla toplanan çeşitli eşyalar, çekilişle tören sonunda sahiplerini bulur.Pa ipak, uspijevamo podići generacije zdravih ljudi koji, uz našu pomoć, u konačnici završe na pravom putu.
On Birinci Doktor'un cebinden çıkardığı en büyük eşyadır.Trošak likvidacije najvećim je dijelom podnio osnivač banke dr.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ku tomu patrili aj lúpeže majetku obetí.
2. el eşyalar satan yer.Pamiatkový objekt Podjavorinskej 2 .
Merdiven maçlarında kazanmak için merdivene tırmanıp ringin üstündeki eşyayı almak gerekmektedir.V ňom sa stáva víťazom ten, kto vylezie po rebríku a získa odmenu visiacu nad ringom.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Často je vyschnuté alebo sú na jeho mieste malé mláky.
Her takımın kendi bölgesinde, eşya satın alabilecekleri bir mağaza bulunur.Všade sa vypytovali, kde by bol nejaký dom na predaj?
Antik Eşyalar.Antické umenie.
Pakette eşyanın yanı sıra çocuk kıyafetleri de mevcuttur.Popri oblečení sa teda šijú aj zvieratká.
Muggle eşyalarının büyülenmesi yasaktır.Nezachovala sa žiadna zo Zeuxidových malieb.
İdamını takiben tüm malları ve eşyası devlet tarafından müsadere edildi.Jej budovu a všetok majetok zhabala maďarská vláda.
Hazırım cevabının ardından eşyalarını hazırlayıp ofisini terk etti.Zbalil si veci a „zmizol“ z domu.
Kıvrım kenar çevrilmiş sadaka kaseleri ayrıca Kore metal eşya ile benzer bulundu.Zakrivené olemované almužnové misky sa podobajú na kórejské kovové produkty.
Çelik borudan iskemle ve ev eşyaları ilk kez burada bulgulanmıştır.Pri ich konštrukcií sa uplatnila oceľová konštrukcia po prvýkrát na obytnej stavbe.
Ev eşyalarıyla birlikte koruma altındadır.Situovaná je v zástavbe ostatných domov.
Şiilikte eşyanın bazısının doğası hasebiyle içten iyi, bazısınınsa kötü olduğu inancı mevcuttur.Na tejto planéte je veľa múdrych ľudí,ktorí aj zo zlého vyťažia niečo dobré."