Ana içeriğe geç
Sözlük

eşya ile cümle

eşya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eşyalarımı istiyorum.Ik wil mijn spullen.
Onu, ikinci el eşya satan bir dükkândan aldım.Ik heb het in een tweedehandswinkel gekocht.
Allah, eşyayı bir şeyden yaratmadı.Bowiem nie człowiek wynalazł umiejętności, lecz bóg.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Zabiera jego walizkę i zaczyna pakować swoje rzeczy.
Ayrıca Oyun Parasıyla eşya takas edebilirsiniz.Możliwa jest też gra na pieniądze.
Bunun sebebi sadece 6 eşya yeriniz olduğu içindir.Wystarczyło to jedynie do zajęcia 6 miejsca.
Bu eşya Frodo'nun hayatını kurtaracaktır.Szeloba obezwładnia Froda.
Montblanc International GmbH; Alman kalem, saat, mücevher ve deri eşya üreticisi.Montblanc – niemiecki producent zegarków, biżuterii, dóbr skórzanych i przyborów piśmienniczych.
Ayrıca süs eşyaları, silahlar ve mühürler de bulunmuştur.Oprócz tego występują tu narzędzia, broń (grociki).
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Liczne precjoza kościelne wystawiono na sprzedaż.
Sattığı eşyanın tarih ve sanat değeri oldukça büyüktür.Ofiarowane przez nią dzieła sztuki mają dużą wartość artystyczną.
Odalar genellikle uyumak ve eşya veya malları saklamak üzere kullanılırdı.Na miejscu zazwyczaj zmuszano ich do zdjęcia ubrań oraz oddania dokumentów i przedmiotów osobistych.
Her şey sallanıyor, eşyaların boyutları değişiyor.Powiedz, co masz na myśli Przedmioty zmieniają wielkość.
Mezarlarda iskeletler olmasına rağmen, yanlarında gömülen eşyalar bulunamadı.Grobowiec, mimo że nie znajdował się w nim pochówek, nie nosił śladów rabunku.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Człowiek widzi więc wszystko w Bogu.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Dokonano także grabieży mienia ofiar.
Köyde eskiden kalma kilise ve eski ev ve eşya bulunur.We wsi znajduje się kościół oraz stare domy.
AB Electrolux, İsveç merkezli bir beyaz eşya üreticisidir.AB Electrolux – szwedzkie przedsiębiorstwo zajmujące się produkcją sprzętu AGD.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Znajduje miejsce, od którego klucz dał jej ojciec.
Mikrofiberler, giyim eşyaları, endüstriyel filtreler, mobilyalar ve temizlik ürünlerinde kullanılır.Mikrofibra jest powszechnie stosowana w produkcji odzieży, filtrów przemysłowych i produktów czyszczących.
İşi çok özel ve nadir gelen eşyaları pazarlamaktır.Handluje rzadkim i niebezpiecznym osprzętem.
Özel eşyalara da dokunulmayacaktır.Nie policzono prywatnych intytucji.
Fakat Yunan askerleri köy halkının eşyalarını ve mallarını kullanmışlardır.Przypuszczalnie Grecy poszukiwali złota i wyrobów z tego metalu.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Wielka tajemnica zmarłej aktorki.
Eşya pasif veya aktif özelliklere sahip olabilirler.Może mieć ono charakter bierny lub aktywny.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.Często zmieniają miejsce odpoczynku.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.Listu Jana, a także kilka innych dzieł.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Specjalizuje się w przewozach wakacyjnych.
Bu ilimlerde eşyaya ilişkin sentez, analiz ve kıyaslamalar yapılır.Praca ta jest wypełniona metaforami, porównaniami i analogiami.
Nexon Cash ile, Nexon'a özel eşyalar alınabilir.System ten pozwala zakupić NEXON Cash za prawdziwe pieniądze.
Müzede çeşitli müzik aletleri, farklı dönemlere ait Mevlevi eşyaları ve çeşitli eserler sergilenmektedir.W muzeum organizowane są także wystawy specjalne, których tematy przewodnie zmieniają się kilka razy w roku.
Depulso: Eşyaları itme büyüsü.3: Instrumenty jako podłoże arcydzieł.
Sadece bazı eşya ve yer adları ile birkaç deyim Rumca olarak bilinir.Niektórych znamy z imienia a część z miejsca pochodzenia.
Kıbrıs gezilerinin unutulmaz hatıra ve hediyelik eşyaları arasında yer alır.Fani po zakończonej podróży otrzymują pamiątkowe gadżety oraz prezenty.
Diadora, İtalya merkezli, spor eşyası üreticisi.Lotto Sport Italia – włoski producent sprzętu sportowego.
7 Kasım 2010'da, eşya paketinin 1 Şubat 2011'de yayımlanacağı duyuruldu.7 listopada 2012 r. ukazała się jego książka Kot w pralce.
Bazı eşyalar Çilek ile alınmayabilir.Nie należy stosować podłoży z dodatkiem nawozów.
Bir süre sonra grup arkadaşları Meksikalı bir tüccarın Smith'in özel eşyalarını sattığını görmüşlerdir.Han fanns inte där, men de fann en mexikansk köpman som sålde flera av Smiths personliga tillhörigheter.
Eskiciler rastgele eski eşya satan kimselerdir.För den forntida folkgruppen; se Dongyi (folk).
Her şeye rağmen, Guybrush çeşitli eşyaları toplayarak LeChuck'ın gömüleceği bir çığ oluşturur.Efter en hel rad händelser lyckas Guybrush dock besegra LeChuck ännu en gång.
Salonlar çok değerli tarihi eşyaları içerir.Rullorna utgör ett mycket värdefullt historiskt material.
Bu haydutlar gelip geçenleri öldürüp, para ve eşyalarına el koyarak geçinmektedirler.Så de får tillbaka sina vapen och sina pengar.
Ayrıca süs eşyaları, silahlar ve mühürler de bulunmuştur.Även vapen, mynt och glaspärlor har hittats.
Bazı kayıp eşya büroları, eğer mümkünse eşyasının sahiplerine ulaşmaya çalışır.Undvik om möjligt att skada civil egendom!
Bu eşya Frodo'nun hayatını kurtaracaktır.Den kom senare att rädda Frodos liv vid flera tillfällen.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Hon beger sig hem för att hämta sina saker.
Oyuncu, oyundaki eşyaları evi için kullanabilecek.Spelaren kan använda sin Mii i spelet.
Dördüncü eşya paketi 29 Eylül 2015'te yayınlandı.Den 41:a utgåvan publicerades den 25 september 2015.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Många unika föremål förstördes.
Hazırım cevabının ardından eşyalarını hazırlayıp ofisini terk etti.De packade sina saker och stack från sin lägenhet.
Mezarlarda herhangi bir eşya bulunmamaktadır.Man har inte funnit några föremål i gravarna.
Antik Eşyalar.Moderna Antikviteter.
Eşyaları arandı, bir bıçak ve ip saptandı.De hittade en kniv, en hammare och ett rep.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Statyer, mynt, husgeråd och smycken hittas ofta.
Böyle bir parayı eşya ve hizmet satın almada kullanabilirler.Detta kan sedan användas för inköp av varor och tjänster.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.För andra betydelser, se Ake Nenas.
Hançerler günümüzde süs eşyası olarak da kullanılmaktadır.I dag används öronen som hundmat.
Yani f ∗ {\displaystyle f_{*}} bir cebirsel eşyapı olur.Låt F {\displaystyle {\mathcal {F}}} vara en testmängdfamilij.
Adidas, dünyanın en büyük spor eşyası üreticilerinden birisidir.Detta gör Mazda till världens största sportvagnstillverkare.
Eşya pasif veya aktif özelliklere sahip olabilirler.Man skiljer på aktiva och passiva komponenter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod