Ana içeriğe geç
Sözlük

eşya ile cümle

eşya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Söka och finna Gud i allt.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Äldre material är inte alltid av god kvalitet.
Önemli bir mobilya eşyası olarak sedir bulunmaktadır.Den har en stor möbeltillverkningsindustri.
Bakırcılık bakırdan eşya yapma sanatıdır.Texterna handlar om demonisk besatthet.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Багато нових предметів не продаються.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Офісний стілець - це стілець, який призначений для використання в офісі.
Monrad eşyalarını gömdü ve ailesi ile birlikte Wellington'a gitti ve daha sonra 1869'da Danimarka'ya döndü.Монрад був змушений сховати свої речі та вирушити до Веллінгтона, а 1869 — повернутись до Данії.
1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.До 1937 року вона створила більше 500 орнаментів.
Kütüphane ve parklarda çok sayıda yeni eşya gelir.Присутня велика кількість речей для бібліотек та парків.
Willow banyoda ağlarken, Tara gitmek için eşyalarını topluyordur.Повернувшись в офіс, Тесс упаковує свої речі.
Aynı beldedeki müzede kendisine ait kişisel eşyalar, fotoğraflar ve dokümanlar mevcuttur.В музеї представлені його особисті речі, фотографії, документи.
Her takımın kendi bölgesinde, eşya satın alabilecekleri bir mağaza bulunur.Кожен житель міста знаходить в магазині те, що йому необхідно.
Paket, altmış adet yeni eşya ile birlikte üç adet H&M satış mağazası içerir.Включає 60 нових об'єктів марки H&M та 3 нових будинки.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Дотерпіли до відпустки.
Çantalarda çoğunlukla yük ve eşya taşınır.Зазвичай на полиці поміщають коробки, ящики та пачки.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Не кради — не бери речей, які тобі не належать.
Codes (Kodlar): Yayınlanan kodlarla coins ve eşya verilmektedir.Були введені: Колегія чужостранних (закордонних) справ.
Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.Немає кімнати, в якій протягом дня не бувало б сонце.
Günümüzde bu evlerin birçoğu hediyelik eşya mağazaları ve galeri gibi kullanılıyor.Деякі з цих приміщень і сьогодні використовують як сараї або хліви.
Odası metal eşyalarla doludur.Церкву перекрито листовим металом.
Yani f ∗ {\displaystyle f_{*}} bir cebirsel eşyapı olur.Наприклад розширення Q {\displaystyle \mathbb {Q} } є абелевим.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .На зведення та оздоблення будинку були витрачені великі кошти.
Çağlar’ın kişisel eşyalarına el konulması kesinleşmiş oldu.Була встановлена його причетність до «справи долгушенців».
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Якось вона вирішила підмовити батька втекти з міста й почати нове життя.
Topkapı Hançeri ise müzede sergilenen başka bir değerli eşyadır.Колекція зброї є особливою гордістю музею.
Alınan eşyalar belli bir süre içinde aynı ücretle geri satılabiliyor.Знижки можна отримати при передплаті одразу на кілька місяців.
Komplocu: Seçeceğiniz insanın evine şüpheli eşyalar koyun.Для скидання предметів використовуйте в тому числі прилеглі будинки.
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Згодом колекція поповнилась спальними і ванними кімнатами.
Pek hoş karşılanmasada onun hakkı olan babasının eşyaları verilmiştir.Деякі приписувані йому твори виконані насправді його батьком.
Burada da çoğunlukla hayvan ve çeşitli eşyaların alış verişi yapılır.Від тварин, як правило, одержують кілька видів продукції.
Ayrıca başka döneme ait eşya o tabakadaki eşyayla karışmış olabilir.Пізніші твори в ньому можуть перекривати старіші ретконом.
Tom değerli eşyalarını bir kasaya koydu.Том поклав свої цінні предмети до сейфу.
Eşyalarım nerede?Де мої речі?
Oyun ücretsiz, fakat "Helix" ile ekstra denizaltı, silah, eşya veya cephane alabilirsiniz.Hra je zdarma, ale můžete si koupit lepší ponorku, zbraně, výbavu nebo munici za “Helix“.
Monrad eşyalarını gömdü ve ailesi ile birlikte Wellington'a gitti ve daha sonra 1869'da Danimarka'ya döndü.Pohřbil proto svůj majetek a odešel se svoji rodinou do Wellingtonu a v roce 1869 pak zpět do Dánska.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Běží domů a začne si hned balit věci.
Müzede 160.000 kadar orijinal belge ve 5.700 kadar kişisel eşya sergilenir.V muzeu leží přes 160 000 originálních dokumentů a okolo 5 700 jiných předmětů.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Média následně působí na člověka, a to nejen svým obsahem, ale i sebou samotným (medium is message).
Beyaz eşya ürünlerinde ise Türkiye'nin en büyük 3 üreticisinden biridir.Amati se svou produkcí řadí mezi tři největší výrobce svého druhu v Evropě.
İçindeki eşyayı belirlediğiniz fiyattan satabilirsiniz.Najděte něco unikátního na výrobku co prodáváte.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Křeslo je druh sedacího nábytku, který slouží k odpočinku.
Müslüman halk ta askerlerle birlikte mallarını ve eşyalarını alıp çekilecekti.Vzali s sebou veškeré jmění, výzbroj a výstroj a zničili město i jeho opevnění.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Na dovolenou nejezdí.
Eşyalarını toplayan Walter bir otel odasına yerleşir.Mike má za úkol odnést kufřík do jednoho hotelu.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.Jani se dalších výzkumů hodlá zúčastnit.
Uygun fiyatlı eşya alım satımının kalbi olan bir merkezdir.Nechť vi je skutečná vnitřní hodnota nabízejícího pro aukční položku.
Adidas, dünyanın en büyük spor eşyası üreticilerinden birisidir.Fila je jeden z největších světových výrobců sportovního oblečení a obuvi.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Mohou se cítit nabiti a uvolněni ve společnosti.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Nicméně, dokonce i starý olej není zcela zbytečný.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Nesbírejte nic, co neznáte.
Mülkiyet bir kimsenin eşya üzerindeki hakkını ifade eder.Subjektivní právo označuje právo určitého subjektu na něco.
Bardak, içecekleri tüketmekte kullanılan, genellikle camdan yapılmış mutfak eşyası.Většinou skleněná nádoba, která se naplňuje vodou.
2. el eşyalar satan yer.Dezinsekce II: Skladištní škůdci.
Paket silah ve benzeri eşyaların bagajda daha güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar.Palubní tašky a cestovní brašny vhodná jako kabinová zavazadla.
Arkeolojik kazılarda buradaki eski yerleşimden birçok eşya çıkmıştır.Na území opštiny se nalézá řada archeologických nalezišť z pozdní antiky.
Bütün eşyaları, topları ve sancakları Osmanlı kuvvetlerinin eline geçti.Veškerá kořist, děla i vozy padly do rukou domácích jednotek.
Bu ziyaretçilere ikram Hediyelik eşya mağazaları ve restoranlar dahil olmak üzere pek çok tesis bulunur.Na vrchu se nachází několik zařízení pro návštěvníky, včetně restaurace a dárkových prodejen.
Bunun üzerine her tarafının çözelti içinde kalmasına dikkat edilerek gümüş eşya yerleştirilir.Každé sedlo, na němž by seděl ten, kdož má tok semene, nečisté bude.
BenQ Tayvan merkezli bilişim, iletişim ve elektronik eşya üreticisidir.BenQ Corporation je tchaj-wanská firma prodávající spotřební elektroniku, výpočetní a komunikační techniku.
Erzak ve eşyalarının çoğu karaya indikleri yerde terkedilmişti.Většina palubního vybavení a část výzbroje jsou ukryty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod