Ana içeriğe geç
Sözlük

eşya ile cümle

eşya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Não carregue bens que já não necessita.
Kişilerin eşya üzerindeki mutlak haklarını (ayni haklar) düzenler.Porém, são os humanos que estão causando a extinção em massa atual.
Oyun ücretsiz, fakat "Helix" ile ekstra denizaltı, silah, eşya veya cephane alabilirsiniz.O jogo é livre, mas o jogador pode comprar submarinos, armas, equipamentos ou munições com “hélix“.
Eşya almak için altın gereklidir.Ouro é necessário para se auto equipar.
Otelde Barton'un odasında çok az eşya vardı ve iki büyük pencere başka bir binaya bakıyordu.Quarto de Barton é pouco mobiliado com duas grandes janelas viradas para outro prédio.
Tolkien, ork kültürü ve eşyaları hakkında ayrıntıya girmez.Tolkien não disserta muito sobre a cultura e costumes dos orcs.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."Identificar as coisas que te fazem feliz: esse é o trabalho de arrumar."
The Sims 3: 70s, 80s, & 90s Stuff The Sims 3 oyununun sekizinci eşya paketidir.Anos 70, 80 e 90: É a oitava coleção de objetos de The Sims 3.
Böylece öteki dünyada ölünün, bedenini ve eşyalarını kullanacağına inanılıyordu.Acreditava-se que o morto iria precisar de seu corpo e de seus pertences no outro mundo.
Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.Os aposentos não estavam mobiliados e estavam desocupados havia meses.
Eşyalarını toplayan Walter bir otel odasına yerleşir.Walter se muda para um hotel.
Ve böylece yaptığım hatayı fark ettim: Eşyalara bakarken yalnızca atmam gerekenleri görüyordum.E percebi meu erro: só estava procurando coisas para jogar fora.
Eşya hukuku konusu olarak MK.O KKE continuaria legal.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Resina melamínica é frequentemente usada em utensílios de cozinha e pratos.
Gözle görülen eşyanın tasavvufî mânalarını kaldıran İbn-i Meymûn idi ve her Bâtınî ona itaatle yükümlüydü.Rain foi questionado sobre um hoobae que ele manteve seu olhar, e ele respondeu: "Eles são todos incríveis.
Toptan eşya fiyatlarına Katma Değer Vergisi (KDV) gibi vergiler dahil edilmektedir.Além das taxas também é cobrado o Imposto sobre as Operações Financeiras (IOF).
Eşyalar sürekli hareket ediyor, garip oyunlar oynuyordu.Falavam o tempo todo, jogavam, contavam-me estranhas histórias.
Dizlikleri, eşyayı koymak için tasarlandı.As telas eram então usadas para decorar o estabelecimento.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Peter imediatamente paga a dívida e compra sua mobília de volta.
Bunlara ek olarak bir kitapçı, hediyelik eşya dükkanı, kütüphane, eğitim merkezi ve kafe bulundurmaktadır.Ele também tem uma livraria, loja de presentes, biblioteca, centro de ensino e café.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Representa o homem obcecado pelo seu apetite devorador e que nada lhe contém.
Eşya paketi 3 Nisan 2007'de piyasaya sunulmuştur.Foram disponibilizados na Steam em 3 de agosto de 2007.
Her takımın kendi bölgesinde, eşya satın alabilecekleri bir mağaza bulunur.Ou seja, dentro do aplicativo muitas vezes possui uma loja onde você poderá comprar.
Savaşa katılanlar çeşitli eşyalar ve ödüller kazanılabilir.O Soldo pode ser trocado por diversos itens e recompensas.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.A expansão também oferece novas roupas e armas para serem usadas no jogo normal.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Antiguidades como estátuas, moedas ultensilios e jóias são encontradas frequentemente.
Bu eşyaların bulunduğu bölge sonradan inşaata açılmıştır.Ainda havia obras a serem feitas depois da inauguração.
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Mudar de cidade não é nada fácil.
Ayşegül aynı zamanda arkadaşlarının eşyalarını da çalmaktadır.Ela tenta esconder esse fato de seus amigos.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Ela vai passear na cidade com os dois filhos, pronta para começar uma nova vida e ter um futuro melhor.
Bütün bu süreçte eşyalarını getirip götürmek için izin verilmemiştir.Em nenhum momento deviam carregar suas coisas eles mesmos.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Com grande estresse, só relaxa após testar suas receitas em casa.
Gençliğinde antik kalıntılar ve eşyalara çok merak sarmıştı.Na infância, tinha grande fascinação por monges e ascetas errantes.
Eşya almak için altın gereklidir.Goud is noodzakelijk om goederen te kopen.
Bu bapta ayrıca putperestlere satılması yasaklanan eşyâlar belirlenmektedir.Zij krijgen de taak om de Bagaudae (bende plunderaars) te onderdrukken.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .De schade aan en in de woningen was enorm.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Talrijke bewerkingen zijn van revenge plays gemaakt.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Daarin is de kluis verborgen met de aandelen die zijn vader hem naliet.
Yükleten: Taşınacak eşyayı gemiye getiren ya da taşıyana teslim eden kimsedir.(Hulp)motor die via een snaar (riem) het voor- of achterwiel of de koppeling aandrijft.
Quest Item: Görevlerin gerektirdiği eşyalardır.Quests zijn opdrachten die door de speler moeten worden uitgevoerd.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Hou je niet bezig met dingen waar je niets van weet.
Oyun ayrıca resmi kuruluşla adı geçen, The Sims 2: H&M Fashion Stuff'tan sonraki ikinci eşya paketidir.De Engelse versie heet ook The Sims 2: H&M Fashion Stuff.
Özel eşyalara da dokunulmayacaktır.Aan de objecten worden verder geen bijzondere eigenschappen toegekend.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Minder met vakantie gaan.
1. Mıntıka mücevher gibi değerli eşyaların üretiminde ustalaşmıştır.District 1 is gespecialiseerd in het produceren van luxeartikelen zoals juwelen.
Alınan eşyalar belli bir süre içinde aynı ücretle geri satılabiliyor.Een andere mogelijke maatregel is dat de gekochte leningen te zijner tijd weer worden verkocht.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Hij probeert altijd iets te stelen of anderen in gevaar te brengen.
Günümüzde bu evlerin birçoğu hediyelik eşya mağazaları ve galeri gibi kullanılıyor.Tegenwoordig zijn de meeste winkels in de galerij boekenwinkels en kunstgalerijen.
Eşya hukuku, Medeni Hukuk dalıdır ve Medeni Kanun'un 4. kitabında genel olarak düzenlenmiştir..Deze is als een bijzondere overeenkomst wettelijk geregeld in Boek 7 van het Burgerlijk Wetboek.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Ze gaat terug naar huis en probeert haar leven weer op te pakken.
Toptan Eşya Fiyat Endeksi.Dit is bij maximale belasting.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.De kleren en andere voorwerpen die bij het kind gevonden werden, moeten ook worden afgegeven.
Genellikle nakit ve diğer değerli eşyaların saklanması için bir çekmeceye bağlanır.Achter een loket bevinden zich vaak grote hoeveelheden geld en andere documenten.
Her karaktere en fazla 6 eşya alınabiliyor.Elk gen zal dus ten minste zesmaal voorkomen.
Chasquiler, İmparator için, imparatorluğun değişik bölgelerinden gönderilmiş olan eşyaları da taşırlardı.De khagan coördineerde dus wat de verschillende onderdelen van het rijk deden.
Kız evi ise yatak odası ve beyez eşyayı düzmekle mükelleftir.In een beter hotel staat haar kamer vol babyspullen.
Hatta tamir için eşya gerekiyorsa, bu eşyalar bulunup yerleştirilmelidir.Om dit gerecht te maken moeten de ingrediënten worden geroosterd.
Neredeyse tüm kiliseler yıkılmış ve eşyaları yakılmış.Vrijwel alles wat in de kerk stond verbrandde.
Aynı türde iki eşya, aynı anda kullanılamaz.Beide voertuigen mogen niet gelijktijdig gebruikt worden.
(Yıldız Dağları Mayadağ-Dupnisa Mağarası arasında) Dolmenler'in içinde bazı kil eşya bulunmuştur.In de heuvels hier ontspringen ook meerdere zijrivieren van de Mahanadi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod