Sadece destek görmekle kalmadım, bu macerada bana eşlik eden iki tane harika suç ortağı da buldum.Und ich hatte nicht nur die Unterstützung, ich fand auch zwei wundervolle Komplizen für dieses Abenteuer.
Sadece destek görmekle kalmadım, bu macerada bana eşlik eden iki tane harika suç ortağı da buldum.Và không chỉ có viện trợ, tôi đã tìm được hai đồng sự tuyệt vời tham gia trong chuyến phiêu lưu này.
Sadece destek görmekle kalmadım, bu macerada bana eşlik eden iki tane harika suç ortağı da buldum.Y no sólo tuve el apoyo, sino que contaba con dos maravillosos compañeros de lucha en esta aventura.
Sadece destek görmekle kalmadım, bu macerada bana eşlik eden iki tane harika suç ortağı da buldum.И не само имах подкрепата, а и открих двама чудесни партньори в това приключение.
Sadece destek görmekle kalmadım, bu macerada bana eşlik eden iki tane harika suç ortağı da buldum.И не только поддержку. Два человека решили пуститься со мной в это плавание.
Sadece destek görmekle kalmadım, bu macerada bana eşlik eden iki tane harika suç ortağı da buldum.ולא רק שהייתה לי התמיכה, מצאתי שני פרטנרים נפלאים להרפתקאה הזו.
Sadece destek görmekle kalmadım, bu macerada bana eşlik eden iki tane harika suç ortağı da buldum.ولم أحصل فقط على الدعم, بل حصلت على شريكين رائعين في هذه المغامرة,
Sadece destek görmekle kalmadım, bu macerada bana eşlik eden iki tane harika suç ortağı da buldum.またサポートのみならず 2人の協力者を見つけることができました 才能に溢れた若き写真家の エイミー・コリガン
Sadece, trende anneme eşlik ettim, ve birdendire etrafımız güzel dağlar ve diğerler ile çevrilmişti.Prostě jsem jel s mámou ve vlaku..a pak jsem najednou byl obklopený nádhernými horami a vším.
Sadece, trende anneme eşlik ettim, ve birdendire etrafımız güzel dağlar ve diğerler ile çevrilmişti.Απλά μπήκα με τη μητέρα μου σε ένα τρένο, και ξαφνικά ήμουν ανάμεσα σε βουνά.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Ich werde sie in den Wagen führen.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Ik begeleid je naar de auto.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Je vais vous emmener à la voiture.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.제가 차로 인도 해드릴께요.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.La faccio salire sull'auto.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Segítek beülni az autóba.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Te voi ajuta sa intri in masina.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Te voy a guiar hacia el auto.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Tôi sẽ dẫn bạn lên xe.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Wprowadzę cie do samochodu.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Θα σε οδηγήσω στο αμάξι.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Ще те придружа до колата.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Я провожу Вас в машину.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.אני אכניס אותך למכונית.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.سوف أرشدك إلى السيارة
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.(笑)
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.A Szaturnusznak rendkívül sok és változatos holdja van.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Här är en bild av Malströmsgalaxen- -som tagits med Hubbleteleskopet.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.토성에는 아주 크고 다양한 위성들이 있습니다.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn doprovází velká a velmi rozmanitá skupina měsíců.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn e acompaniat de o diversă și numeroasă colecție de sateliți.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturne est accompagnée d'une importante collection de lunes très diverses.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn imponuje ilością księżyców.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn je doprevádzaný veľmi veľkou a rozmanitou kolekciou mesiacov.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturno è circondato da un vastissimo e diversificato gruppo di lune.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturno está acompañado por una gran colección de lunas muy diversas.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn spremlja velika in raznovrstna skupina lun.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturnus didampingi oleh sekumpulan bulan-bulan yang besar dan beraneka ragam.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturnus wordt begeleid door een heel grote en diverse collectie manen.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn wird von einer großen, facettenreichen Gruppe von Monden begleitet.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Ο Κρόνος συνοδεύεται από μία πολύ μεγάλη και ποικιλόμορφη συλλογή φεγγαριών.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Сатурн е придружаван от голяма и пъстра свита от спътници.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Сатурн оточує велика й різноманітна кількість супутників.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Сатурн сопровождается очень большой и разнообразной коллекцией лун.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.שבתאי מלווה ע"י אוסף מאד גדול ומגוון של ירחים.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.يصاحب زحل عدد كبير و مجموعات متنوعة من الأقمار.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.そのサイズは直径数キロから米国を横断するほどの大きさまで様々です
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Aj Saul odišiel do svojho domu do Gibee. A išli s ním niektorí statní mužovia, ktorých srdca sa dotknul Bôh.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Azután Saul is elment haza Gibeába és vele ment a sokaság, a kiknek szívét Isten megindította vala.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.E foi também Saul para sua casa em Gibeá; e foram com ele homens de valor, aqueles cujo coração Deus tocara.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.사울도 기브아 자기 집으로 갈 때에 마음이 하나님께 감동된 유력한 자들은 그와 함께 갔어도
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Också Saul gick hem till Gibea; och honom följde en härskara av män vilkas hjärtan Gud hade rört.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.også Saul gik til sit Hjem i Gibea, og de tapre Mænd, hvis Hjerte Gud rørte, gik med ham.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Saul drog og hjem til Gibea, og med ham fulgte den flokk hvis hjerte Gud hadde rørt ved.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Şi Saul s'a dus acasă în Ghibea, însoţit de o parte din ostaşi a căror inimă o mişcase Dumnezeu.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Také i Saul odšel do domu svého do Gabaa; a odešla s ním vojska, jichžto srdcí Bůh se dotekl.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Także i Saul szedł do domu swego do Gabaa, i szły za nim wojska, których Bóg serca dotknął.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Und Saul ging auch heim gen Gibea, und ging mit ihm des Heeres ein Teil, welcher Herz Gott rührte.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Также и Саул пошел в дом свой, в Гиву; и пошли с ним храбрые,которых сердца коснулся Бог.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.וגם שאול הלך לביתו גבעתה וילכו עמו החיל אשר נגע אלהים בלבם׃