İki ay sonra Avusturyalı şarkıcı Charlee'nin eşlik ettiği "Inside Out" adlı şarkıları yayımlandı.Due mesi dopo esce Inside Out, insieme alla cantante austriaca Charlee.
Konstantinos dönüş yolculuğunda Abu Ghanim'e eşlik etti.Constantino accompagnò Abu Ghanim nel suo viaggio di ritorno.
"Just Dance"in kısa versiyonunu söylerken kendisine eşlik eden dansçılar "deniz insanı" görünümüne büründü.Viene cantata una breve versione di Just Dance, con i suoi ballerini vestiti come "gente di mare".
Herhangi bir Kerr–Newman kaynağı kendi manyetik eksenine eşlik eden rotasyon eksenine sahiptir.Ogni sorgente di Kerr-Newman ha il suo asse di rotazione allineato con il suo asse magnetico.
Bu şiire eşlik eden melodi de ihtişamı ve zafer duygusunu hissettirir.Anche la melodia tradizionale che accompagna il poema trasmette un senso di grandezza e trionfo.
1945 başlarında Bormann ve Alman lider Adolf Hitler'in Berlin'deki Führerbunker'e eşlik etti.Nei primi mesi del 1945, accompagnò Bormann e Adolf Hitler nel Führerbunker a Berlino.
Mario'nun "Message" adlı şarkısına eşlik etmiştir.Fu inoltre scelta per cantare insieme a Mario il brano "Message".
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.A questa data sono legate molte tradizioni.
Bir başka sürpriz konuk müzisyen Bill Miller Robbie'ye "One For My Baby" parçasında eşlik etti.Altro ospite a sorpresa fu il pianista Bill Miller che accompagnò Williams nel brano One for My Baby.
Bu sebeple Magister Equitum bir praetor'un nişanlarını taşırdı: toga praetexta ve eşlik eden altı lictor.Pertanto, il Magister Equitum portava le insegne da pretore: la toga praetexta e la scorta di sei littori.
Bas gitar sadece davula eşlik eder.Una lenta ballata con il solo accompagnamento della chitarra.
Adams'a grubundan Keith Scott gitarda, Mickey Curry'de bateride eşlik etti.Adams è stato accompagnato da 2 membri della band Keith Scott alla chitarra e Mickey Curry alla batteria.
Kendisine "Del-Tones" adlı orkestrası eşlik ediyordu.Suonava accompagnato dalla sua band, i Del-Tones.
Karısı ona eşlik etmeyi reddetti ve 1954 yılında boşandılar.Lasciò la sua troupe nel 1951 per fondarne una sua e divorziarono nel 1954.
İmparator Claudius'a yakındı ve Brötonlara karşı yaptığı seferde kendisine eşlik etmişti.L'imperatore Claudio lo accompagnò sul Campidoglio tenendolo per mano.
Şarkıda Amerikalı R&B icracıları Kelly Price ve Faith Evans, Houston'a eşlik etmiştir.Alla canzone partecipano le cantanti R&B Faith Evans e Kelly Price.
Fernando, Rosario'nun balo teklifini kabul etmesine ve kendisinin de ona eşlik etmesine karar verir.Fernando decide che Rosario accetterà l'invito, ma che lui la accompagnerà.
Şarkıya Amerikalı rapçi Pitbull'da eşlik etmiştir.Il singolo ha visto la partecipazione del rapper statunitense Pitbull.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Essa venne assegnata alle unità di cavalleria e di artiglieria.
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Accompagnava spesso il marito nei suoi viaggi.
1320li yıllarda, hemen hemen tüm tarafların işgallerinin eşlik ettiği büyük iç savaş vardı.Vi fu una grande guerra civile negli anni 1320, accompagnata da invasioni da ogni parte dell'impero.
Kendisine eşlik eden papaz kulağına, " Bu an madam, cesaretinizi kuşanmanız gereken andır" dedi.Così disse il demonio alla ragazza: "Oggi devi fidarti di me, fanciulla.
Eşlik biti, 7 bit içeren ASCII karakterlerinde kullanılır.Questo formato può essere utilizzato per i 7 bit del codice ASCII.
Bu arada yolda karşılaştığı bir korkuluk da ona eşlik eder.Questa passione per le corde lo accompagna tuttora.
Parçaya T-Pain eşlik etti.In questo pezzo è stata inserita la partecipazione di T-Pain .
Ona Bruce Hornsby eşlik etti.Le subentrò Brice Hortefeux.
Bundan sonra Córdoba'de rûhânî eşlikçiydi.Morì ultraottantenne a Córdoba.
Bu esnada genellikle gitara eşlik eder.Era solita accompagnarsi con la chitarra.
Babasına resmi görevlerde eşlik etti.Ha accompagnato il padre in missioni ufficiali e militari.
Şarkıya ünlü rapçi Pitbull eşlik etmektedir.La canzone vede la partecipazione del rapper cubano Pitbull.
Bu işlemciye M10 hareket işlemcisi eşlik ediyor.Inoltre è integrato anche un coprocessore di movimento M10.
1975'te, The Rolling Stones adlı rock gurubunun Amerika Turu'na konser fotoğrafçısı olarak eşlik etti.Nel 1975, occupò il ruolo di fotografa della tournée di concerti del gruppo rock dei The Rolling Stones.
Sanatsal etkinliklerine hep siyasal mücadelesi eşlik etmiştir.Nelle sue opere assecondò il Kulturkampf.
Bunlara ikincil küçük caz grupları ve blues şarkıcılarına eşlikleri dahildir.Diverse esperienze in associazioni di volontariato tra cui il Telefono Azzurro.
Ekonomik problemler ayrıca sosyal gerilimlere de eşlik eden bir durumdu.La complicata situazione sociale venne accompagnata da una altrettanto problematica situazione politica.
Harrison buna karşılık daha sonra Cream'in "Badge" şarkısında da Clapton'a eşlik eder.Eric Clapton fa uso dello stesso effetto nella canzone "Badge" dei Cream.
Hendrix'e Buddy Miles ve Billy Cox eşlik etmiştir.Hendrix è accompagnato da Billy Cox al basso e Buddy Miles alla batteria.
Onlara sık sık askeri muhafızlar eşlik ediyordu.Quasi sempre questo li accompagnava nei furti.
New York'taki konserde "Jewels n' Drugs" söylenirken T.I. da sahneye çıkarak Gaga'ya eşlik etti.Durante la performance a New York, il rapper T.I. si è unito a Gaga sul palco per eseguire Jewels N' Drugs.
Tekli versiyonunda, ünlü Amerikan rapçi Kanye West'in eşlik ettiği bir versiyonu yer almaktadır.È doppiato in originale dal famoso rapper Kanye West.
1796'da İtalya seferinin başlangıcında Napolyon'a eşlik etti.Nel 1796 Giuseppe prese parte con Napoleone alla prima campagna d'Italia.
Şarkıya Chris Hafner tarafından çekilen video klip eşlik etti.Il videoclip del brano è stato diretto da Chris Hafner.
Bu albümde ona Christina Milian, Lil' Romeo ve ablası Haylie Duff gibi isimler eşlik etti.All'album hanno partecipato anche Christina Milian, Haylie Duff e Lil' Romeo.
Albümde Bilal'e Kimbra, Big K.R.I.T. ve Kendrick Lamar eşlik etti.All'interno collaborazioni eccellenti come Big K.R.I.T, Kimbra e Kendrick Lamar.
Bu yüzden prokaryotik çevrimin transkripsiyonla eşlikli ve "ko-transkripsiyonel" (eş yazımlı) olduğu söylenir.Per questo in molti propongono di sostituire il termine "fricativi" con "costrittivi".
Oyuncuya birçok bölümde eşlik etmektedir.Con il gruppo prende parte a numerose esposizioni.
Sözleşmeye, Mısır ve ABD ile İsrail ve ABD arasında karşılıklı mektuplaşmalar da eşlik etmiştir.Assieme ai principi, le due parti firmarono Lettere di mutuo riconoscimento tra Israele e OLP.
Yol boyunca ona eşlik eder.Con lui viaggerà nel tempo.
Eve kadar size eşlik edebilir miyim?Могу я проводить вас до дома?
O tüm gezilerimde bana eşlik eder.Он сопровождает меня во всех моих путешествиях.
Çocuklara okula kadar eşlik ettiler.Они проводили детей в школу.
O nezaketen hastaneye kadar bana eşlik etti.Он любезно сопроводил меня в больницу.
Genellikle orgazma eşlik eder.Обычно сопровождается оргазмом.
Anna Maria Mozart çocuklarına birkaç kez bu turnelerde de eşlik etmiştir.Анна Мария Моцарт сопровождала сына в нескольких поездках.
Onlara bir kadın eşlik etmektedir.К нему склоняется женщина.
Girdiği bir savaşta bir taş ordusu kendisine eşlik etmiştir.В войне его поддерживала каменная армия.
Klipte Swift'te İngiliz oyuncu Toby Hemingway eşlik etti.Одну из основных ролей в клипе сыграл британский актёр Тоби Хемингуэй.
Ona Bruce Hornsby eşlik etti.Исполняется Брюсом Хорнсби.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Со временем закрылись работавшие в посёлке школа, клуб и баня.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.В 1945 в качестве секретаря он сопровождал своего отца в Уругвай в его отца, Халяль миссии.